T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin 12.10.2009 tarihinde kurulduğunu, ticari faaliyetlerini ... internet adresi üzerinden sürdürdüğünü, kurulduğu günden bugüne kadar e-ticaret alanındaki bilinirliği, güvenirliği ile tüketici çevresini genişleterek büyüyüp başarı sağladığını, modaya öncülük ederek, bu doğrultuda Türk tasarımcılara destek olma misyonu ile birçok Türk tasarımcının ürünlerini internette satışa sunan ilk site olduğunu, Ağustos 2011’de ..., ..., ..., ... ve ... gibi şirketlerinin yatırımcısı olan, dünyanın en prestijli fonlarından ...'ın yatırımı ile daha da güçlendiğini, TPMK nezdinde tescilli “..." ibareli birçok markanın ve ... sayı ile “...” tanınmış markasının hak sahibi konumunda olduğunu, müvekkili şirketin ilgili birimleri tarafından yapılan kontrollerde, müvekkilinin "..." markasının, davalı tarafından ... alan adlı web sitesinde ticari etki yaratacak biçimde , ...Yöntemi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullanılarak müvekkilinin marka tescillelrinden ve itcaret unvanının kullanılmasından doğan haklarının ihlal edildiğini, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda müvekkilinin itibarından ve tanınmışlığından faydalanılarak menfaat temin edildiğini, bu hususun ...
1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, "..." web sitesinin ... adresinde mukim olan ... A.Ş 'ye ait olduğunun tespit edildiğini, davalının eylemlelrinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiğinden bahisle, öncelikle, davacının “..." ve "..." ibareli tüm tescilli markalarının davalı tarafından... aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesi, mümkün olmaması halinde "..." internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik tedbir kararına hükmedilmesine, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 uncu maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149 uncu madde hükmü uyarınca durdurulmasına,Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının ... internet sitesinde müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarını kulanmamak suretiyle, mümkün olmaması halinde ... sitesine erişimin engellenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin zararları nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkililne ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ... davacıya ait markaları anahtar sözcük olarak kullanmadığını, müvekkili şirketin ne “...” markasıyla ne de “...” internet sitesi ile bir mülkiyet, karar, kontrol vb. yönetim ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin bugüne kadar... ile ... kullanımına veya başkaca bir kullanıma ilişkin herhangi bir yayın veya reklam sözleşmesi veya bu sözleşmeye dair herhangi bir görüşme veya ödeme dahi yapmadığını, davacının elinde böyle bir bilgi olmamasına rağmen, müvekkil şirket tarafından, markasının anahtar sözcük olarak kullanıldığını iddia etmesinin mesnetsiz olduğunu bu nedenle davacının atfettiği taraf sıfatına sahip olmayan davalı müvekkile husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar ...
1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş numaralı dosyası kapsamında yapılan bir tespit ve bilirkişi raporu bulunsa da; bu tespitin yalnızca iddia edilen tarihte ...’da “...” ve “...” aramaları yapıldığında “...”’ yönlendirmesi ile karşılaşıldığına dair olduğunu, bu yönlendirmenin veya anahtar sözcük kullanımının müvekkili tarafından yapıldığını kanıtlar bir husus bulunmadığını, müvekkilinin ... hizmetini veren kişi veya kurumlarla arasında bu yönde bir sözleşmesinin olmadığını, hizmet alan konumunda olmadığını, bu hizmet için bedel ödemediğini, hizmet sağlayana yazılı ya da sözlü bu yönde hiçbir talimatının olmadığını, müvekkilinin yalnızca ticari olarak ilgili domain adresini işleten konumunda olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın esasa girilmeden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere, şayet bir haksız fiil veya haksız rekabet teşkil eden durum varsa, müvekkilinin bu durumdan fiilen yararlanan konumunda olmasının da hukuken maddi veya manevi tazminattan sorumlu tutulması için yeterli olmadığını, müvekkilinin haksız kullanımı bildiği halde yararlanmaya devam ettiğinin, kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, dvacının iddia ettiği “gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanma” olgusunun hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, bu tür haksız rekabet eylemlerinde davalıya ait markaların anahtar sözcük olarak kullanımının tüketicilerde oluşturduğu izlenime bakılması gerektiğini, kullanıcıların her iki firmanın da bilinirliğini ayırt ettiğini, TTK’nın 55/1-a,2 alt bendine dayanarak ... reklamlarda gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamaların bulunduğu veya TTK’nın 55/1-a,5. maddesine dayanarak başkasının tescilli olmayan markası, işaretleri ve ticaret