TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av.
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı aleyhine ... 8.İcra Dairesi'nin 2010/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosya delaleti ile ...
İcra Müdürlüğünün 2017/... talimat sayılı dosyasından gayrimenkul cebri satış işlemleri başlatılmış olup, davacıya ait taşınmazlar için 17 Ağustos 2018 tarihinde icra ihale günü ilan edildiğini, davalı ise bahse konu icra takibinin temlik alacaklısı olduğunu, ... 8.İcra Dairesi'nin 2010/...
E. Sayılı dosyasına dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmeleri ve limit artırımları belgeleri altındaki imzalar davacıya ait olmadığını, icra takibinin incelenmesinde; - ... Bankası A.Ş- ... Şubesi'ne ait 05/02/2007 düzenleme tarihli, 15.000 YTL tutarlı ... ' de , asıl borçlu ... ve müteselsil kefiller ... - ... ve müvekkilim davacı ...'nın isimleri bulunduğunu, ... Bankası A.Ş- ... Şubesi'ne ait 15/08/2007 düzenleme tarihli ... isimli müşteriye ait ...'nin limitinin 15.000 YTL'den 25.000 YTL'ye artırılmasına dair sözleşmede müteselsil kefiller ... - ... ve müvekkilim ...'nın adı geçtiğini, sözleşmede rakamla yazılan ve sözde artırılan 25.000 YTL bedel tahrifatlıdır. " Alt kısımda 1 yazılı olup , üstüne 2 rakamı ilave edilmiştir. " Toplam limit kısmında yer alan tutar tahrifatlı olduğunu, belgede tahrifat bulunması halinde, yazı ile yazılmış olsa dahi belge geçersiz olduğunu, yazılı tutar dikkate alınmayacağını, ... Bankası A.Ş- ... Şubesi'ne ait 12/11/2007 düzenleme tarihli, ... isimli müşteriye ait ...'nin limitinin 25.000 YTL'den 50.000 YTL'ye artırılmasına dair sözleşmede müteselsil kefiller ... ve müvekkilim ...'nın adı geçtiğini, ... Bankası A.Ş- ... Şubesi'ne ait 17/04/2008 düzenleme tarihli ... isimli müşteriye ait ...'nin limitinin 50.000 YTL'den 60.000 YTL'ye artırılmasına dair sözleşmede müteselsil kefiller ... ve müvekkilim ...'nın adı geçtiğini, takip dayanağı ... ve limit artırım belgelerinde yer alan imzalar ve yazılar ile borç tutarları,rakamlar müvekkilim davacıya ait olmadığını, takip dayanağı ... ve limit artırım belgeleri usulüne uygun düzenlenmediğini,Davacı çiftçi olduğunu ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin geçimini üzerine haciz konulan ve cebri yolla satışına karar verilen taşınmazlarda ziraat yapmak sureti ile karşıladığını,6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümleri özellikle de eş rızası ve müteselsil kefalete ilişkin şekil koşulları iş bu davada konu olan sözleşmelere uygulanması gerektiğini, dava konusu müteselsil kefalete ilişkin ... ve limit artırımları hiçbir kanuni şart ve koşula uygun düzenlenmemiş olup , geçersiz olduğunu, ... ve limit artırım belgelerinde eş rızasının bulunması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 584. Maddesine göre, eşin rızası alınmaksızın başkasına kefil olunamayacağını, TBK 584.maddesi kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin olup gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanacağından yukarıda bilgileri verilen sözleşmeler geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesi içeriğindeki yazıların, kefalet edilen azami miktarın ve kefalet tarihinin, kefilin el yazısı ile yazılması kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı olduğunu, Borçlar Kanunu ve Uygulama Kanunu gereği, devam eden yargılamalara da iş bu kurallar uygulanacaktır. Bu nedenle , takip dayanağı olan ... ve limit artırım belgeleri TBK'da yer alan usüllere aykırı düzenlendiğini, ayrıca, eş rızası da alınmadığını, iş bu sebeplerle sözleşmeler ve limit artırımları geçersiz ve batıl olduğunu, bu nedenlerle davacıdan %99 oranında talep edilen ve asıl alacağa işletilen temerrüt faizi ( takip öncesi ve sonrası olmak üzere tamamını kapsar şekilde ) aşırı fahiş olduğunu, kanuna ve sözleşmeye de aykırı olduğunu, takip dayanağı ... ve limit artırım belgelerinde yer alan ve aleyhe olan hususları kabul etmemek kaydıyla imzaları müvekkilim davacıya ait olduğu ileri sürülen sözleşmelerin üzerinden 10 yıl geçtiğini, bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağını, işbu hüküm 6098 Sayılı TBK'nın yürürlüğe giriş tarihi olan 1 Temmuz 2012'den önce kefalet sözleşmeleri imzalayan gerçek kişi kefaletleri de kapsadığını, buna ilişkin düzenleme, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'nun 5. Ve 6.maddelerinde yer aldığını, Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlayacak zamanaşımı veya hak düşürücü süreler açısından yürürlükten kaldırılacak 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağını, Ancak