T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi :
Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sanatçı ve şarkıcılığının yanı sıra söz yazarlığı ve besteler yaptığını, albümlerindeki birçok eserin sözünü ve bestelerini de kendisine ait olduğunu, müvekkilinin 2005 yılında çıkardığı "..." adlı albümde yer alan "..." isimli eseri kendisine ait bestesi ile meydana getirdiğini, ...'ın (...) 2017 yılında yayımlanan "..." adlı albümde yer alan "..." şarkısında müvekkiline ait eserin izin alınmaksızın tahrif edilerek kullanıldığını, davalının eser kısmında kendisini beste sahibi olarak tanıttığını ve bahse konu albümün ... tarafından piyasaya sunulduğunu, ...Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede ise bestesi müvekkili ...'a ait "..." isimli eser ile ... (...)'nın yorumladığı "..." isimli eserin nağmelerinin birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, bir şarkının en önemli bölümünün ara nağme olduğunu, ara nağmenin alınıp kullanılmış olmasının eserin tüm kapsamıyla alınmış olması anlamına geldiğini, FSEK 14 ve 16. maddelerin davalılar tarafından açık bir şekilde ihlal edildiğini, dava konusu şarkının piyasaya sunulduğu andan itibaren büyük ölçüde etki yarattığını, otuz milyonun üzerinde tıklanma oranlarına ulaştığını, filmlerde, konserlerde, tv ve radyo kanallarında ve daha birçok dijital platformlarda kullanılarak şarkıdan büyük ölçüde ticari kazanç elde edildiğini, kullanımların halen devam ettiğini iddia ederek, eserin müvekkiline ait olduğunun tespitine, müvekkiline ait "..." isimli eserin izinsiz ve yasaya aykırı kullanılmasından dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalının şarkıyı piyasaya ilk arz tarihlerinden itibaren yasal faizi ile FSEK 68 kapsamında 3 katı fazlasıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi:,
Davalı vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle müvekkillerinden ... Şti'ye yöneltilen davanın eserin üreticisi konumunda olmayan müvekkili yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın kendi beste ve yorumlarını sosyal medya üzerinden paylaşarak dinleyici ile buluşturduğunu, kısa süre içerisinde müzik camiasında adını duyurmayı başardığını, 2016 yılında albümü olmaksızın Türkiye'nin 50 şehrini gezerek konserler verdiğini, özgünlüğü ile çok kısa bir süre içinde adını duyurmaya başardığını, 2017 yılında yayınlanan "..." isimli albümü de farklı dijital mecralarda milyonlarca kez izlenme ve dinlenme rakamlarına eriştiğini, kısa süre içerisinde en çok dinlenenler listesinde üst sıralara yükseldiğini ve ülke genelinde adından en fazla bahsedilen sanatçılardan biri olduğunu, müvekkilinin müzik alanındaki başarısının yalnızca "..." isimli eserden ibaret olmadığını, ''..." isimli eserinin yanı sıra ''...", "...", "...", "..." gibi birden çok özgün eser meydana getirdiğini, müvekkiline ait "..." isimli eserin, bizzat müvekkilinin kendisi tarafından bestelendiğini, eserin vücuda getirilişi müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olup, eserin müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, davacının iddiasına konu ara nağmenin hususiyet taşımadığını ve eserlerin bütünü dikkate alındığında benzerlikten bahsedilemeyeceğini, davacıya ait eser ile müvekkiline ait eserin ara nağmelerinin, her musiki eserde bulunması mümkün olan yedi nota üzerine kurulu bir motif olduğunu, söz konusu benzerliğin olağan bir rastlantı olduğu sabit olduğunu, söz konusu melodiye dayanılarak eserlerin benzerliğinden söz edilemeyeceğini, .... raporunun davaya esas alınmasının mümkün olmadığını, bu tür ara nağmelerin müzik camiasında sıkça kullanılan bir motif olup söz konusu melodiye dayanılarak eser benzerliğinden bahsedilmeyeceğini, 6 farklı şarkının ara nağmelerinin de benzeştiğini örnekleyip bu melodilerin anonim olduğunu Türk müziğine ait tema ve motiflerden oluştuğunu bu motiflerin eser sahibinin hususiyetini taşımadığını aksi düşünülürse davacının da eser sahibi olmadığı sonucuna varılacağını çünkü aynı ara nağmenin yüzlerce şarkıda kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Cevaba cevap dilekçesi:
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller: -Kültür ve Turizm bakanlığından dava konusu esere ait kayıt tescil belgesinin bir örneği celp edilmiştir -...'den Dava konusu esere ilişkin hak sahipliği belgeleri celp edilmiştir.
