Esas No
E. 2026/120
Karar No
K. 2026/125
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/120
KARAR NO: 2026/125
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ: 10/02/2026
KARAR TARİHİ: 11/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 10/02/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Kendisinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, yapmış olduğu mühendislik hizmetlerine binaen kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını ve yalnızca yarım daire verildiğini, söz konusu dairenin %47'sinin verildiğini, davalı tarafından 2023 yılında yapılan genel kurulunun beş kişinin imzası ile yapıldığını ve çoğunluk sağlanamadığı için hukuka aykırı bir genel kurul olduğunu, davalı şirketin kendisinden habersiz bir şekilde genel kurul kararı aldığını, davalı şirketin yönetim, denetim ve bilançosunun ibrasının mümkün olmadığından 16/01/2026 tarihli genel kurulun ve genel kurulda alınan kararların iptalini ve geriye dönük olarak yapılan bütün genel kurul kararlarının ve genel kurullarının butlana yönelik olarak iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 16/01/2026 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, davacı,tarafından davalı kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptali istemiyle açılan davada mahkememizin yetkili olup olmadığına ilişkindir. Kooperatif genel kurul kararlarının iptali davaları, üyelik ilişkisine dayalı iç hukuki uyuşmazlıklar kapsamında değerlendirilmekte olup, kanun koyucu tarafından özel yetki kurallarına tabi tutulmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca genel kurul kararlarının iptali davaları, kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddia edilen genel kurul kararlarının iptali amacıyla açılabilmekte; bu davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, yetki bakımından kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi esas alınmaktadır. Kooperatiflerin tüzel kişilik yapısı ve üyelik ilişkilerinin niteliği gereği, genel kurul kararlarına ilişkin uyuşmazlıkların kooperatif merkezinin bulunduğu yerde görülmesi, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve kayıtların incelenebilirliği açısından zorunlu kabul edilmektedir.

Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 14’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre; özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir üyenin kooperatife karşı veya kooperatifin bir üyeye karşı açacağı davalarda, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Genel kurul kararlarının iptali istemine dayanan davaların doğrudan üyelik ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle, anılan hüküm somut olay bakımından uygulanması gereken kesin yetki kuralı niteliğindedir. Bu nedenle kooperatif merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin yetkisi kesin olup, tarafların iradesiyle değiştirilemez. Nitekim HMK’nın 19’uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme, yetkili olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Kesin yetki kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı niteliği taşımaktadır.

Dosya kapsamına sunulan ticaret sicili kayıtlarının incelenmesinde; davalı kooperatifin merkez adresinin “... Mahallesi .... Caddesi No:31/B Blok Zemin Kat Başakşehir / İstanbul” olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu adresin mahkememizin yargı çevresi dışında kaldığı, ticaret mahkemeleri yönünden Küçükçekmece Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunduğu sabittir. Bu durumda genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin işbu davada kesin yetki kuralı gereği kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Somut olayda davacı vekili tarafından davalı kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemiyle mahkememizde dava açılmış ise de, yukarıda açıklanan emredici nitelikteki yetki kuralları karşısında mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmıştır. Kesin yetki kuralına aykırılık,

HMK’nın 114/1-ç maddesi anlamında dava şartı eksikliği oluşturmakta olup, aynı Kanun’un 115/2’nci maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde davanın usulden reddine karar verilmesi zorunludur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı kooperatif merkezinin mahkememiz yargı çevresi dışında bulunduğu, genel kurul kararlarının iptali davalarında kooperatif merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin kesin yetkili olduğu ve bu hususun kamu düzenine ilişkin dava şartı niteliği taşıdığı anlaşılmakla, davanın kesin yetki kuralı nedeniyle usulden reddine ve dosyanın yetkili Küçükçekmece Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,

2.Yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin REDDİNE,

3.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

4.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Küçükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.11/02/2026 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog