10. Ceza Dairesi 2024/4657 E. , 2025/13585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 24.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/23502 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." düzenleme ile,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre,
1.Sanık hakkında evvelce 02/06/2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2015 tarihli ve 2014/496 esas, 2015/215 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 07/05/2015 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 26/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 05/08/2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
Kabule göre de,
2.İncelemeye konu Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2021 tarihli ve 2021/91 esas, 2021/955 sayılı kararına konu suç tarihinin 05/08/2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2020 olduğu, inceleme dışı Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2020 tarihli ve 2020/71 esas, 2020/43 sayılı kararına konu suç tarihinin 24/12/2019, iddianame düzenleme tarihinin 15/01/2020 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi 15/01/2020 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak inceleme dışı dosyadan sanık hakkında verilen cezanın mahsubu yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza tayininde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Foça 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/91 Esas ve 2021/955 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1.Şüpheli hakkında, 05.08.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2020 tarihli ve 2020/4609 Soruşturma, 2020/1401 Esas, 2020/1151 sayılı iddianamesi ile Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2.Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/192 Esas, 2020/268 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın Foça Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,
3.Yapılan yargılama sonucunda, Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.11.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
B. Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/496 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1.Şüpheli hakkında 02.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2014 tarihli ve 2014/344 Esas sayılı iddianamesi ile Foça Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2.
Yapılan yargılama sonucunda, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/496 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesinin emredici hükmü ve CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 07.05.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/403 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1.Sanık hakkında 24.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2020 tarihli ve 2020/28 Esas sayılı iddianamesi ile Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2.Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/403 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 31.12.2020 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre;
1.28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda; Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/496 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararı ile, sanığın 02.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 05.08.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 05.08.2019 tarihli eylemini, Foça Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 07.05.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 05.08.2019 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Foça Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de,
2.İncelemeye konu Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin 05.08.2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2020 olduğu, inceleme dışı Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin 24.12.2019, iddianame düzenleme tarihinin 15.01.2020 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi 15.01.2020 tarihinden önce işlendiği, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi de Kanun'a aykırıdır.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4.
maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Foça 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4.
maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/496 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2025 tarihinde karar verildi.