T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında haksız ve hukuksuz bir şekilde açılan icra takipleri neticesinde, müvekkili haciz baskısı altında her iki icra dosyası için toplamda -------ücret ödediğini, bununla ilgili olarak her iki icra dosyasında da istirdat davası açma hakkı saklı kalması kaydıyla ödeme yapıldığı da bildirildiğini, bu durum ışığında dava şartları taraflarınca yerine getirildiğini, iş bu davayı açmanın zaruri bir hal aldığını, müvekkili hakkında sahibi olduğu ---------yapılan elektrik tüketim sözleşmesi ile alakalı olarak iki adet haksız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takiplerinden birincisi elektrik borcu ile alakalı olarak başlatılmış icra takibi olduğunu, müvekkilinin de şirket yetkilisi olmak dolayısıyla ilgili abonelik sözleşmelerinde imzası bulunduğunu, ancak yapılan elektrik ölçümleri çok çok fazla olarak yapılmış olmakla, müvekkilinin ilgili şirkete borcu bulunmadığını, özellikle mahkemece ilk talepleri, kullanılıp ödenmeyen elektrik borçları ile alakalı olarak bir bilirkişi tespitinin yapılması ve müvekkilinin ne kadar borcu olduğunun tespiti isteminden ibaret olduğunu, müvekkili böyle bir elektrik kullanımı bulunmadığını, bu konu ile alakalı olarak müvekkilinin mağdur olduğunu, elektrik kullanımı ile alakalı olarak icra dosyası -----Sayılı icra dosyası olduğunu, müvekkiline davalı şirket tarafından iki adet icra dosyası açıldığını, ikinci olarak açılan --------- Sayılı icra dosyası da haksız bir şekilde müvekkiline çıkartılan ceza-i şart ile alakalı oluşturulan icra dosyası olduğunu, müvekkilin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumun tespit edilerek müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için iş bu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili ---- davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine,----- esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı her iki icra dosyası için ödenen toplamda ---- ödeme tarihi olan ---- tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tacir olup, ticari işletmesi ile alakalı olarak ticari kefaleti nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan dosyada borçlu olarak eklendiğini, davacının basiretli tacir yükümlülüğü bulunduğunu, bununla birlikte ticari işletmesinde kullanmak üzere elektrik enerjisi satın aldığını, gerek işin ticari iş niteliğinde olması gerek sözleşmede ticari kefil olarak yer alması gerekse de tarafların tacir olması sebebiyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, elektrik ölçümlerinin fazla olduğuna ilişkin iddia gerçek dışı olmakla birlikte; faturaların tamamı sözleşmede belirlenen yöntem ile düzenlendiğini, hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, ceza-i şartın haksız olmadığını, sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun tanzim edilen faturaya dayandığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması sebebiyle usulden reddine, daha sonrasında ise davacının borçlardan ticari kefil sıfatı ile sorumlu olması sebebiyle esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
---- karar sayılı Görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir. Dava hukuki niteliği itibariyle, istirdat davasıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı ya da müteşebbis olması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir.Öncelikle mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Somut olayda, elektrik borcu nedeniyle ödediği bedelin istirdadını talep ettiği, davaya konu sözleşme de imzasının bulunduğu, davacının da gerçek kişi olduğu, mutlak ve nispi ticari dava olmadığı anlaşılmakla davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği kanaati hasıl olmakla karşı görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
1.) DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN
USULDEN REDDİNE,
2.) Mahkememiz ile --------Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev
uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için DOSYANIN
-------ADLİYE MAHKEMESİ ------ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.)6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026