T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 1970'li yıllarda 45'lik plaklar üreterek fonogram yapımcılığına başladığını, ... adlı 60 adet eserin ... tarafından yapılan icralarının ... olarak ilk tespitlerini yapıp FSEK m.80 hükmü kapsamında fonogram yapımcısı olarak mali hak sahibi olduğunu, buna karşın davalının izin almaksızın bu ses tespitlerini matrislerinden kopyalayarak dijital ortam ve platformlara yükleyerek ve kaset/CD/Plak gibi fiziki çoğaltım yoluyla piyasaya sürerek ticari kazanç elde ettiğini, bunun yanında anılan eserlerin bulunduğu 30 adet albüm için Müzik Eseri İşletme Belgeleri düzenlettirdiğini, bu şekilde müvekkilinin çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının ihlal olunduğunu, davalıya ihtarname keşide edildiğini, arabuluculuk süreci işletildiğini iddia ederek, ihtiyati tedbir kararı verilerek dijital ortamlardaki yayınlar ile kaset/CD/Plak gibi fiziki satışların, üretimin engellenmesine; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının ...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline; tecavüzün ref'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 hükmüne göre dijital kullanımlar için 50.000 TL, fiziki kullanımlar için 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacının davadaki tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının talep sonucunu açıklaması ve netleştirmesi gerektiğini, davacının iddiasına konu 60 eserin müvekkili tarafından kopyalanarak CD ve benzeri formatlarda fiziki olarak satışa sunulduğunun iddia edilmekte olduğunu, dava dilekçesinin Ek 3'ünde de bu kullanımların bulunduğu albüm isimleri ve içindeki icraları göstermekte olduğunu, yapılan kontrolde ilgili eserlerin müvekkili tarafından çıkarıldığı iddia olunan ... adlı fiziki albümlerde bulunmadığının belirlendiğini, dolayısıyla davacının yukarıda yazılı eser icralarının tespiti yönünden iddiasının kanıtının bulunmadığını, davacının seslerin ilk tespitinin kopya edilerek davalı tarafından izinsiz kullanıldığının iddia edildiğine göre davacının iddiasına konu ilk tespitleri içeren ses kayıtlarının mahkemeye sunulması gerektiğini, davacının fonogram yapımcılığı sıfatını hukuka uygun biçimde ispat etmeden işbu davaya devam edilebilme olanağının bulunmadığını, davacının fonogram yapımcılığından doğan haklarını, devren edinmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öte yandan davacının fonogram yapımcılığı veya fonogram yapımcılığı sıfatından doğan haklara dayalı olarak dava açabilmesi için öncelikle, anılan ilk tespitleri yapan gerçek veya tüzel kişinin fonogram yapımcılığı sıfatını FSEK m.80/I,1,B hükmüne uygun biçimde kazandığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ...'in, eser ve icranın sahibi olan ...'tan gerekli izin ve muvafakatleri alarka yaptığı ilk tespitle fonogram yapımcılığından doğan FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı hakları aslen iktisap etmiş; bunun yanında Noter'de icra ve eser üzerindeki mali hakların devrini içeren işlemlerle icra konusu eserlerin sahibi olan ...'tan FSEK m.21-25 hükümlerinde yazılı eser sahipliğinden doğan mali haklar ile icrası üzerinde ...'ın sahibi olduğu FSEK m.80/I,1,A hükmünde yazılı icracı sanatçının mali haklarını devir sözleşmeleriyle edindiğini, eserlerin icrasının ürünü sesleri içeren ilk tespitler için, Kültür Bakanlığından eser işletme belgeleri aldığını, bu nedenle davacının, kendilerine ait tespitlerin kullanıldığı konusundaki iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi isteminin, yargı yolu yanlış seçildiğinden işbu davada tartışılmasının hukuken mümkün olmadığını, eser işletme belgesinin Kültür Bakanlığı’nca tescili işleminin iptali istemi yönünden, uyuşmazlığın idari yargının görev alanı içinde olacağından, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini, şu hale göre davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi istemi bakımından sayın mahkemenin görevli olmadığını, davacının bu yöndeki isteminin dosyadan ayrılması, mahkemenin ayrı bir esasına kaydı ve ardından yargı yolu bakımından görevli olunmadığından davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, bu davanın, müzik yapımcılığı sektöründe itibarlı ve tanınmış olan müvekkili şirketi karalama amaçlı olarak kötüniyetli olarak açıldığını, açıklanan nedenlerle davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi istemi bakımından sayın mahkeme görevli olmadığından, bu yöndeki istemin dosyadan ayrılmasına, mahkemenin ayrı bir esasına kaydına ve ardından yargı yolu bakımından görevli olunmadığından görevsizlik nedeniyle davanın reddine; Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İşbu davada dava dilekçesi ile talep olunan eser işletme belgesinin iptali davası yönünden tefrik kararı verilerek dosya ... esas numarasını almış, yapılan yargılama sonucunda ".. davacı tarafından davalı aleyhine açılan eser işletme belgesinin iptali davasının 6100 Sayılı HMK'nın 114/(1)-b ve 115/(2). maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE," karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, dosya mahkememizin 2024/243 Esas numarasını almış ve dosyanın mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizce alınan 17/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delile rastlanmadığı, gerek davacının CD ve flash bellek içeriğindeki delilleri gerekse Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlardan davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğinin net olarak ortaya konulması mümkün olmadığı, Bu çerçevede davacının hak sahipliğinin tespiti için fonogramların ilk tespitini yapan kişilerce davacıya yapılan devir beyan veya sözleşmelerinin sunulması, davacı şirket ile şirketin sahibi olduğu belirtilen ... arasındaki ilişkinin tespiti için davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının celbinin gerektiği, davacının fonogramlar üzerinde hak sahibi olduğu ihtimalinde ise fonogramlara tespit edilen eser ve icraların olduğu gibi kullanılması halinde hak ihlali söz konusu olacak ancak eser ve icralar davalı tarafça tekrar icracı sanatçı tarafça okunup yeniden tespit edilmiş ise bu halde ihlal söz konusu olmayacağı, İhlal hususunun söz konusu olup olmadığının tespiti için davacının davaya konu albümlerin ilk tespit edilmiş nüshalarının davalının kullanımlarının dosyaya ibrazı ve Heyetimize eklenecek müzik alanında uzman bilirkişi tarafından karşılaştırma yapılacak tespit olunabileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizce alınan 22/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;; "...dava konusu mahkemeye sunulan belgeler, beyanlar, deliller vs. açık kaynak araştırmalarına bakılıp sektörel incelemeler ve değerlendirmelerimizin tarafımıza verilen bil incelemesi görevi kapsamında 12 ADET CD, 3 ADET MC KASET, 1 FLASH DİSK BELLEK, 47 ADET ... VE 3 ADET PLAK İÇERİSİNDEKİ MÜZİK ESERLERİNİN MUKAYESELİ (KARŞILAŞTIRMALI) şekilde dinlenip tasnif edilerek bilirkişi raporunun sektörel kısmının oluşturulduğu. Bu delil kayıtlarında ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde MAHKEMEYE SUNULAN davalı ... CD, KASET, PLAK kayıtlarının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile eşleşenlerinin (aynı kayıt olanlarının) bilirkişi sektörel raporumuzun sonuç kısmına eklendiği. Bu duruma göre; Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “... isimli 1. