Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1490 E. , 2024/5362 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2014 yılının Eylül dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verildiğinden bandrolsüz sigaraları bulundurduğunun ve ödeme emri içeriğinde yer alan özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ihbarnameye karşı dava açılmadığından tahakkukun gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu olaya ilişkin illiyet bağının somut olarak ortaya konulamadığı, aynı olay nedeniyle mahkumiyet ve vergi cezasına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca vergi idaresince işlem tesis edilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3....TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emri içeriğinde yer alan özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, dava açılmayarak kesinleştiği, kesinleşen cezanın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar "borcum yoktur" kapsamında değil, ihbarnameye karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın anılan gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.