T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/90 Esas - 2026/77
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 17.07.2023 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkil şirketin davalı yüklenicinin...Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) karşı yüklendiği "...Sosyal Yaşam Merkezi" projesinin silikon cephe, alüminyum doğramalar, tüm camlar ve aksesuarları işlerini yapmayı üstlendiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki 2023 yılından bu yana çeşitli işlere yönelik birden fazla sözleşme ve onlarca fatura ile devam ettiğini, müvekkil şirketin 05.12.2025 tarihli Geçici Kabul Listesi ile davaya konu teminat senedinin bağlı olduğu sözleşme ve dava konusu dışındaki sözleşmelerdeki edimlerini hatta sözleşmeler dışında davalı şirketin isteklerini de aralarındaki ticari ilişki ve güvene dayalı olarak yerine getirerek tamamladığını, söz konusu işin bitirilerek yüklenici şirkete teslim edildiğini ve ticari ilişkinin 2023-2025 yılları boyunca devam ettiğini, ilerleyen süreçte müvekkil şirket arasında ticari ilişki devam ederken ve ortada hiçbir hukuki neden yokken, şüpheli Mustafa BULAK tarafından müvekkiline tehdit içerikli mesaj gönderildiğini, mesajın ardından müvekkiline aynı tarihli ihtarname ulaştığını, tehdit mesajı ve akabinde keşide edilen ihtarnamenin devamında; söz konusu işin bitirilerek yüklenici şirkete teslim edildiği, hatta davalı şirketin de işi asıl iş sahibi olan...Büyükşehir Belediyesi'ne (Yapı İşleri Müdürlüğü) teslim etmiş olduğu ve yine müvekkil taşeron şirket ile şüpheli şirket arasındaki ticari ilişki kopmadığı; 2023, 2024 ve 2025 yılları boyunca devam etmiş olduğu bu süreçte müvekkil tarafından şüpheli şirkete onlarca iş faturası kesildiği ödemeler yapıldığı hususlarının resmi kayıtlarda sabit olduğunu, senedin düzenlenme tarihinin üzerinden 2 yılı aşkın süre geçmesine ve işin teslim edilmesine rağmen, davalı şirket işbu teminat senedini iade etmediklerini, akabinde ...
3.Genel İcra Dairesi 2026/1940 E. sayılı dosyası ile haksız yere kambiyo takibine koyduğunu, davalı tarafça ...
3.Genel İcra Dairesi'nin 2026/1940 E. sayılı dosyası ile takibe konulan ve dava konusu senet, tarihi (17.07.2023) ve miktarı (1.700.000,00 TL) itibariyle sözleşmede tarif edilen senedin teminat senedi olduğunu, Tehdit ve Bedelsiz Senedin Kullanılması suçlarından davalı şirket ve şirket yetkilisi Mustafa BULAK hakkında 31.01.2026 tarihinde ... CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek teminatsız olarak, ...
3.Genel İcra Dairesi'nin 2026/1940 Esas sayılı icra dosyasının her iki müvekkil yönünden ayrı ayrı tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, müvekkillerin ayrı ayrı ...
3.Genel İcra Dairesi'nin 2026/1940 Esas Sayılı takibine dayanak yapılan 17.07.2023 keşide tarihli, 31.12.2023 vade tarihli 1.700.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Kabul tarihi 28.03.2023 olan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31.maddesi ile de 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş olup ayni yasanın geçici 1. Maddesi ile "... 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır. " hükmü getirilmiştir.
TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir .
Dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk son tutanağı bulunmadığından davacı vekiline 04.02.2026 tarihli tensip tutanağı ile arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 04.02.2026 tarihli dilekçesi ile eldeki davada arabuluculuk başvurusunun yapılmadan dava açıldığını beyan ettiği, buna göre davacının zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığı,TTK'nın 5/A maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik doğrultusunda 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak menfi tespit ve istirdat davaları bakımından da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ve 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazladan alınan 28.299,75 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 05/02/2026 BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR