Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/613 E. , 2025/4206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ...... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, "dolandırıcılık" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, .../... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; olayda, her ne kadar Asliye Ceza Mahkemesince, davacı hakkında sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiş ise de; müştekilerin davacı eliyle kandırıldıklarının, müştekilerin, tanıkların ve davacının birbiriyle örtüşen ifadeleri ile tereddütsüz bir şekilde ortaya çıktığı, davacının “para almadım” şeklindeki beyanının ise, savcılıkta verdiği “aldım” ifadesiyle çelişmesinin ötesinde, imzaladığı borç senedi, müşteki ve tanık ifadeleri karşısında doğruluğu konusunda ciddi tereddütler bulunduğu, Devlet adına kamu gücünü kullanabilme yetkisi tanınan kamu görevlilerinin Devlete yüksek sadakatle bağlı kalmaları ve Devletin vatandaşlar nezdindeki itibarını sarsacak davranışlardan uzak duran bir anlayışıyla görev yapmalarının zorunlu olduğu, müştekilere görev ve yetkisi olmayan bir iş hususunda yardım sözü vererek, bu yardımın karşılığında para almak üzere anlaştığı ve devam eden süreçte paranın bir kısmını alarak karşılığında borç senedi imzaladığı sabit olan davacının, Devlete ve Devleti temsil eden kamu görevlilerine güvenen müştekileri dolandırmak amacı güttüğü açık olduğundan, disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Anılan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 14/11/2019 günlü, E:2018/1379, K:2019/5993 sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacının, disiplin cezasına konu "dolandırıcılık" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda anılan Mahkemenin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla "beraat" kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay'da olduğu, ancak henüz karara bağlanmadığı; davacının dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan dolandırıcılık suçunun, Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanmış olması nedeniyle, davacının bu suçu işleyip işlemediğinin ancak Ceza Mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebileceğinden, anılan Mahkemece verilecek kararın bu davanın sonucunu etkileyeceğinin açık olduğu, bu itibarla, söz konusu ceza davasının nihai olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek nihai karar da göz önünde bulundurularak, disiplin cezasına konu fiilin davacı tarafından işlenip işlenmediği ve Tüzük'te tanımlanan suç kapsamında olup olmadığı konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; bozma kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda karar verilmediği, hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği ve kanun yolu aşamasında olduğu, masumiyet ilkesi ile savunma hakkının ihlal edildiği, isnat edilen eylemin sübuta ermediği, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, eksik inceleme dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, kayıp kız kardeşinin bulunması için davacıya başvuran E.Ö.'den kardeşini bulma karşılığı para aldığı, para karşılığında senet düzenleyip verdiği, ancak kayıp kişiyi bulamamasına rağmen bulmuş gibi E.Ö.'yü oyaladığı, söz konusu davranışlarıyla E.Ö.'yü dolandırdığı iddialarıyla ilgili olarak disiplin soruşturmasına başlanıldığı, bahse konu disiplin soruşturması sonucunda davacının, "dolandırıcılık" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine de, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, anılan Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesiyle, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla, "... İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır. ..." gerekçesine de yer verilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Buna göre; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren dolandırıcılık suçunun, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği; fiilin, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarıca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, suç teşkil eden bu fiile istinaden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde işin esasına girilerek yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Ceza mahkemesi kararlarının disiplin cezalarına etkisinin, 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 131. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamu görevlisinin disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem, işlem, tutum ve davranışlarının, aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç oluşturması durumunda disiplin yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanması söz konusu olabilecektir. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukukunda uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olması nedeniyle kamu görevlisinin ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, kural olarak anılan kamu görevlisine ayrıca disiplin cezası verilmesine engel olmayacaktır.
Öte yandan, ceza yargılaması sonucunda aynı zamanda disiplin cezasının da konusunu oluşturan fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediği ile ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin kesin hüküm halini alması durumunda, başka bir yargı mercii tarafından maddi olayın oluşu ile ilgili olarak aksi yönde bir yargıya varılamayacağından, fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi hükmünün disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının disiplin cezasına konu eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, isnat edilen "dolandırıcılık" suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle davacı hakkında beraat kararı verildiği, anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) .... Ceza Dairesince verilen ... günlü, E:...K:... sayılı kararla, "... iddianamede anlatımı yapılan görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla kendisine yarar sağlanmasına mağduru ikna etmek şeklindeki eylemin, irtikap suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetki ve görevinin 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, bozma üzerine dosyanın gönderildiği... Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının "ikna suretiyle irtikap" suçunu işlediğinden bahisle neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.