Bilirkişi Raporu:
16/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda " 1. “...” isimli — bestenin FSEK m.3 çerçevesinde musiki eseri olduğu, Davacının FSEK 11/1'deki karine çerçevesinde davaya konu ... isimli bestenin eser sahibi olduğu, davacının eserinden herhangi bir alıntı veya kullanımın söz konusu olamadığı davacı ile davalı bestelerinin farklı oldukları, herhangi bir ihlalin söz konusu olamadığı, Davacının eserinden herhangi bir alıntı veya kullanımın söz konusu olamadığı davacı ile davalı bestelerinin farklı olmakla birlikte Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması ihtimalinde; Davaya konu kullanımın ara nağme ile sınırlı olması, eser sahibi davacının tanınırlığının derecesi, ara nağmenin davalının eserine katkısı, kullanımın mecrası, süresi türü dikkate alındığında maddi tazminat bağlamında telif bedelinin 3.000 TL olabileceği, Davacının haklı olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katına hükmedilebileceği hususu da Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, Davacının eserinden herhangi bir alıntı veya kullanımın söz konusu olamadığı davacı ile davalı bestelerinin farklı olmakla birlikte Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması ihtimalinde asıl eser sahibinin isminin davalı albümünde eser sahibi olarak belirtimemesinin nedeniyle FSEK 15'te düzenlenen “ismin belirtilmesini isteme” hakkının ihlali sayılacağı, bu ihtimalde davacının manevi tazminat talebinin yerinde olabileceği, manevi tazminatın türü ve miktarının takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olacağı," kanaatini bildirmiştir.
27/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda “...” isimli bestenin FSEK m.3 çerçevesinde musiki eseri olduğu, Davacının FSEK 11/1'deki karine çerçevesinde davaya konu ... isimli besterlin eser sahibi olduğu, Heyetimiz müzik bilirkişilerinin teknik kanaatleri farklılık taşıdığı, Sayın Mahkemece davacının eserinin davalı tarafından kullanıldığı edildiği şeklindeki bir kanaate varılması ihtimalinde vaki durumun eser sahibi davacının mali haklarından FSEK 21 çerçevesinde işleme hakkı ile FSEK 22 çerçevesinde çoğaltma hakkının ihlali sayılabileceği, Bu ihtimal çerçevesinde talep edilebilecek maddi tazminatın da değerlendirilmesinin gerekeceği, Davaya konu kullanımın aranağme olması ve nakaratın aranağmeden türetilmesi de dikkate alındığında, eser sahibi davacının tanınırlığının derecesi, aranağmenin davalının eserine katkısı, kullanımın mecrası, süresi türü dikkate alındığında 7.500 TL olabileceği, davacının hakli olduğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katına hükmedilebileceği hususunun da Sayın Mahkemenin Takdirinde olacağı, '$. Eser sahibinin isminin davalı albümünde eser sahibi olarak belirtilmemesinin nedeniyle:FSEK 15'te düzenlenen “ismin belirtilmesini isteme” hakkının ihlali sayılacağı, bu ihtimalde davacının manevi tazminat talebinin yerinde olabileceği, manevi tazminatın türü ve miktarının takdit yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olacağı," kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce verilen ilk karar: Mahkememiz 30/01/2020 karar tarihli ...Esas- ...Karar sayılı kararı ile "Davanın KABULÜ ile, davacıya ait "..." isimli eserin (ara nağme ve nakaratlar yönünden) davalı tarafından "..." isimli eserde izinsiz olarak kullanıldığının TESPİTİNE,Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 22.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, takdiren 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, "karar verilmiştir.
İstinaf ilamı: İstanbul BAM 44. Hukuk Daire'sinin 19/09/2024 Tarih,... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile " Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/01/2020 tarih,...E. ...
K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.
maddesi gereğince KALDIRILMASINA," dair karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf ilamı sonrası yapılan işlemler: 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Davaya konu 2 eser birbirine büyük oranda benzemektedir.
Davaya konu durumda, davalının eserinin müziği, aleniyeti yani yayın tarihi daha önce olan davacının eserindeki notalar ile büyük oranda benzemektedir. Buna “alıntı” denilebilir. “ davacı eseri, bir başka eser sahibinden alıntılamış mıdır? ” sorusunun cevabı sayın mahkemenin takdirindedir Davaya konu ve dava dışı eserler anonim değildir.
