T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketler, Türk Patent ve Marka Kurumu marka sicilinde tescilli “...’’ ibareli markaların ve daha birçok markanın sahibi olduğunu, ayrıca Marka Tescil Belgelerini ibraz etmiş olduklarımız dışında da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli birçok markaları daha bulunduğunu, zikredilmiş olan tüm markalar gerek Türkiye’de ve gerekse tüm dünyada tanınmış olup Mücevherler, saatler, mücevher kutuları ve diğer moda aksesuarları vb olarak kullanıldığını, Davalı, yukarıda tanınmışlığı hakkında kısa bilgi verilen müvekkillere ait markaları meşru bağlantısı, sözleşmesi ve hukuka uygun amacı olmaksızın; tamamen izinsiz ve tecavüz teşkil eder şekilde kullanmaktadır. Davalı ... (TCKN:...) tarafından "..." adresinde bulunan... isimli iş yerinde müvekkillere ait markaların taklit ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, Davalı bu eylemleriyle taklit ürün satışına sürekli olarak devam ettiği gibi, bu suretle tüketiciyi de yanıltmak ve kandırmaktan çekinmediğini, bu nedenle davalı tarafından yapılan, müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, ref’i ve devam edenler yönünden men’ine, Davalıdan ele geçirilen ürünlerin masrafı davalıdan karşılanarak imhasına, Tecavüz sebebiyle oluşan maddi zararlara ilişkin dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalıdan karşılanarak bir tirajı yüksek gazetede ilanına, İşbu dosyanın eki niteliğindeki ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...
D. İş dosyası ve ...
26. İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası kapsamında yapılan, yediemin masrafları da dahil olmak üzere tüm giderler ve işbu davada oluşacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan aleyhe hususları kabul etmemekte ve itiraz etmekle birlikte davacı taraf her ne kadar marka hakkına tecavüz edildiğini iddia etmişse de somut olayda hiçbir şekilde marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığını, somut olayda taklit ürün satılmadığına ilişkin beyanlarımız baki olmakla birlikte müvekkil dava konusu ürünleri dava dışı üçüncü bir kişiden "..." markası altında satın almış olup müvekkilin herhangi bir kastı ve sorumluluğu bulunmadığını, yukarıda açıklanan ve re'sen tahkik olunacak nedenlerle, haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
II. DAVA VE UYUŞMAZLIK
Dava; Marka hakkına tecavüzün tespiti, ref’i ve men'inin yapılması ve bu tecavüz sebebiyle oluşan manevi zararın tanzimi istemlidir. III. GEREKÇE Taraf vekillerinin 24/02/2026 tarihli sulh dilekçesi sundukları anlaşıldı.
HMK'nın 313. maddesi; ''(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' 315. maddesi ise '' (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. '' şeklinde düzenlenmiş olup dosyada mübrez 24/02/2026 tarihli sulh sözleşmesi kapsamında davacı ve davalı tarafların sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdikleri anlaşılmış olup her iki taraf imzalı sulh protokolünün düzenlendiği ve taraf/vekillerince dava kapsamındher iki taraf imzalı sulh protokolünün düzenlendiği ve taraf/vekillerince dava kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı hususlarının beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu hâli ile sulh kapsamında karar verilmesi talep edilmekle;
HMK'nın 315. maddesi uyarınca taraflar arasında düzenlenen 24/02/2026 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Taraflar arasında imzalanan ve mahkememize ibraz edilen 24.02.2026 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan, SULH PROTOKOLÜNÜN TASDİKİNE, HMK 315. maddesi gereğince; Sulh nedeniyle ESAS HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre alınması gereken 732,00 TL ilam ve karar harcının peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 116,60 harcın kararın davacı tarafınca yatırılmasına,
4.Tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)