Esas No
E. 2025/682
Karar No
K. 2026/142
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/682 Esas
KARAR NO: 2026/142
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/06/2021
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili şirkete 3.Kişiye tebligat yönetmeliğine aykırı olarak usulsuz bir şekilde muhtara tebliğ edilmiştir. Oysa tebligat tarihinde daimi çalışana tebliğ edilmiş olup müvekkil herhangi bir şekilde davalılarla hukuki bir münasebeti olmadığı gibi herhangi bir borcu da söz konusu olmadığını Müvekkili şirketin borçlu olan ... Tic. Ltd. Şti. Ve .... San. Ve dış tic. Ltd. Şti. Ortaklığı İle Bakırköy .... Noterliği 29.04.2019 tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi yapmıştır. Bu sözleşmeye göre de: İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 0 Ada 2070 Parselde bulunan gayrimenkuller üzerindeki C blok 8. Kat 44 nolu daire C blok zemin katta bulunan 93,10 m2 dükkan (60), C blok zemin katta bulunan 72,54 m2 dükkan (61),C blok zemin katta bulunan 91,97 m2 dükkan(62) ve C blok zemin katta bulunan 132,63 m2 dükkan (63) hak ve hisselerinin tamamını 1.000.000,00(Birmilyon Türk Lirası) karşılığında almıştır. Müvekkil ve davalı borçlular ... san. ve Dış tic. Ltd.şti. İle ... Tic. Ltd. Şti. Arasında Bakırköy .... Noterliği 13.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini de yapmıştır. Bu sözleşmeye göre de : İstanbul ili ... ilçesi .... mahallesi .... parselde bulunan C blok 1 nolu dükkan 73.18 m2 6 nolu dükkan 72.89 m2 2.000.000,00 (İkimilyon Türk lirası) peşin olarak alınmış ve ödemelerin fatura ve çeklerle yapıldığını tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin davalılara herhangi bir borcu olmadığından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötü niyetle yapılmış icra takibi ve haciz ihtarnamelerine bağlı olarak lehine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini, tüm yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

10/11/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: "Raporun tespitler kısmında, oldukça detaylı şekilde verilen yevmiye kayıtlarına göre taraf defterlerinin muhasebe teknik usullerine uygun tutulmaması ve belgesi olduğu hâlde defterlerde eksik kayıtların olması nedeniyle, sadece taraf defterlerine dayanılarak defterler üzerinden davanın esasına ilişkin tek başına neticeye varılamayacağı görüşü oluşmuş olup; hem defter hem de dayanak fiziki belgelerle doğrulanacak şekilde sonuca giden hesaplama seçeneğinin daha gerçekçi bir yaklaşım olduğundan, dosyaya istenen ödeme belgelerine göre davacı, davalılara toplamda banka kanalı ile 2.890.000,00 TL tutarında (4 adet dükkan 1 adet 105 m² daire bedeli ve .... Sitesi 1 ve 6 nolu dükkan satış bedeli için)ödeme yapmış olduğu makbuzlardan görüldüğünün, Ayrıca, davacı defterinde tespit edilen ve bir kısmı da davalıda kayıtlı olan, davacının davalılara çeklerle ödemeler yaptığı defterlerde görüldüğünün, Toplamda davacı, davalılara 550.000,00 TL tutarında çekle ödeme yaptığı tespit edildiğinin, 30.000,00 TL’sı ve 20.000,00 TL’sı .... adına makbuzla nakit ödeme yaptığının görüldüğü, Havale ve çek ödemeleriyle birlikte davacı, davalılara 3.490.000,00 TL ödeme yaptığı hesap edilmiş olup; 3.000.000,00 TL’sı anlaşma bedelinden mahsup edildiğinde, 490.000,00 TL’sı davacı tarafından davalı şirketlere fazla ödeme yapılmış olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava, İİK 89.maddesi uyarınca 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespitine ilişkindir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:

Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas .... Sayılı 16/06/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkemece: ön inceleme duruşması yapılıp tahkikat duruşmasına geçilmiş ve 07/06/2022 tarihli Bilirkişi Raporu, davacı vekilinin sunmuş olduğu delil listesinde belirtilen ilgili banka şubelerine belirtilen çeklerin ödenip ödenmediği hususuna ilişkin müzekkereler yazılarak deliller toplanmıştır.

Mahkememizce 16/09/2022 tarihli tensip tutanağı ile Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Sayılı 16/06/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize dosya ... Esas sırasına kaydı yapılmış olup mahkememize tevzi edilen dosyanın incelenmesinde; Davanın, menfi tespit davası niteliğinde olduğu anlaşılmış ve nispi harca tabi olup; k dava değerinin bildirilmediği ve maktu harç yatırıldığı, menfi tespit talep edilen miktarın 931.402,31-TL olduğu, buna göre alınması gereken toplam harç miktarının 15.906,02-TL olduğu, davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin harç çıkarıldığında 15.846,72-TL eksik harç yatırılmış olduğu anlaşılmakla, 15.846,72-tl eksik harcı ikmal etmesi için davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde harç tamamlanarak dosya miktar itibari ile heyete tevzi edilmiştir.

Davacının yapmış olduğu ödemelerin sunulan kayıt ve belgeler üzerinden tespiti için Asliye Hukuk mahkemesinde Taraf şirketlerin ticari defter , kayıt ve belgeleri ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi inceleme yaptırılarak;

07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Bakırköy .... Noterliği 29/04/2019 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ; zemin kat dükkan 60,61,62,63 dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 1.000.000-TL karşılığında sözleşme kurulduğunu ; hesaben 1.200.000 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Sözleşme gereği 200.000 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğin, ... & ... ile ... arasında ;Bakırköy .... Noterliği 13/03/2020 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ; C dükkan 1 ve 6 numaralı dükkanlar için hak ve hisselerin tamamı için 2.000.000 TL karşılığında kurulduğu ve ödemenin ; hesaben 1.590.000 TL , çekle ödemelerin 270.000 TL ,nakit tahsilatın 50.000 TL toplam da 1.910.000 TL olarak tespit edilmiştir. Sözleşme gereği 90.000 TL eksik ödeme yapıldığı tespit edildiğini, değerlendirmelerinin, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m.266/c.2 ve m.279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere mahkememize görüşlerini bildirmiştir.

Mahkememizin 10/11/2022 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "...bilirkişi raporu sunulan deliller ve davaya uygulanacak ispat kuralları da dikkate alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ayrıca davacı davalıların kötü niyetli olduğuna yönelik iddiaları ispat edilememiş olup davalıları davacı zararına kötü niyetli olarak hareket ettiğinin davacı taraflarca kanıtlanması gerektiğinden kötü niyeti ispat edilemeyen davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve davalı alacaklı ... davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden HMK 331.madde uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulamamasına yargılama giderlerinin sadece davalı borçlulardan tahsiline..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:

Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından verilen 10/11/2022 tarihli karar, davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 10/07/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalılara icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava ettiği, mahkemece dosya kapsamına davacı tarafça sunulan satış vaadi sözleşmesi, ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı icra dosya borçluları tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davalı alacaklı ... şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davaya konu icra dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde, alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğüne hitaben verilen, 24/05/2023 tarihli dilekçe ile dosya konusu alacağın haricen tamamen tahsil edildiğini beyan ettiği, mahkemenin karar tarihi olan 10/11/2022 tarihinden sonra icra takip borcunun ödenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte ödemenin borçlular tarafından mı, davacı üçüncü kişi mi yoksa borcu üstlenen başka bir kişi tarafından mı yapıldığı anlaşılamamıştır. Alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusundan feragat edildiğine dair bir beyan da dosyaya sunulmamıştır. Davalı alacaklı .... A.Ş. Vekilinin istinaf dilekçesinde, mahkemece eksik inceleme yapıldığı, ticari ilişkinin tarafı olan davacı ile davalı şirketlerin ticari defterlerinin incelenmediği, her ne kadar davacı vekilince mahkemenin 10/11/2022 tarihli duruşmasında "ticari defterlerinin incelenmesine muvafakatinin bulunmadığını" beyan etmişse de, davacı ve borçlu davalıların muvazaalı hareket etme ihtimali bulunduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda mahkemece öncelikle, taraflardan davanın aydınlatılması ilkesi gereğince, takip borcu ödemesinin kimin tarafından yapıldığının sorularak, davacı tarafça yapılmış olması hali ile takip borçluları tarafından ödenmiş olması halinde bağlanacak hukuki sonuçların ve ödeme nedeniyle davanın konusuz kalıp kalmayacağının, yargılamaya devam edilmesinde tarafların hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonuca varılması gerekmektedir. Mahkemenin kabulüne göre de;

