Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3130 E.  ,  2026/408 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1767 Esas, 2024/1998 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/139 E., 2021/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...

İnc markasının davalı tarafından taklit edildiğini, müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, ses sistemleri sektöründe faaliyet gösterdiklerini, davalının da aynı sektörde faaliyet göstermek üzere davacı markasını birebir kopyalayarak tescil ettirmek sureti ile kullandığını, bu taklidin davacıya geri dönüşü olmayan zararlar vereceğini, aynı sektörde faaliyet göstermeleri sebebi ile davalının davacı markasından haberdar olduğunu ileri sürerek davalıya ait kötüniyetli marka tescilinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, bu sebeple hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2019 yılında markasını tescil ettirirken herhangi bir itirazla karşılaşmadığı, markasının üretim, tanıtım ve satış işlemleri için araştırma ve geliştirme çalışmaları yaptığını, müvekkilinin markasının tescil işleminde usulsüzlük bulunmadığını, davacı tarafın kötüniyetli olarak dava açtığı savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacın uluslararası düzeyde meşhur hale getirdiği marka ile kullanım, yazı şekli ve biçim bakımından ayniyet derecesinde benzer markayı 2019/61296 sayısıyla adına tescil ettirdiği ve dosyaya ibraz ettiği faturalardan yine aynı ses sistemleri alanında kullandığının anlaşıldığı, davacı tarafın davaya konu markayı ülkemizde tescil tarihinden önce ses sistemleri alanında kullandığı, dosyaya sunulan belgelerden de uluslararası düzeyde tanınır olduğu gibi ülkemizde de bir çok organizasyon ve tanıtım faaliyetinde bulunduğu, markanın ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, çeşitli sosyal medya ağlarıyla anılan internet sitelerinde yaygın faaliyette bulunduğu ve yoğun olarak takip edildiği bu kapsamda Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu, taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer/aynı olduğu, davalının tanınmış marka olan davacının markasını aynı ve iltibas oluşturacak nitelikteki işaretleri davacının izni ve onayı olmadan, aynı türdeki mallar için marka olarak kendi adına tescil ettirmesinin aynı sektörde faaliyet gösteren tarafların birbirlerinden haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olması da dikkate alınarak kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait markaların kapsadığı emtiaların aynı olduğu, davacıya ait marka ile davalının kullanımlarının ortak noktasının "..." ibaresi ve şekil ögelerinden oluştuğu, kullanılan ibare ve şekil ögelerinin aynı olduğu, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler taşımasının hükümsüzlük sebebi oluşturduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olmasa da uluslararası tanınırlığa sahip olan davacıya ait markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/4.maddesi kapsamında korumadan yararlanabileceği, davacı tarafça süresi içinde eldeki davada hükümsüzlük iddiasının ileri sürüldüğü, davacının markasının, davacının tescil başvurusundan önce de tanınırlığa sahip olduğu gözönüne alındığında davacının kötüniyetle dava açtığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog