T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 27/08/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin -------- Mah. -------- Sk. ------- Sitesi ------ Blok No:-------- İç Kapı No: ------- --------- adresinde başta taşıma organizasyonu hizmeti olmak üzere esas sözleşmesinde yazılı faaliyetler kapsamında hizmet verdiğini, Davalınını müvekkili şirketi Şirket ile 07.04.2025 tarihinden itibaren --------- ürün gönderme konusunda taşımacılık organizasyonunun Müvekkili tarafından sağlanmasına ilişkin e-posta yoluyla anlaşmış olup Müvekkil tarafından organizasyon eksiksiz yerine getirilmesine rağmen davalı'nın haksız davranışları nedeniyle maddi külfetlere katlanmak zorunda kaldığını. aşağıda detaylarını açıkladığımız sürece ilişkin olarak Davalı tarafından kendisine faturalandırılması talep edilen bedeller Davalı adına faturalandırılmışsa da Davalı tarafından işbu faturalar ödenmemiş olup müvekkili tarafından alacağının tahsil etmek maksadıyla -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- E. Sayılı Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve müvekkilinin alacağını tahsil edememesi niyeti ile işbu icra takibine itiraz edilerek takip durduğunu, müvekkili tarafından taşıma organizasyonu hizmeti eksiksiz bir şekilde verilmiş olup buna karşılık davalı'nın taahhütleri ile maddi zararlara katlandığını, davalı bu bedellerin kendisine faturalandırılmasını talep etmişse de fatura bedellerini ödenmediğini, Müvekkilinin Davalı tarafından bir kısım malının dava dışı üçüncü firmaya gemi yoluyla gönderilmesi noktasında müvekkilinden taşıma organizasyonu hizmetinin alınması noktasında anlaştığını, işbu anlaşma uyarınca, söz konusu sevkiyata ilişkin tüm operasyonel hazırlıklar müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirilmiş ve anlaşıldığı üzere 15.04.2025 tarihinde araç, gemi ve konteyner hazırlanarak ürünlerin gönderimi sağladığını, 22.04.2025 tarihinde sevkiyatın diğer tarafı olan dava dışı Alıcı Firma tarafından, Davalı'nın sevkiyata konu ürünleri eksik gönderdiği bilgisi Müvekkili Şirket'e iletilmiş olup ürünler teslim alınmamıştır. Konu ile ilgili Davalı ile yapılan görüşmelerde, Müvekkil Şirket'e, konteynerin gemiden kesilerek taraflarına yeniden yönlendirilmesi ve eksik ürünlerin tamamlanarak sevkiyatın yeniden yapılacağı bilgisi verdiğini, Davalının 22.04.2025 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteynerlerin gemiden kesilmesi üzerine iptal masraflarının kendisi tarafından karşılanacağı hususunda taahhüt verdiğini beyan ederek, öncelikle Müvekkil’in alacağını tahsilini temin amacıyla Davalı'nın banka hesapları, taşınır, taşınmaz malları, 3. kişilerdeki hak ve alacakları ile Davalı adına kayıtlı sair araçlar ve banka hesapları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, davamızın kabulü ile davalı tarafından --------- icra müdürlüğü'nün ---------- e. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı'ya tahmiline karar verilmesini vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Vekili Mahkememize Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle: Müvekkil şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından icra takibinde dayanak evrak olarak sunulan faturalardan kaynaklı müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından bazı faturalar ve belgeler ekte sunulmuş olsa da; söz konusu faturalara dair bir mal veya hizmetin verildiği davacı şirket tarafından ispat edilmediğini, söz konusu faturalar müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete hizmet vermediğini, fatura, tek başına borcun varlığını kanıtlamaz. Yargıtay da mal veya hizmetin gerçekten ifa edilmediği, bu hususun davacı tarafından ispatlanamadığı durumlarda, faturaların borç doğurucu etkisinin bulunmadığını kabul ettiğini, bu nedenle söz konusu olayda davacı şirkete müvekkil şirketin borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, deniz yolu ile taşınma esansında hasar gören mallar nedeniyle davacının yaptığı masraf ödemeleri sonrası davalıdan rücuen tazminine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Deniz alacağı hususunda, 6102 sayılı TTK'nın 1352/1. maddesinde "Deniz alacağı; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: " ve aynı maddenin 1-g bendinde "Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme" hükümleri mevcuttur. Somut olayda; davacı, davalı ile arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca --------- gemi ile gönderilen malların taşınması için ile yapılan masraflar nedeniyle düzenlenefatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle takip başlatılmış ve davalı şirketin takibe itirazı üzerine eldeki dava açılmıştır. Taşımanın bir ayağının deniz taşıması olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde TTK.nun deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekli olup, bu durumda da davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nde görülmesi zorunludur 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesi "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler Savcılar Kurulunca, -------- ilinde bu tür davalara bakma görevi ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine verilmiştir. Bu mahkeme ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup mahkemece resen dikkate alınır. Bu durumda eldeki davaya bakma görevinin --------- Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, bu nedenle davanın usulden REDDİNE,
2.Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ---------- Asliye Ticaret Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4.Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine yetkili mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026