3. Ceza Dairesi 2022/25692 E. , 2025/27087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi
(Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçları yönünden) Kararın niteliği itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suç tarihi yazılmamıştır.
HÜKÜM : 1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı reddi,
2.Hükümete karşı suç ve Anayasa'yı ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi
3.TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden;
Bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan T.C. ... ve TBMM Başkanlığının istinaf başvurularının, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemeleri ve bu nedenle de davaya katılma haklarının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. TBMM Başkanlığı vekilinin sanık hakkında
Hükümete karşı suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden;
Anılan suçtan niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan TBMM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
III. Katılan TBMM
Başkanlığı vekilinin Anayasayı ihlal, katılan ... vekilinin ise Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından sanık hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,
IV. Sanık müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemleri yönünden;
A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16.
Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, "51930" no'lu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
B. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıkla ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C. Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan anılan Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
2.TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/1 40... /85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.