bahsedilen süreler Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girdiğinde henüz dolmamış ise, artık kalan sürenin Türk Borçlar Kanununda tanınan süre karşısındaki durumuna bakılmak gerekeceğini, kalan süre uzun ise, o takdirde yürürlüğünden itibaren Türk Borçlar Kanunundaki daha kısa süreye itibar edileceği; ancak kalan süre daha kısa ise, o taktirde kalan süreye itibar edilmesi gerekeceğini, ... ve Limitlerin Artırılmasına Dair Sözleşmeler'in düzenleme tarihleri itibariyle 10 yıllık süre çoktan dolmuş olup, aleyhe olan hususları kabul etmemek kaydıyla müvekkilim davacının kefalet sorumluluğu hali hazırda son bulduğunu, bu nedenle müvekkilim davacının herhangi bir borcu bulunmamakta olup , takip haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle asıl borçlu birden fazla kredi sözleşmesi imzalamış ve kredi kullanmış olabileceği, kefil yalnızca imzası bulunan kredi sözleşmelerinden doğan borçlardan sorumlu olacağını, borcun müvekkilimiz davacının vaki kefaletinden doğup doğmadığını da belirsiz olduğunu, uzun döneme yayılan bir durum olması nedeni ile , davacının genel kredi sözleşmesi ve kefaleti ile ilgili bir borcun doğup doğmadığının da bilirkişi incelemesi ile saptanması mümkün olacağını, kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olacağını, genel Kredi Sözleşmesi ve limit artırımları içeriğindeki sözleşmeler ve maddelerin altında ve her sayfada ayrı ayrı olmak üzere davacıya okutulduğuna ilişkin imza ve açıklama da alınmadığını, ... belirtilen maddeler haksız işlem şartı hükmünde ve geçersiz olduğunu, dava konusu sözleşme - limit artırım belgeleri, banka kayıtları ve belgeleri mevzuata,şekil koşullarına, usul ve esaslara, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı olduğunu, davanın kabulü ile davacının ... 8.İcra Dairesi'nin 2010/... Sayılı dosyasında herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine ve ... 8.İcra Dairesi'nin 2010/... Sayılı dosyasında müvekkilim davacı aleyhine başlatılan haksız icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verilmesini, ... 8.İcra Dairesi'nin 2010/... Sayılı dosyasında ve ... İcra Dairesi'nin 2017/... Talimat sayılı dosyasında yer alan satım işlemleri dahil , tüm cebri icra işlemlerinin müvekkilim davacı yönünden ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesi ve müvekkilim davacıdan tedbirin uygulanmasına yönelik olarak herhangi bir teminatın alınmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... 8.İcra Müdürlüğü'nün 2010/...
E. Sayılı dosya alacağı alacaklı ...
Bankası AŞ tarafından ... YÖNETİM A.Ş. ye temlik edildiğini, buna ilişkin alacak temlik sözleşmesi ve eki temlik listesi icra dosyasında yer aldığını, ... YÖNETİM A.Ş ile ... YÖNETİM A.Ş., 23.03.2017 tarihli ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ilan metni ile ... Yönetim A.Ş. hükmi çatısı altında birleştiğini, müvekkil şirket, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun 143. Maddesi gereğince kurulduğunu, bu doğrultuda anılan kanun maddesi uyarınca 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre ödenecek harçlardan muaf olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/... E Sayılı dosyasıyla borçlu aleyhine icra takibine girişildiğini, davacı/borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmemiş ve takip kesinleştiğini, davacı/borçlu aleyhine 2010 yılında başlatılan icra takibine rağmen borcun tahsiline yönelik hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilen icra dosyasının 01/07/2010 yılındaki takip çıkış miktarı 135.069,06 TL olduğunu ve davacı/borçlu tarafından icra dosyasına hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının iddiaları işbu sebeple dahi gerçekten vareste olduğunu, davacı/borçlu, borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra dosyasına yapılan sorgulamalarda adına kayıtlı taşınmaz tespit edilmiş, ... İli ... İlçesi ... Mh. ... 1817 Parsel numaralı taşınmaz, ... İli ... İlçesi ... Mh. ... 6591-6592 Parsel numaralı taşınmazlara haciz konulmuş, taşınmaz hakkında kıymet takdiri yapılmış, kıymet takdiri davalı/borçluya tebliğ edildiğini, huzurdaki dava davacı/borçlunun taşınmazı hakkında satış işlemlerine geçilmişken açıldığını, davacının bu aşamada işbu davayı ikame etmesi dahi kötü niyetli olduğunun kanıtı olduğunu, davacının amacı müvekkil şirketin alacağının tahsilini geciktirdiğini, işbu sebeple tedbir talebinin reddini talep ettiklerini, davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 8. İcra Müdürlüğünün 2010/... sayılı icra takip dosyası, ... 8. İcra Dairesi'nin 2010/...
