10. Ceza Dairesi 2024/4664 E. , 2025/13589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 21.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/26255 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34767 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34767 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre,
1.Sanığın inceleme konusu 11/05/20 22... /07/2022 tarihli eylemleri nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Sanığın evvelce 03/04/2018 tarihli inceleme dışı eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/06/2018 tarihli ve 2018/380 soruşturma, 2018/39 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içinde yeniden aynı nev'iden suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, 28/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeden kesinleştiği ve bu itibarla kovuşturma şartı olan ihlâl şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2019/381 esas, 2020/3 sayılı kararının 04/03/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Öte yandan, yine sanığın inceleme dışı olan 25/10/2019 tarihinde işlemiş olduğu aynı türden eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda mahkûmiyetine ilişkin Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2022 tarihli ve 2020/27 esas, 2022/58 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına dair Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10/04/2023 tarihli ve 2022/1036 esas, 2023/402 sayılı kararında, Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/381 esas sayılı dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeden kesinleştiğinden bahisle verilen 21/01/2020 tarihli durma kararı gerekçe gösterilerek inceleme konusu Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi yönünden değerlendirilmek üzere karardan bir örneğin Muş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği nazara alındığında,
Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan, "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, kamu davasının durmasına karar verilmesi ve durma kararının kesinleşmesi nedeniyle, durma kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2.Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/09/2022 tarihli iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
3.Yine sanık hakkında düzenlenen 06/09/2022 tarihli iddianame ile sanığın 11/05/20 22... /07/2022 tarihli eylemleri nedeniyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ancak söz konusu iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin istemde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, mahkemesince sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226/3. maddesi gereğince işlediği zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesine göre ek savunma için süre verilmesi ve bu sürede sanığın ek savunması alındıktan sonra aynı Kanun'un 191/1. maddesi gereğince tayin edilen temel cezadan anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Muş 3.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/864 Esas ve 2022/1111 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1.Şüpheli hakkında, 11.05.20 22... .07.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2022 tarihli ve 2022/4442 Soruşturma, 2022/2052 Esas, 2022/1599 sayılı iddianamesi ile Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/380 sayılı soruşturmasında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali nedeniyle kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2.
Yapılan yargılama sonucunda; Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.12.2022 tarihli ve 2022/864 Esas, 2022/1111 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
B. Dayanak Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/381 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1.Şüpheli hakkında 03.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2018 tarihli ve 2018/380 Soruşturma, 2018/39 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2.Şüphelinin 16.08.2019 tarihinde tekrar aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2019 tarihli ve 2018/380 Soruşturma, 2019/296 Esas, 2019/289 sayılı iddianamesi ile Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3.Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/381 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararı ile erteleme kararı tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 04.03.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 11.05.20 22... .07.2022 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Muş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/381 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır.
1.Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/381 Esas, 2020/3 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
2.Kabule göre de;
Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2022 tarihli iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Sanığın 11.05.20 22... .07.2022 tarihli eylemleri nedeniyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ancak iddianamede TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği, mahkemesince sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226/3. maddesi gereğince ek savunma için süre verilmesi ve sanığın ek savunması alındıktan sonra TCK'nın 191/1. maddesi gereğince tayin edilen temel cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Muş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/864 Esas, 2022/1111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.
maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2025 tarihinde karar verildi.