11. Ceza Dairesi 2025/2635 E. , 2025/14576 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu tespit edilmekle ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.
İlk Derece Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2022/257 Esas, 2024/336 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar ..., ..., ... hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, 158/3, 43, 62, 52... . maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 687.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanık ... hakkında aynı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. B. İstinaf
Trakya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucunda sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının, sanık ... yönünden esastan reddine; diğer sanıklar yönünden ise, elde edilen menfaat miktarına göre gün adli para cezasının 20.568 olarak belirlenmesi gerektiği, temel ceza belirlenirken beşbin günün üzerinde olan bu miktarın adli para cezasının üst sınırı olacağı gözetilemeden, yasal üst sınırın üstüne çıkacak şekilde teşdit uygulanarak 22.000 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi Sanığa zorunlu müdafii olarak atandığına, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri
Mahkemenin olayı kabul ve değerlendirmesinin hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin ve TCK'nın 158/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, katılanın zararının giderildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, cezanın orantısız olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
4.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, yüklenen suçu işlemediğine, kastının bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan ve beraatine karar verilen sanığa, talebi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafii ücretinin, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılandığı gözetildiğinde ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olması karşısında, sanığın vekâlet ücretine hak kazanamayacağından mahkemece sanık lehine vekâlet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Diğer Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e) (f) (j) (k) (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından, hem hapis cezasında hem de adli para cezasında ayrı ayrı gerekçe gösterilip alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle uygulama yapıldığı, 158/1. maddesinin son paragrafında (e) (f) (j) (k) (l) bentlerinin ayrık tutularak haksız menfaat miktarı ne kadar ise, onun iki katından az olmadan anlatılan şekilde tespit yapılması gerektiğinin düzenlendiği nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin uygulamasının kanuna uygun olduğu gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temel ceza belirlenirken haksız menfaatin üst sınırının, bu menfaatin iki katına karşılık gelen gün para cezası olduğu ve adli para cezasının tayininde bu üst sınırın aşıldığından bahisle düzeltme yapılarak sanıklar lehine adli para cezasının indirilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, zararın hüküm verilmezden önce giderilmediğinin anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının ve 5237 sayılı TCK'nın cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.