unvanı kullanılarak başkasının tanınmışlığından yararlanma söz konusu olduğu yönünde bir sonuca ulaşılamayacağını, dava konusu haksız olduğu iddia edilen eylemlerin Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet sayılamayacağını, ayrıca anılan fayda nedeniyle bu tür anahtar sözcük kullanımı, yönlendirme ve karşılaştırmalı reklamların kıta Avrupası ve Amerikan hukuk düzenlerinde hukuka aykırı sayılmadığını, bu tür anahtar sözcük kullanımı ve yönlendirmelerin normal olarak aynı pazarda faaliyet gösteren tüm işletmelerce kullanılması halinde rekabetin artacağı ve özellikle tüketiciye alternatif sunma açısından faydalı olduğunun yaygın olarak kabul gördüğünü, anahtar sözcük kullanımının davacının markasını kötüleyen veya aşağılayan tüketici nezdinde karıştırmayı sağlayacak benzer ifade ve şekiller içeren yönlendirmeler içermediğini, anahtar sözcük olarak kullanımının haksız rekabet sayılarak önlenmesinin, kanunun düzenlenme amacına uygun olmadığını, maddi tazminat talebi olmayan davacının 50.000 TL değerindeki manevi tazminat talebinin ...yönlendirmesinin gizli ve tüketici yararına olduğu değerlendirildiğinde; zenginleşmeye yol açacak miktarda fahiş olduğunu ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının yargılama sonunda verilecek hükmün yayınlamasına ilişkin talebinin ölçüsüz ve haksız olduğunu, bu tür bir ilanın davacıya kendi markasının ... gibi sektör lideri ve tanınan bir marka tarafından ...yönlendirmelerinde kullanıldığı yönünde davalının ekonomik yükünü üstlendiği bir haber yaptırarak davalının itibari ve bilinirliğinden yararlanma imkanı vereceğinden bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, pasif husumet yokluğu nedeniyle, bu iddiaları kabul edilmediği takdirde de; ifade özgürlüğü ve tüketici yararı dikkate alındığında ... reklam araçlarının haksız rekabet sayılamayacak olması nedeniyle haksız, hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve TTK hükümlerine aykırılık nedeni ile açılmış dava konusu ... alan adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ve "..." ibareli markanın izinsiz kullanıldığından bahisle marka hakkına tecavüzün durdurulması, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin 01/10/2019 Tarih, ... Esas ve ... sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararı Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup, İstinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf kaldırma ilamı sonrası bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 16/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"...... isimli internet sitesinin kapalı olduğu, tespite konu ... aramalarında trenyol'un kendi sitesi ve reklamının çıktığı, geçmişe dönük herhangi bir ... armasının mümkün olmadığı, davalı tarafın ... şirketine reklam verirken hangi anahtar kelimeleri girdiğine dair net bir tespitin ancak ... Türkiye ve ... şirketine sorularak öğrenilebileceği..." yönünde görüş ve kanaatine ualaşıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"..... organik arama ile ...ındaki fark net olarak açıklanmıştır: ... organik aramalar, belirli bir firma tarafından doğrudan kontrol edilemez.... reklamları, reklam verenin belirlediği anahtar kelimelere göre çalışır ve yanında “...” ibaresi bulunur....hesabında "..."nın kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmelidir. Davalı ... ve ... anahtar kelimesine yönlendirme seçilen eşleme türü nedeniyle ...'ın kendi algoritması tarafından yapıldıysa, bu durum ...'nin doğrudan bir ihlal yapmadığını gösterebileceği, ancak eşleme türlerinden kaynaklı farklı bir firmanın markasına tecavüz oluşmaması için davalı tarafça ...ilgili kelime eklenerek reklam gösterimlerinde tecavüzün önüne geçilebilecektir. Önceki bilirkişi raporunda ...'nin ... adına reklam verdiğine dair kesin bir delil sunulamamış olmasının nedeni, ...'nin web sitesinin kapalı olması ve ...kampanya geçmişine erişim sağlanamamasıdır. Bu nedenle, yukarıda belirtilen teknik analiz yöntemlerinin hepsinde ... Firmasından ilgili bilgilerin talebi veya ... Firmasının ... üzerinde kullanıcı adı, şifre bilgileri ile geçmişe yönelik analiz yapılması sonucu istenilen tespitler yapılabileceği, mevcut imkanlar ile Davalı ...'nin doğrudan Trendyol adına reklam verdiği kesin olarak söylenemeyeceği, bu halde marka hakkına tecavüz yönünden ayrıca bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, Türkpatent nezdinde tescilli bulunan “...” markasının davalı tarafından haklı ve meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen .... alan adlı web sitesine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde ...Reklam Yöntemi için anahtar kelime olarak (..., ... , ...) izinsiz ve hukuka aykırı kullanılarak marka tescillerinden ve ticaret unvanının kullanılmasından doğan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir. İstinaf kaldırma ilamı öncesi ; ...
