T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2007 yılında başlayan ticari ilişki kapsamında Tedarik Sözleşmeleri imzalandığını, tedarik sözleşmelerinde ürün iade bilgileri, iade süreçleri, ödeme şekilleri, alım koşulları, ay sonu primleri ve oranları, performans primleri ve oranları, reyon büyütme bütçesi, aktivite primleri, envanter farkı ödemeleri, tedarik süreçleri vb. tüm süreçler detaylı olarak düzenlendiğini, bu kapsamda da davacının sözleşmelerine uygun olarak faturalarını kestiğini, vadesi gelen alacakları da ilgili Tedarik Sözleşmeleri kapsamında davalı tarafa ödediğini, davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ------ sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı kayıtlarına göre takip alacaklısı firmanın 28/02/2020 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin -141,24 TL olduğu, davacı nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, süresinde itiraz edilemediğinden kesinleşen icra takibi nedeniyle haciz tehdidi altında bulunan davacının herhangi bir borcu olmamasına ve aksine davalı firmadan alacaklı olmasına rağmen icra dosyası kapak hesabı doğrultusunda icra masraf, faiz ve vekalet ücreti ile birlikte 28.482,03 TL' yi 13/08/2020 tarihinde icra dairesi hesabına ihtirazı kayıtla ödemek zorunda kaldığını, davacının ticari defterleri ve tedarikçi sözleşmeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de borçlu olmadığının görüleceğini, icra dairesi hesabına yapılan ödemenin davacı şirketin herhangi bir C/H borcu olmadığı gözetilerek işbu dava sonucu davacı şirkete iadesi gerektiğini ileri sürerek, her türlü sair tazmin, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davacı şirketin herhangi bir borcu olmamasına rağmen haciz tehdidi altında ----. İcra Md------sayılı dosyası kapsamında ödemek zorunda kaldığı 28.482,03 TL' nin ödeme tarihi olan 13/08/2020. itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istirdat talebini süresi içerisinde ileri sürmediğini, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin --- ilçesinde kurulu fabrikasında süt ve süt ürünleri üretimi ve satışı işi ile iştigal ettiğini, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında yıllar içerisinde faaliyetler devam ettiğini, 2018 yılı sonuna kadar taraflar arasındaki açık hesaplardaki fark 975,00.TL'den ibaret iken, davacı şirketin ticari işleyişe aykırı düzenlediği 30.04.2019 tarihli e-faturaların davalı şirket tarafından reddedilmesi sonrası, davalı şirket---.Noterliği'nin 17/05/2019 tarih ve------ yevmiye sayısı yazısı ticari ilişkinin devam ettirilmeyeceği hususunu davacı şirkete bildirildiğini, daha sonra ise davacı şirkete gönderilen 29.08.2019 tarihli ihtarname ile 50.025,95.TL alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarnameden sonra davacı şirket bir kısım ödemeler yapmış ise de açık/cari hesapta görünen 21.006,46 TL alacak ile ihtarname gideri ve ihtarname tarihinden sonra işleyen faiz kısmı yönünden ---- İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı dosyası ile davacı şirkete ödeme emri tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle icra takibi kesinleştikten sonra davacı şirket tarafından 18.08.2020 tarihinde icra dosyasına 28.482,03 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler içerisinden tahsil harcı ve cezaevi harcı kesildikten sonra taraflarına 27.001,20 TL ödeme yapılarak icra dosyasının infazen kapatıldığını, ekte suretini sunulan 24.01.2019 tarihli hesap mutabakatında tarafların 31.12.2018 tarihi itibarı ile açık/cari hesaplarındaki fark 975,03.TL'den ibaret olduğu, davalı şirket kayıtlarında cari bakiye 205.572,50TL iken davacı şirket kayıtlarında 204.697,47 TL tutarında olduğu, 2019 yılında davacı şirket tarafından düzenlenen e-faturalar, ticari işleyişe, uygulamaya, sözleşme hukukuna aykırı olması itibarı ile, davalı tarafından sistem üzerinden reddedildiğini, yine taraflar arasındaki cari hesap şeklinde işleyen kayıtlarda davacı tarafından kaydedilmeyen veyahut davacı tarafından ticari uygulamaya/sözleşmeye aykırı düzenlenen ve davalının haklı olarak reddedilen faturalar nedeniyle davacının borçlu olmadığı iddiasının yerinde olmadığını belirterek, davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir..