E. Sayılı dosyası'na konu;
... Bankası A.Ş- ... Şubesi'ne ait 05/02/2007 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi, 15/08/2007 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin Limitinin Arttırılmasına Dair Belge, 12/11/2007 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin Limitinin Arttırılmasına Dair Belge, 17/04/2008 düzenleme tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin Limitinin Arttırılmasına Dair Belge ve diğer tüm sözleşmeler, ... İcra Dairesi'nin 2017/... Talimat Sayılı Dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, hukuki niteliği itibariyle menfi tespit istemine ilişkindir. Kredi sözleşmesi üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmek üzere dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiştir.Grafolog bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 03/09/2019 tarihli raporunda özetle: inceleme konusu "bankacılık hizmetleri sözleşmesi” başlıklı belge aslı üzerinde bulunan *müşteri/yetkili imzası" bölümünde “..." adına atfen atılı bulunan imzaların, ...'nın ait karşılaştırmaya esas imzaları arasında gözlediğim tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar ve baskı unsurları yönünden de saptadığım benzerliklere atfen, ...'nın eli ürünü olduğu kanaatine varılmış olduğu mütalaa edilmiştir.
Dosya bankacılık alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, dava konusu kredinin ticari kredi olup olmadığı, rehin ile temin edilip edilmediği, kefalet durumu, muacceliyet şartı, rehin var ise kefilliği kapsayıp kapsamadığı, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, iddia ve savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.Bankacı bilirkişi ...'nun mahkememize sunmuş olduğu 03/09/2019 tarihli raporunda özetle: Dava konusu borç ... Bankası A.Ş. ... Şubesince dava dışı ...'a kullandırılan “...” hesabından kaynaklandığı, Müteselsil kefilin sorumluluğu kefalet limiti ile kendi temerrüdünden kaynaklanan borç tutarı ile sınırlı olduğu, Davacı ...'nın kefalet limiti 60.000,00 TL olup, hesaplanan borcun altında olduğu, davacı'nın kefalet imzası'nın bulunmadığı yeni Sözleşme kapsamında kullandırılan dava konusu “..." den, davacı'nın kefalet imzasının bulunduğu eski Sözleşmeden dolayı sorumlu tutulamayacağı, Davacı ... sorumlu tutulması halinde; takip tarihi itibariyle hesaplanan borcun; 60.000,00 TL Asıl Alacak, 14.614,62 TL İşlemiş Temerrüt Faiz, 730,73 TL BSMV, 261,39 TL Masraf olmak üzere toplam 75.606,74 TL olacağı mütalaa edilmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde daha öncesinde bilirkişi raporu hazırlayan bilirkişinin sağlık problemleri nedeniyle bilirkişi ek raporu tanzim edemeyeceğinin tespit edildiği dikkate alınarak, dosyanın sürüncemede kalmaması bakımından önceki bilirkişi dışında başka bankacı bilirkişi ...'a dosya tevdi edilerek, dava konusu kredinin ticari kredi olup olmadığı, rehin ile temin edilip edilmediği, kefalet durumu, muacceliyet şartı, rehin var ise kefilliği kapsayıp kapsamadığı, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, iddia ve savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Bankacı bilirkişi ...'ın mahkememize sunmuş olduğu 05/07/2021 tarihli raporunda özetle: Müşterek borçlu ve Müteselsil Kefil (Davacı) ... 'nın 01.07.2010 İcra Takip Tarihi itibariyle borçlu olduğu tutarın ayrıntıları; 60.000,00 TL. Asıl Alacak, 2.805,00 TL. İşlemiş Faiz, 40,25 TL. BSMV, 261,39 TL. Masraf olmak üzere, toplam 63.206,64 TL olduğu, takipten sonra Menfi Tespit Dava Tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı, ...
8.İcra Müdürlüğü'nün Mahkemenize hitaben yazdığı 26.10.2020 tarihli yazıda; ...'ya ait 3 taşınmazın satışından dosyaya 14.01.2019 tarihinde 221.287,20 TL satış bedeli ve 612,40 TL. masraf avansı gönderildiği, ...
