Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/8619 E. , 2025/164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, talep dahi olmadan ByLock'a ilişkin hard disk ve flaş belleğin birer kopyasının mutlak şekilde kendisine verilmesi gerektiği, dava konusu işlemle adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, seyahat hakkı ve özgürlüğünün, gerekçeli karar hakkının, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, işleme dayanak Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'nın 121. maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesi uyarınca 30 gün içinde TBMM Genel Kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle yok hükmünde olduğu, adli yardımın yargılama giderlerinden tam bir muafiyet sağlaması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu sebebiyle yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "....Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası kapsamında sanık Hakan Bağdat hakkında beyan ve teşhiste bulunan ... isimli şahsın tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilmemesi..." gerekçesiyle ... Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına karar verildiği, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararında adı geçen ... isimli şahsın Uyap Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan sorgulaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "Sanık ... soruşturma aşamasında Savcılıkta alınan savunmasında: "...Benim polis akademisinden önce 2009 yılından önce terör örgütü ile herhangi bir bağım yoktur. İlk irtibatım 2009 yılında göreve başlamadan polis akademisinde okurken birinci sınıfın ikinci döneminde Sincan da bir eve ... isimli benim devrem olan bir kişinin çağırması ile başladı. Üç buçuk yıl boyunca akademi bitene kadar aynı eve devam ettik. ..., ... ve ben aynı eve devam ettik. Burada bizim sohbet abimiz ve evin abisi ... isimli kişiydi. Bu şahıs o tarihte Büyükşehir Belediyesinde...Daire Başkanlığında evrak işleriyle ilgilendiğini söyledi. O tarihlerde 28-30 yaşlarında zayıf bir şahıstı yeşil renkli ... marka aracı vardı. Bekardı. Akademinin son yılında mezun olmaya yakın adı veya kod adı ... olan bir kişi Sincan da yerini istenirse gösterebileceğim yukarıda devrelerim ile sohbetlere devam ettiğim eve geldi. Ben bu kişiyi 2012 yılının Temmuz ayında İstihbarat Dairede çalışmaya başladığım zaman kendisini Daire de gördüm. Kendisinin mühendis olarak Daire de çalıştığını öğrendim. Bu kişiyi ben fotoğraf üzerinden teşhis ederim. Gerçek adını bilmiyorum. Akademiden mezun olmaya yakın bir zamanda ... isimli şahıs gelerek bizlere istihbaratta çalışmak ister misiniz dedi. Bende istihbaratın önemli bir birim olduğunu düşündüğüm için kabul etmiştim. Ancak akademi bittikten sonra kuraya girdim ve Samsunu seçtim. Samsuna başlamaya gittiğim gün İstihbarat Daire Başkanlığına geçici görevle atama yazımın geldiği söylendi. Bende onun üzerine tekrar Ankara geldim ve Daire de başladım. Daireye ben, ... ve ... üçümüzde başladık. İstihbarat Dairenin farklı şubelerindeydik. Daireye başladıktan sonra ... isimli şahıs bizimle ... isimli şahsın ilgileneceğini söyleyerek devir etti. Bizim ... evindeki toplantımız her hafta cumartesi günü saat 12 de idi. Bu rutindi. Ev ...'ın dı. Anahtarıda kendisi olmasa bile bizim ulaşmamız için pencere dışında bir yere koymuştu. Hepimiz biliyorduk. ...gittiğimiz ilk gün kendisinin ilgilenmeyeceğini İstihbarat Dairedeyken ... isimli (ad veya kod adı) bir şahsın ilgileneceğini söyledi ve sonra eve ...isimli şahıs geldi. Orada bize ondan sonra devam edeceğimiz adresi söyledi. Biz üçümüz istihbarat dairede çalıştığımız 2 yıl boyunca bu şahsın Gölbaşı nda Toki de bulunan ikamet adresine çarşamba günleri akşam devam ettik..." şeklindeki beyan ve tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan; davacı vekili tarafından sunulan 09/02/2022 tarihli temyiz dilekçesinde, müvekkilinin, yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin dayanağı olan düzenlemenin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olup; bakılan uyuşmazlıkta, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.