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davalı tarafından davacı aleyhine cari hesaba dayalı alacağa istinaden başlatılan --- İcra Dairesinin ------ sayılı icra dosyasından dolayı davacının davalıya borcunun ve icra tehditi altında ödendiği iddia edilen bedelin istirdatı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı belirlenmiştir. --. İcra Dairesinin ------- Esas Sayılı icra dosyasının incelenmesinde, 01/11/2019 tarihinde dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhine, cari hesaba dayalı olarak 21.006,46- TL asıl alacak 606,02- TL işlemiş faiz 165,11-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 21.779,59-TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, kesinleşen takipte 13/08/2020 tarihinde 28.482,03-TL icra dosyasına ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı yanca iş bu davada ödenen bedelin istirdatı talep edilmiştir. ------ ATM'ye talimat yazılarak davalının davacıdan takip tarihi itibariyle taraflar arasında var olan tedarikçi sözleşmesine dayalı ticari ilişki devamında oluşan açık hesap ilişkisi nedeniyle herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan 18.595,62 TL tutarında alacaklı gözüktüğü şeklinde kanaat bildirilmiştir. Davacı yanın 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle SMM bilirkişiden alınan raporda;'' davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında davalı açık hesabında 01.11.2019 takip tarihi itibariyle 0,01 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davalı şirketin ise takip tarihi itibariyle davacı taraftan 18.595,62 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların incelenen defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen e-faturalardan kaynaklandığı, bahse konu faturalarının davacının defterlerinde davalı aleyhine borç olarak kaydedildiği, davalı defterlerinde ise bu faturaların kayıtlı olmadığı, bahse konuların faturaların davalı tarafından GİB e-fatura portalı üzerinden “sözleşme şartlarımız içerisinde olmayan fatura düzenlenmiştir.” açıklaması ile “RED” edildiği, davacının faturalar içeriğinde yazılı malların davalıya teslimine ilişkin ispat yükü altında olduğu, tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde davacının istirdat talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu'' yönünde görüş bildirmiştir.
Mahkemece rapor sunan mali müşavir bilirkişi yanında tedarik sözleşmeleri konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi görevlendirilmiş, tarafların tüm itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor düzenlenmeleri istenmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; '' Davacı tarafın davalı adına düzenlemiş olduğu bazı faturaların davalı defterlerinde yer almadığı, bu faturaların bir kısmının “Alış İskontosu” açıklaması ile düzenlenmiş olduğu, taraflar arasındaki 2019 Ocak ayından itibaren bu açıklama ile faturalar düzenlenmiş olduğu ve bunların
davalı tarafından ödenmiş olduğu, ancak söz konusu faturaların taraflar arasındaki sözleşmenin hangi hükmüne istinaden düzenlenmiş olduğunun anlaşılamadığı,
davacı tarafından düzenlenmiş olan “Sözleşme Destek Bütçesi” açıklamalı faturaya konu alacağın ispata muhtaç olduğu, davacının alacak hakkını dayandırdığı “Dönemsel Anlaşma Formu” başlıklı ek sözleşmenin taraflar arasında 2016 yılı itibari ile imzalanmadığı, bu nedenle davacının bu fatura nedeniyle alacaklı olmadığı, davalının takip tarihi itibari ile 8.825,65 TL alacaklı olduğu, davacının 13/8/2020 tarihinde icra dosyası kapak hesabına göre toplam 28.482,03 TL ödeme yapmış olduğu, icra kapak hesabı yapılması uzmanlık alanları dışında olduğundan davacının ne kadar fazla ödeme yaptığının hesaplanmasının mümkün olmadığı, '' yönünde görüş bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerinde bilirkişi heyetinden 2.ek rapor alınmış, raporda kök ve ek rapordaki defter incelemesinin neticesini değiştirecek yeni bir delil sunulmamış olduğundan değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece tarafların talepleri doğrultusunda dosya yeni bir heyete tevdi edilmiş, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda; ''Tarafların ticari defterlerinde 2018 yılından 2019 yılına gelen Borç/Alacak mutabakatsızlığı,
3.270,41 TL olup, bu mutabakatsızlık, davalıdan temin edilen 2017 yılı Kayıt Farkları Raporundan anlaşıldığı üzere, davalının defterlerine işlenmemiş ya da davalı tarafından reddedilmiş olan toplam 3.270,41 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinde 2019 yılındaki Borç/Alacak mutabakatsızlığı, davalı tarafından reddedilen ve 2018 ila 2019 yıllarında davalı defterlerine işlenmemiş olan, toplam 16.554,97 TL bedelli ve toplam 1.248,45 TL bedelli faturalardan ve de (-) 67,37 TL tutarlı 2019 yılı kayıt küsurat farklarından kaynaklandığı, dolayısıyla da, tarafların ticari defterlerinde 2018 yılından 2019 yılına gelen ve 2019 yılındaki Borç/Alacak mutabakatsızlığı, 3.270,41 TL + 16.554,97 + 1.248,45 TL = 21.073,83 TL tutarlı,
davalı tarafından reddedilmiş ya da davalı defterine işlenmiş olan faturadan kaynaklandığı, (-) 67,37 TL tutardı küsurat farkları 21.073,93 TL’den çıkartıldığında, takip tarihi itibariyle davalının davacıdan tahsilini talep ettiği 21.006,46 TL ’ lik alacak tutarına ulaşıldığı, davacı, mutabakatsızlığın konusu olan toplam 21.073,83 TL bedeli faturaların taraflar arasında 2017 yılı ve 2018 yılı için akdedilmiş olan Tedarikçi Sözleşmelerinin ilgili hükümlerine istinaden haklı olarak kesildiğini iddia etmekte olup, davalı ise, haksız olarak kesildiğini iddia ettiği, bu durumda davacının, işbu toplam 21.073,83 TL bedelli faturanın sözleşmenin İlgili hükümlerine istinaden haklı olarak kesildiğini ispat etmekle yükümlü olduğu kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan 2017 yılı ve 2018 yılına ilişkin Tedarik Sözleşmelerinde yer alan hükümler son derece küçük olduklarından, okunamadıkları, kaldı ki, okunsalardı bile bu hükümlerde davacının davalıya vereceği hangi hizmetlerin düzenlenmiş olduğunun tespit edilmesi uzmanlıkları dışında bir husus olup, bu hususun, taraflar arasında akdedilmiş olan Tedarik Sözleşmelerinin okunaklı örneklerinin dosyaya sunulması halinde, “Marketçilik Sektörü uzmanı bir Bilirkişi” tarafından tespit edilmesi gerektiği '' yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafın kapsamlı itiraz dilekçesi değerlendirilmek ve tüm itirazları karşılanmak suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor düzenlenmesi istenmiş, ek raporda; ''Davacı itiraz olarak; taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşmelerin okunaklı örneklerine dosyaya sunduğunu, beyan ettiği, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu Sözleşmelerin düzenleniş şekilleri incelendiğinde, bunların “davacının (düzenleyenin) ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek taraflı hazırlanarak davalıya (karşı tarafa) sunduğu ve imzalattığı sözleşme” niteliğinde olduğu, dolayısıyla da TBK.md.20/f.1 anlamında “genel işlem koşulları” içeren sözlemeler niteliğinde olduğu, TBK.md.21/f.2 hükmüne göre, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları yazılmamış (geçersiz) sayıldığı,
Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan sözleşmelerin hükümlerinin büyük bir kısmı son derece ufak yazılmış olup, okunmaları çok zordur ve kurulumuzca okunmaları mümkün olamadığı, bu nedenle söz konusu sözleşmelerde yer alan ve son derece küçük yazılmış olan sözleşme hükümlerinin TBK.md.21/f.2 uyarınca “yazılmamış (geçersiz)” sayılmaları ve dolayısıyla davalı (karşı taraf) için bağlayıcı olmaması gerektiği kanaatine varılmış olduğu, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğu, davacı itiraz olarak, söz konusu sözleşmelerin ilgili hükmünde, “tarafların ticari kayıtları arasında uyuşmazlık bulunması halinde davacın (------ Şirketinin) ticari