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ... eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü, davalı ...etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 4. sıradaki müzik eseri... firmasının ... numaralı ...eser ile Grafson firmasının ... numaralı ... eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ....'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve .... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ...etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 11. sıradaki müzik eseri ... firmasının...numaralı ...plağındaki eseri ile ... firmasının ... numaralı ... eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...laması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...' isimli 14. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... ve ... numaralı ... eseri ile .... firmasının ... numaralı ... eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ...CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ...etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “... isimli 11. Sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ... eseri ile ... firmasının ... numaralı ... eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, .. ve .. firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (bozkırın tezenesi müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında '...” isimli 4. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ... eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının yukarıdaki plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ...etiketli CD'deki (bozkırın tezenesi müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 5. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ...eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi, sanatçının okumaları, enstrüman icraları dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının yukarıdaki yazılı numaralı plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 4. sıradaki müzik eserleri ... firmasının ... numaralı ... eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi, sanatçının okumaları, enstrüman icraları dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasını plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (sabreyle gönül müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında ..." isimli 6. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ...eser ile ... firmasının ... numaralı ...eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının,.... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (...albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...' isimli 10. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı ...eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının plak kayıdı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ...'e ait ... "...” isimli plaktaki davacı tarafından genel olarak iddia edilen müzik eserlerinden benzerlik gösterip göstermediği hususunun mukayeseli olarak dinlenip incelendiğinde davalı ... ait plaktaki '4. sıradaki ...” ... firmasının ... numaralı ... ile 5. Sıradaki ... isimli müzik eseri ise ... firmasının ... numaralı ... ile eşleştiği. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... plak kaydının, ... firmasını plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Kök raporda da belirtildiği üzere somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delile rastlanmadığı, Gerek davacının plak, CD, kaset ve flash bellekler içeriğindeki delilleri gerekse Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlardan davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğinin net olarak ortaya konulması mümkün olmadığı, Yukarıda sektörel tespitlerin notasyon uzmanı olan akademisyen müzik bilirkişisi eklenerek incelenmesi hususundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Asıl dava, eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti, ref'i, maddi tazminat istemine, birleşen dava ise davalıya ait olduğu belirtilen davaya konu Kültür Bakanlığı Müzik Eseri İşletme Belgelerinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davacıya ait 60 adet ... eserinin fonogram yapımcılığından doğan haklarının sahibi olduğunu, davalının bu fonogramları izinsiz kullandığını iddia etmiştir.
Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir. Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler. Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir.
FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;
1.Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,
2.Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,
3.Tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,
4.Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),
5.Yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,
6.Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,
7.Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.
FSEK 80/B hükmünde de açıkça belirtildiği üzere fonogram yapımcısının eser sahibinin mali hakları FSEK 48 ve FSEK 52 çerçevesinde devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir.
Bu bilgiler çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delil bulunmadığı, eserlerin ilk tespitinin davacı tarafından yapıldığına dair dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmadığı, devren mali hak ediniminin ise FSEK m.52 hükmüne göre sadece yazılı bir tasarruf muamelesi ile ispat olunabileceği, böyle bir yazılı sözleşmenin dosya kapsamında yer almadığı, davacı tarafça sunulan CD ve flash bellek içeriğindeki deliller ve Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlar değerlendirildiğinde,bu belgelerin, davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğini -yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde FSEK kapsamında- ispata yeterli olmadığı, davacının dava konusu eserler için fonogram yapımcısı sıfatını veya fonogram yapımcılığından doğan hakları devraldığını ispat edemediği ve hak sahibi olmayan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu doğrultuda davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
1.Asıl ve birleşen davaların aktif husumet yokluğundan ayrı ayrı reddine,
2.Asıl dava ve birleşen davada alınması gereken 732,00'şer TL toplamından oluşan 1.464,00 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile artan 243,75 TL'nin davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.a)Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden tecavüzün tespiti davası yönünden A.A.Ü.T.'sine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b)Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.'nin 7(2) ve 13. maddelerine göre hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'sine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde asıl ve birleşen davalarda ilgili tarafa iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