HMK 222/1. Madde gereğince tacirlerin ticari defterlerinin resen incelenebileceği, madde de, davacı tarafın muvafakatinin bulunup bulunmamasının sonuca etkili olmadığı, mahkemece davacı üçüncü kişi ve borçlulara, usulüne uygun muhtıra çıkarılarak ve muhtırada defter ibraz etmemenin sonuçları ihtar edilerek inceleme yapılması gerekirken, sadece sunulan ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesinin de yerinde olmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır...." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraf vekillerine usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara kararı uyarınca İSTİNAF İLAMI DOĞRULTUSUNDA; davacının takip borçlusuna borcunun bulunup bulunmadığı, 89/3 haciz ihbarnamesi kapsamında davacının sorumlu olduğu tutar bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespitinin tarafların 2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ait defter ve kayıtları ile dekontlar, sunulan ödeme belgeleri de incelenerek tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 09/11/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

09/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "Davacı şirketin, davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlenmediği tespit edilmiştir. Davacının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayları verilen tüm fatura ve ödemelerden sonra, 31.12.2022 tarihi itibariyle defter ve kayıtlarında borç-alacak gözükmemektedir. Davalı şirketin, davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri muhasebe teknik usullerine uygun olarak 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı defter ve kayıtlarına işlemediği tespit edilmiştir. Davalının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayları verilen tüm fatura ve ödemelerden sonra, 31.12.2021 tarihi itibariyle defter ve kayıtlarında 1.412.000,00 TL’sı tutarında davacıdan alacaklı gözükmektedir. Davalı ...’in ticari defter ve kayıtlarında, davanın esasıyla ilgili dosya içeriğinde bilgisi bulunmayan 6 adet çekin toplam 240.000,00 TL tutarında olduğu ve bu çeklerin davacı lehine defterlerinde kaydedildiği tespit edilmiştir. Çeklere ilişkin detaylı bilgiler raporun içeriğinde yer almaktadır. Söz konusu çekler aynı zamanda davacı defterlerinde de alacaklıdır. Davacının, davanın esasına ilişkin olarak banka kanalıyla davalılara gerçekleştirdiği ödemelerin toplam tutarının 2.890.000,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Makbuzlarla ödendiği tespit edilen çeklerin toplam tutarının 270.000,00 TL olduğu, ayrıca defterlerde tespit edilen ve 6 adet çekten oluşan 240.000,00 TL tutarıyla birlikte davacı tarafından davalılara toplamda 510.000,00 TL tutarında çekle ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının, 30.000,00 TL ve 20.000,00 TL tutarındaki ödemeleri ... adına makbuz karşılığı yaptığı tespit edilmiştir. . Dosyaya, İstanbul .... İcra Dairesi’nden gelen 10.10.2025 tarihli yazıda; 2020/10007 sayılı dosyanın 26.05.2023 tarihinde haricen kapatıldığı, davalı ... ve davalı ....’in; 2023 yılı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediklerinden bu dönemde taraf defterlerinde icra dairesine ödeme olup olmadığı hususu tespit edilememiştir. Yevmiye kayıtlarına göre taraf defterlerinin muhasebe teknik usullerine uygun tutulmaması ve belgesi olduğu hâlde defterlerde eksik kayıtların olması nedeniyle, sadece taraf defterlerine dayanılarak defterler üzerinden davanın esasına ilişkin tek başına neticeye varılamayacağı, hem defter hem de dayanak fiziki belgelerle doğrulanacak şekilde sonuca giden hesaplama seçeneğinin daha gerçekçi bir yaklaşım olduğundan, dosyaya istenen ödeme belgelerine göre davacı, davalılara toplamda banka kanalı ile 2.890.000,00 TL tutarında (4 adet dükkan 1 adet 105 m² daire bedeli ve ... Sitesi 1 ve 6 nolu dükkan satış bedeli için)ödeme yapmış olduğu makbuzlardan görülmüştür. Ayrıca, davacı defterinde tespit edilen ve bir kısmı da davalıda kayıtlı olan, davacının davalılara çeklerle ödemeler yaptığı defterlerde görülmüştür. Toplamda davacı, davalılara 550.000,00 TL tutarında çekle ödeme yaptığı tespit edilmiştir. 30.000,00 TL’sı ve 20.000,00 TL’sı ... adına makbuzla nakit ödeme yaptığı görülmüştür. Havale ve çek ödemeleriyle birlikte davacı, davalılara 3.490.000,00 TL ödeme yaptığı hesap edilmiş olup; 3.000.000,00 TL’sı anlaşma bedelinden mahsup edildiğinde, 490.000,00 TL’sı davacı tarafından davalı şirketlere fazla ödeme yapılmış olduğu" şeklinde değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. İstinaf ilamı doğrultusunda;

Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalıların savunması, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası,

09/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ... Ltd.,ve ... Ltd., aleyhine çeke istinaden 29/06/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında alacaklı vekili tarafından, 01/07/2020, 15/03/2021 ve 06/05/2021 tarihlerinde haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesinin davacıya 01/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmediği, 89/2 haciz ihbarnamesinin 25/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmediği, 89/3 haciz ihbarnamesinin 29/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve bu haliyle icra dosya borcunun zimmetinde sayıldığı anlaşılmıştır.

İİK 89/3. maddesinde ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirileceği, bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar duracağı düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilen davacı 3. kişinin menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır.

İİK'nın 89. maddesine göre ; ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması , aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. On beş günlük bu süre, hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, yargılamanın her aşamasında Mahkemece resen dikkate alınır.

Davacı tarafından açılan menfi tespit davası da , İİK’nin 89. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 15 günlük süre içerisinde açılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın İİK'nun 89/3. maddesinden kaynaklanan davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, icra dosyasının tetkikinde; alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğüne hitaben verilen, 24/05/2023 tarihli dilekçe ile dosya konusu alacağın haricen tamamen tahsil edildiğini beyan ettiği, icra takip borcunun ödenmiş olduğu, Mahkememizin 05/02/2026 tarihli duruşmasında İstinaf ilamı kapsamında davaya konu takip borcu ödemesinin kimin tarafından yapıldığı hususunun sorulduğu, duruşmada hazır bulunan davacı vekili tarafından ödemenin kim tarafından yapıldığını bilmedikleri, borçluya karşı herhangi bir borçlarının olmadığının tespit edildiği, aksine alacaklı oldukları şeklinde beyanda bulunduğu, davalı ... İnşaat şirketi vekili tarafından ödemenin kendileri tarafından yapıldığının beyan edildiği, davalı ... şirketi vekili tarafından ödeme ile ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığı şeklinde beyanda bulunulduğu, bu hali ile icra takip borcunun ödendiği, ödemenin davacı tarafça yapılmadığı, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Davanın yargılama aşamasında tamamen veya kısmen konusuz kalması mümkün olup, konusuz kalan talep yönünden uyuşmazlık sona ermiş olsa dahi , uyuşmazlığın devam ettiği diğer talepler gibi bu talep yönünden de yargılamaya devam olunması gerekebilir. Zira Mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafn davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip , o tarafı yargılama giderlerine (bu arada AAÜT hükümleri nazara alınarak vekâlet ücretine de) mahkûm etmesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi: "(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 2017/(19)11-946 E., 2021/540 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 2004 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası maktu harca tabi olmakla birlikte, davanın konusu bedele ilişkin olduğundan, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gereklidir.

Davanın konusuz kalması durumunda, HMK 331 m. gereğince, yargılama giderleri ile sınırlı olarak davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumuna göre, davanın açılmasına sebebiyet verme durumuna göre nisbi vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinden hangi tarafın sorumlu tutulması gerektiği belirlenir.

Somut olayda; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, davacının iş bu davayı açmakta dava tarihi itibariyle hukuki yararının mevcut olduğu, dava açıldıktan sonra takip borcunun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının, takip borçluları .... İnşaat ve ... İnşaat şirketlerine borcunun bulunmadığı, bu itibarla davada davacının dava tarihi itibariyle davayı açmakta haklı olduğu anlaşıldığından davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç ile 15.847,00-TL tamamlama harcı toplamı 15.906,30-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 15.174,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

3.Davacı tarafça yatırılan harçtan mahsup edilen 732,00-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 791,30-TL harcın davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

4.Davacı tarafından yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 11.643,25-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

5.Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca takip alacağı üzerinden hesaplanan 119.741,37-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ile iflas avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE,

8.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog