10. Ceza Dairesi 2024/9320 E. , 2025/13604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bursa 13.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/3834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/109369 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/109369 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 22/04/2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında, daha önce 04/05/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/05/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, sanığın tekrar aynı nev’iden suçu işlemesi sebebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve 2017/178 esas, 2017/473 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23/10/2017 tarihli ve 2017/1709 esas, 2017/1853 sayılı kararı ile 04/05/2015 tarihli eylemin sanık hakkında daha önce hükmedilen Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2014 tarihli ve 2014/116 esas, 2014/144 sayılı denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından bahisle kamu davasının düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davanın düşmesine karar verilmesi ve kesinleşmesi nedeniyle, düşme kararına konu eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, Mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bursa 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/448 Esas ve 2022/104 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1.Şüpheli hakkında, 22.04.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2021 tarihli ve 2021/38406 Soruşturma, 2021/21968 Esas, 2021/16229 sayılı iddianamesi ile Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, daha önce Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesine 2019/847 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, davanın 2021/448 Esasa kaydedildiği,
2.Yine şüpheli hakkında, 28.05.2021 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2021 tarihli ve 2021/46100 Soruşturma, 2021/24130 Esas, 2021/17886 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/448 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
3.Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.02.2022 tarihli ve 2021/448 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan Bursa 22.
Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2019/847 Esas, 2021/747 Karar sayılı mahkûmiyet kararının, Dairemizin, 16.09.2025 tarihli ve 2024/1305 Esas, 2025/8270 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği kanun yararına bozulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Şüpheli hakkında, daha önce işlediği 04.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.05.2016 tarihli ve 2015/30907 Soruşturma, 2016/916 Karar sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içinde 23.01.2017 tarihinde yeniden aynı nev'i suç işlemesi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/178 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının kaldırılarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı kararı ile 04.05.2015 tarihli eylemin sanık hakkında daha önce hükmedilen Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2014/116 Esas, 2014/144 Karar sayılı denetimli serbestlik tedbirinin ihlâli niteliğinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile "kamu davasının düşmesine" karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre;
Her ne kadar, sanık hakkında, 22.04.20 21... .05.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; İnceleme konusu davaya dayanak alınan Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2019/847 Esas, 2021/747 Karar sayılı mahkûmiyet kararının, Dairemizin, 16.09.2025 tarihli ve 2024/1305 Esas, 2025/8270 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulmasına karar verildiği ve,
Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/847 Esas ve 2021/747 Karar sayılı davasına dayanak alınan, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2017 tarihli ve 2017/178 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının kaldırılarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2017/1853 Karar sayılı kararı ile, "kamu davasının düşmesine" karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "düşme" kararı verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan davada, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği, ancak; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Bursa 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2019/847 Esas, 2021/747 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, gerektiğinde her iki davanın birleştirilerek, sanık hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığına bağlı olarak , sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği, sanığın eylemlerinin ihlal, tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının tartışilarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bursa 13.
Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/448 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.12.2025 tarihinde karar verildi.