4.İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı dosyasına yatırılan 8.559,29 TL. Ve 4.539,60 TL. masraf iadesinden sonra kalan 208.188,31 TL. 'nın huzurdaki dosya alacaklısına ödendiğinin açıklandığını, bu tutarın tasfiye sırasında İcra Müdürlüğünce TBK. nun 10n0. maddesi uyarınca borçtan düşülmesi mahkemenin takdirinde olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş olup, davacının dava tarihi itibariyle davalı tarafa borçlu olup olmadığı hususunda ayrıca bilirkişi raporunun 8. sayfasının sonuç kısmında belirtilen 14/01/2019 tarihinde de davalı tarafa borçlu olunup olunmadığının tespit edilmesi amacıyla dosyanın ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından sunulan 26/10/2021 tarihli ek raporunda özetle: Davacı ... 'nın; 27.07.2018 Dava tarihi itibariyle Toplam borç tutarı 573.947,64 TL, 14.01.2019 Taşınmazların satış tarihi itibariyle borcu, 603.573,39 TL olduğu mütalaa edilmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının, davalıya ...
8.İcra Dairesi'nin 2010/... sayılı icra takip dosyasına dayanak genel kredi sözleşmeleri ve limit artırım belgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığından bahisle ve kefaletin geçerli olmaması nedenine dayalı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir. Grafolog bilirkişi tarafından tanzim edilen 03/09/2019 tarihli raporda özetle: inceleme konusu "bankacılık hizmetleri sözleşmesi” başlıklı belge aslı üzerinde bulunan *müşteri/yetkili imzası" bölümünde “..." adına atfen atılı bulunan imzaların, ...'nın ait karşılaştırmaya esas imzaları arasında gözlediğim tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar ve baskı unsurları yönünden de saptadığım benzerliklere atfen, ...'nın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 26/10/2021 tarihli ek raporda özetle; davacı ... 'nın; 27.07.2018 dava tarihi itibariyle toplam borç tutarının 573.947,64 TL,14.01.2019 Taşınmazların satış tarihi itibariyle borcunun, 603.573,39 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli,ayrıntılı olarak açıklanmış, raporların mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, davacının , ilgili icra dosyasına dayalı olarak davalı tarafa borcunun devam ettiği/borçlu olduğu tespit edilmekle birlikte davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararına karşı davacı vekili 23/05/2022 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2022/ E. 2025/ K. Sayılı ilamı ile incelenmiş, 20/06/2025 tarihli kararı ile kaldırılmıştır. Yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının, davalıya ...
8.İcra Dairesi'nin 2010/... sayılı icra takip dosyasına dayanak genel kredi sözleşmeleri ve limit artırım belgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığından bahisle ve kefaletin geçerli olmaması nedenine dayalı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.24/11/2025 tarihli duruşmada davacı tarafa eksik harcın tamamlanması amacıyla süre verilmiş ve davacı tarafça eksik 692,43 TL nispi harç tamamlanmıştır. Davacı tarafça imza itirazında bulunulduğundan dava dışı ... Bankası ... Şubesi’ne müzekkere yazılmış, dava dışı asıl borçlu ... (... ... ) ile akdedilen 05/02/2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin, 18/08/2007, 12/11/2007, 17/04/2008 tarihli limit artırım belgelerinin asıllarının mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, banka tarafından verilen 25/12/2025 tarihli müzekkere cevabında evrak asıllarının evrak saklama süresi dolduğu belirtilmiştir.Davacı tarafça genel kredi sözleşmeleri ve limit artırım belgelerindeki imzalara itiraz edildiğinden, imza incelemesi yapılması amacıyla evrak asılları celbedilmesi amacıyla bankaya müzekkere yazılmış ise de evrak asıllarının muhafaza edilmediği tespit edilmekle birlikte,imza incelemesi yapılamamış, genel kredi sözleşmeleri ve limit artırım belgelerindeki imzaların davacıya ait olduğu hususu ispatlanamadığından,davacının genel kredi sözleşmeleri ve limit artırım belgelerine/ilgili icra dosyasına dayalı olarak davalıya borçlu olunmadığının tespitine, davacı tarafa ait taşınmazların satışından elde edilen 221.287,20 TL tutarın ilgili icra dosyasına 14/01/2019 tarihinde aktarıldığı tespit edildiğinden, işbu tutarın davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.Davanın KABULÜNE, davacının davalıya ... 3. Genel İcra Dairesi’nin 2010/... Esas (Eski esas ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/... ) sayılı dosyasına dayalı borçlu olmadığının tespitine,
2.221.287,20 TL nin 14/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.226,56 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 692,43 TL'nin ve 1.024,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.572,48 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 2300 TL, posta ve tebligat gideri 497 TL olmak üzere toplam 2.797,00 TL yargılama gideri ve 692,43 TL peşin harç, 1.024,65 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.546,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)