Davacı tarafın sayın mahkemeye sunacağı örnek bir eser üzerinden kazanç sağladığı belge yoksa, talebi kadar tazminat hakkı vardır. Başka mecralardan alınan eser emsal değerlerinin farklığı aşikardır. Bu noktada eser sahibinin talebi ne ise tazminat hakkı da onu gerektirir. Eğer sayın mahkeme davacıyı haklı görür ise o zaman da manevi tazminat hakkı ortaya çıkar. Tüm bunlarda takdir sayın mahkemeye aittir. Buna ilaveten bu üyemize göre manevi tazminat kararı da fahiş değildir, azdır ve sektör şartlarının altındadır. Eğer iddia sahibi davacı, davasında haklı ise ve sayın mahkeme bu yönde bir karar verirse, bir eseri yayınlayan, eser sahipliği iddiasında bulunan ve bunlardan mali hak sağlayan, eserin asıl sahibine karşı sorumludur. Diğer heyet üyemiz teknik bilirkişi ...’un tespiti şu yöndedir;-İncelemeye konu olan eserler birbirlerine çok büyük oranda benzemektedir. (Bu yönden bu üyemizde diğer üyemiz ... ile aynı görüştedir.) Bu benzer melodik yürüyüş dizi sesleri üzerinde (Dizinin 4. Derecesinden başlayarak) ileri geri yapılan işlemelerin (...) sırası ile ... sesleri üzerinde) tekrarlanması sonucunda oluşmaktadır. Dava konusu eserler ve davaya sonradan incelenmesi için katılan eserlerin hepsi; bu melodik hattın tekrarı sonucunda oluşmuştur. Ancak, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde: takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere; iş bu davaya konu (...) adlı eserler arasındaki benzerliğin “Alıntı” olarak değerlendirilmesi sonuç ve kanaatine bu bilirkişi üyemizce varılmıştır.-FSEK Uzmanı Bilirkişi ...’ın tespiti ise şu şekildedir; Gerek heyet üyesi ... Bey ve gerekse diğer üyemiz ... hocamız hem davacı hemde davalı eserin normalin dışında aşırı derecede benzeştiğini ortaya koymuşlardır. Ortada bir alıntı sorunu vardır. Bu yönden bu üyemiz diğer üyelerle hem fikirdir. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere benzerlikte ve alıntılamada ... eserinin nakarat kısmında 40, aranağmede 48 nota tespit edildiği, karşılaştırmada davacının eseri ile en az 35 notanın benzediğinin görüldüğü teknik bilirkişilerce tespit edildiğine göre bu kısmın yani melodinin önemli bir kısmının izinsiz olarak kullanıldığı sabittir. Bu durumda FSEK uzmanı olarak bu bilirkişi üyemiz davacının şarkısının ezgisinde aşırı normal dışı benzeşmeden alıntılamadan kaynaklı intihal durumunun söz konusu olduğu düşüncesindedir. Ancak bunun takdiri esas olarak mahkemenize aittir.
3.Ayrıca yukarıda gösterilen davalı tarafından dışarıdan katılan eserlerde de benzerlik bulunmaktadır. Bunun takdiri sayın mahkemeye aittir, ancak bu davalının sunduğu eserler davacınınkine benzeşse de ayrı bir dava konusudur; bu yönde diğer eser sahiplerinin davacıya dava açması gerekir ki bu dava konusunun dışındadır. Kaldı ki davacının bir başka eserden alıntılama ile intihal suçu işlemesi, davalının kendi eserinde davacının eserinden intihal yapmasına sebep oluşturamaz, bu durum hukuki bir gerekçe teşkil edemez, bu durum hukuka uygunluk nedeni de teşkil etmez. ayrıca bu durum bize heyetçe verilen görevinde dışındadır. her ne kadar çelik erişçi bey maddi ve manevi tazminatın tespiti için davacının emsal bedel gösteren örnek eser sunması veya davacının talebinin aynen kabulü yönünde görüş bildirse de, bu bilirkişi üyemize göre davacının maddi ve manevi tazminat talebinin tam doğru ve objektif olarak hesaplanması kendisine ve davalı ile davalı yapım şirketinin mali kayıtlarının, internetteki tıklama v.s den kaynaklı reklam gelirlerinin bir mali bilirkişi tarafından incelenmesiyle ortaya çıkabileceği yönündedir. bu bağlamda maddi ve manevi tazminat incelemesi için tarafların bu yöndeki mali kayıtlarını sunması, ayrıca davacının ve davalının tazminat hesabına konu örnek emsal eserler göstermesi ve bir mali bilirkişinin ayrıca dosyaya atanarak bu hesabı yapması gerekmektedir. sadece bu yönden bu üyemiz çelik erişçi beyden görüş olarak ayrışmakta diğer yönlerden ise teknik bilirkişilerin görüşlerine aynen katılmaktadır. "karar verilmiştir.
24/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda Dava konusu eserler ve emsal gösterilen eserler arasında benzerlik olup olmadığı ile alakalı teknik olarak notalar ...’ tonunda incelenmiş ve eserler arası mukayeseler notaların altına notlar ile düzenlenmiş olup, bu duruma göre; Dava konusu ‘...’ ve ‘...’ isimli eserler arasında 19 notada benzerlik görüldüğü tespit edilmiş olup, dava konusu bu iki eser arasında büyük oranda birbirine benzerlik görüldüğü. ‘İstek’ adlı eser ile ‘...’ isimli eser karşılaştırıldığında 4 ölçünün 3 ölçüsü aynı olduğu dolayısıyla bariz benzerlik gösterdiği. Yine ‘...’ eser ile ‘...’ adlı eserle karşılaştırıldığında yine intro bölümünde büyük oranda benzerlik görüldüğü, ‘...’ isimli eser ‘...’ ve ‘...’ isimli eserlerle karşılaştırıldığında, kulakta bıraktığı melodik izlenim açısından benzerlik gösterse de nota değerleri açısından farklı figürler kullanıldığından, teknik olarak benzerlik görülmediği, Bu duruma göre; Dava konusu Davalıya ait ‘...’ eseri 20 Ekim 2017 tarihinde ...internet video yayın kanalından yayına verildiği, davacı ...’a ait ‘...’ isimli eser ise ondan eski tarih olan 26 Mart 2015’te ... internet video yayın kanalından yayına verildiği, bu iki eser arasında 19 notada benzerlik görüldüğü, ...’ın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulan eser bildirim formunda ‘istek’ isimli eserin 19.11.2002 tarihinde beyan edildiği, Dava konusu davalıya ait ‘...’ ve davacıya ait ‘...’ eserlerinden çok eski bildiriminin olduğu, her iki eserinde ‘İstek’ isimli esere benzerliklerinin görüldüğü, Dava konusu eserin emsal lisans bedelinin 6.000,00 TL olabileceği davacının haklı Olduğu kanaatine varıldığı durumda FSEK 68 çerçevesinde takdir edilen bedelin üç katına hükmedilebileceği, "karar verilmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava FSEK gereğince davacıya ait olduğu iddia edilen eserin davalı tarafça başka bir eserde kullanılması nedeniyle eser sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Davacı taraf "..." isimli eserin kendisine ait olduğunu, bu eserin davalılarca tahrif edilerek davalının seslendirdiği "..." isimli şarkıda kullanıldığını belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalılar ise "... " isimli eserde yer alan ses motiflerinin olağan bir rastlantı ile olduğunu, eserler arasında benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında dava konusu edilen davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği "..." isimli eserin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere FSEK anlamında musiki eser olduğu ve bu eser hak sahibinin besteci olarak davacı olduğu, davalı tarafça piyasaya sürülen ve icra edilen "... " isimli eserinde aynı şekilde FSEK kapsamında eser olduğu ve eser hak sahipliğinin davalıda olduğu, iki eserin benzerliği bakımından yapılan incelemede istinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında her iki eserin ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, mahkememizce alınan 24/07/2025 tarihli raporda davacı ile davalı eserlerinin yanında dava dışı istek ve iki keklik isimli eserlerin de karşılaştırılarak rapor tanzim edildiği, raporda istek isimli eser ile tarafların eserleri arasında benzerlik bulunduğu, davacı ile davalı eserinin çok eski bildirimler taşıdığı kanaatinin bildirildiği, bu haliyle davacı eseri ile davalı eseri arasındaki benzerliklerin intihal ve eserin tarifi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 870,96 TL peşin harçtan, alınması gereken 615,40 TL peşin harcın düşümü ile artan 255,56TL 'nin davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalılar tarafından yapılan 132,50 TL.yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6.Maddi tazminat davası bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Manevi tazminat davası bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)