defterinin esas alınmasının” kararlaştırıldığını, bu nedenle davalının ticari defterlerinde yer alan tespitlerin hükme esas alınmaması gerektiğini beyan ettiği ancak raporun yukarıda bölümünde, söz konusu sözleşmelerde yer alan ve son derece küçük yazılmış olan sözleşme hükümlerinin TBK.md.21/f.2 uyarınca“yazılmamış (geçersiz)” sayılmaları ve dolayısıyla davalı (karşı taraf) için bağlayıcı olmaması gerektiği kanaatine varılmış olup, davacının sözünü ettiği “delil anlaşmasının” da işbu son derece küçük yazılmış olan sözleşme hükümlerinde yer aldığı anlaşıldığından, söz konusu delil anlaşmasının “yazılmamış (geçersiz)” sayılması gerektiği kanaatine varılmış olduğu, davacı itiraz olarak, davacı tarafından düzenlenmiş olup da davalının ticari defterlerine işlenmemiş olan uyuşmazlık konusu faturaların sözleşmelerin hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olduğunu, beyan ettiği ancak raporun yukarıda bölümünde, söz konusu sözleşmelerde yer alan ve son derece küçük yazılmış olan sözleşme hükümlerinin TBK.md.21/f.2 uyarınca “yazılmamış (geçersiz)” sayılmaları ve dolayısıyla davalı (karşı taraf) için bağlayıcı olmaması gerektiği kanaatine varılmış olup, uyuşmazlık konusu olan davacı faturalarının işbu son derece küçük yazılmış olan sözleşme hükümlerinde yer aldığı anlaşıldığından, “yazılmamış (geçersiz)” sayılması gereken bu hükümlere istinaden düzenlenmiş olan uyuşmazlık konusu faturaların da geçersiz sayılması ve davacı lehine alacak doğurmaması gerektiği kanaatine varılmış olduğu, Kök Raporda açıklanan gerekçelerle, davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 21.006,46 TL asıl alacağı olduğu kanaatine varılmış olup, davacı itirazları değerlendirildiğinde bu kanaatin değişmediği, davalının sunduğu belgeler incelendiğinde; davalı tarafından davacıya keşide edilen 29.08.2019 tarihli İhtarname ile, 50.025,95 TL tutarlı davacı borcunun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, bu ihtarnamenin davacıya 04.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve İhtarname masrafı olarak 29.08.2019 tarihinde 165,11 TL ödendiği, anlaşıldığı, davalının sunduğu İhtarname, tebliğ şerhi ve makbuz incelendiğinde; davalının takip tarihi (01.11.2019 tarihi) itibariyle davacıdan;-21.006,46 TL asıl alacağının bulunduğu, -Temerrüt tarihi olan (04.09.2019 tarihi * 3 gün -) 07.09.2019 tarihinden takip tarihi olan 01.11.2019 tarihine kadar, avans faizi oranı üzerinden işlemiş 602,14 TL temerrüt faizi alacağının bulunduğu,'' yönünde görüş ve kanaat sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 2007 yılından süregelen Tedarik Sözleşmesinin 19/04/2019 tarihi itibariyle davalı yanın fesih ihtarı ile sonlandığı, sözleşme kapsamında davalının davacıya ait marketlerde satışı yapılmak üzere ürün tedarik ettiği, sözleşmenin sonlanmasından sonra davalının 01/11/2019 tarihli icra takibi ile davalıdan 21.006,46-TL alacağını talep ettiği anlaşılmış, sözleşmedeki taraflar arasındaki davacı lehine düzenlenmiş hükümler küçük puntolu ve okunaksız olduğundan yazılmamış sayılarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması ve tarafların tüm beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle hazırlanmış dosya kapsamına sunulu son bilirkişi kök ve ek heyet raporu dosya kapsamına uygun denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış, neticeten icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan takibe konu alacaklarını talep etmekte haklı olduğu, davacının davalıdan iş bu icra borcuna istinaden yaptığı ödemenin istirdatını talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karara verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacılar tarafından peşin yatırılan 486,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 245,59 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden AAÜT tarifesi uyarınca hesaplanan 28.482,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.