1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasına sunulan 05.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda;"... ... adresli web sitesinin kullanımda ve aktif olduğu, ... alan adının whois bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 11.03.2008 tarihinin kayıt olduğu, ..."..." üzerinden dosyada bahsi geçen .... sitesinin ilgili anahtar kelimeleri kullanarak ... arama motoruna reklam verdiği..." hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yine mahkememizin 09.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda; "davacıya ait ... markasının anahtar kelime olarak kullanılmasının, davacının SMK 7/3-d bendi çerçevesinde marka hakkına tecavüz ve TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davalı tarafından davacı markasının anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığı hususundaki dosyada bulunan delillere ilişkin takdirin mahkemenin olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamında raporların hüküm kurmaya elverişsiz olduğu belirtilmiş, kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporları alınmış, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmış, dosyanın gelmiş olduğu aşama, makul sürede yargılanma ilkesi, tarafların bilirkişi raporuna beyanları ve taraf talepleri de gözetilerek yeni bir bilirkişi raporu alınmasına yer olmadığı anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı sonrası alınan raporlarda ; ... organik arama sonuçlarının, ...'ın algoritmasına bağlı olarak ücretsiz olarak gösterilen web sayfaları olduğu, belirli bir firma tarafından doğrudan kontrol edilemeyeceği, dolayısıyla organik aramalarda çıkan sonuçların herhangi bir firma tarafından yönlendirilemeyeceği, ... sonuçlarının, reklam verenin belirli anahtar kelimeleri satın alarak üst sıralarda görünmesini sağlayan sonuçlar olduğu,...'nin ...'a ait anahtar kelimeleri ...'te reklam olarak kullandığına dair somut bir delilin tespit edilemediği, ...” platformunun, belirli firmaların geçmiş reklam kampanyalarının görülebildiği bir platform olduğu, platform üzerinde “...” alan adı ile reklam incelemesi yapıldığı ve herhangi bir sonuca rastlanmadığı ifade edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı İstinaf kaldırma ilamı ve kaldırma ilamı sonrası bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda özetlenen delil tespitinde ... reklam sistemindeki değişikliklerin dikkate alınıp alınmadığının belirsiz olduğu, ... sisteminde reklamların dinamik olarak değişir ve belirli bir anahtar kelime için reklam verildiği bir tarihte tespit edilmiş olsa bile, bu durumun ilerleyen dönemlerde değişebileceği, ... Şeffaflık Merkezi üzerinde ... alan adı ile yapılan reklam incelemesinde herhangi bir sonuca ulaşılamadığı, ... otomatikleştirilmiş reklam algoritmasının geniş eşleme yapması nedeniyle, geriye dönük müzekkere yazılsa dahi bu tespitin yapılmasının mümkün olmadığı,bilirkişi incelemesi sonucunda davalının doğrudan ... adına reklam verdiğinin söylenemeyeceği, davalının reklamlarını "..." veya anahtar kelime aramalarında gösteremez şekilde ayarlamaması şeklindeki menfi hareketinin de SMK 7/d bendi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 5651 sayılı kanunun 5. Maddesi uyarınca ayrıca davalının içerik sağlayıcıların faaliyetlerini denetlemek gibi bir yükümlülüğünün bulunduğunun da tespit olunamadığı, bu doğrultuda, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada İstinaf kaldırma ilamı içeriği ve kaldırma ilamı sonrası alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından ... aramalarında davacıya ait markaların anahtar sözcük olarak kullanıldığının kuşkudan uzak net deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
1.Davanın reddine,
2.Alınması gereken 732,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 853,88 TL'den mahsubu ile artan 121,88 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden A.A.Ü.T.'sine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.'sine göre 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