T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
************************************************************************
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas ...K. Sayılı dosyasında;
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dilekçesinde özetle; 28/11/2017 tarihinde İstanbul, Bağcılar, İnönü Mahallesi'nde, Bağcılar Caddesi'ni takiben seyretmekte olan, plaka numarası ve sürücüsünün kimliği meçhul kalmış motosiklet, adı geçen cadde üzerindeki ... Mobilya hizalarında, yolda karşıdan karşıya geçmekte olan, davacı... yayaya çarpmış olduğunu, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, ...'ın sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL ve geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsilen tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/05/2021 tarihli ıslah dilekçesini sunmuş ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görülmüştür.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Kanun Gereği Dava Açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunmakta olduğunu, plakası tespit edilemeyen araçların ispatı somut delillere dayanması gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti adli tıp kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi’nden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş görmezlik tazminat sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, temerrüd tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebi haksız olup ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
İstanbul... ATM ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28.11.2017 tarihinde İnönü Mahallesi Bağcılar Caddesi üzerinde yaya olarak seyrederken ...Mobilya isimli iş yeri istikametine geçmek için yolun orta refüjüne geldiği esnada plakasını alamadığı bir motosikletin kendisine çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili ...’ın ağır derecede yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu belirterek ... için sürekli iş göremezliği dolayısıyla 239.430,88-TL (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl dava (90.569,12-TL + 239.430,88-TL =330.000,00-TL) ile birlikte toplamda 330.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebimiz bulunmaktadır.) maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı tarafından tazmin edilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesi talep ve dava etmiştir.
İstanbul ... ATM ...ılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya ilişkin tazminat talebi için zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verimesini talep ettiklerini, müvekkilinin kazanılmış hakkı gereği davacının ek dava hakkı bulunmadığını, davacının sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu kaza nedeniyle maluliyetinin oluştuğuna dair somur bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, davaya konu kazanın gerçekleştiği iddiası davacının soyut beyanlarından ibaret olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini, davaya konu kazanın gerçekleştiğine dair herhangi bir görüntü kaydı bulunmadığı gibi olayı gören kimse de mevcut olmadığını, davacı taraf iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER
Davacı taraf delil olarak; ...CBS... soruşturma nolu dosyası, hastane evrakları, SGK kayıtları, tutanak, sigorta başvuru dilekçesi, tanık, bilirkişi incelemesi, ilmi ve kazai içtihatlar, her türlü kayıtlar ve diğer delillere dayanmıştır.
Birleşen davada davacı taraf delil olarak; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaya sunmuş olduğumuz diğer tüm deliller, Sürücü belgesi ve ilgili kayıtlar, tanık, bilirkişi, keşif, ilmi ve kazai içtihatlar ve sair tüm yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Asıl dava; trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasıdır. Birleşen dava ise; davacı tarafın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin ek maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizden verilen 06/12/2021 tarih ...ve...Karar sayılı kararı ile; "...davanın kabulü ile 85.257,25 TL sürekli iş göremezlik ve 5.311,87 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 90.569,12 TL maddi tazminatın, davalı kuruma yapılan başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrası olan 19/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde verilen karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 04/07/2024 tarih, 2022/427 Esas 2024/1165 Karar sayılı kararı ile: "...Somut olayda; davacı kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motorsikletin çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, davacının emniyette alınan ifadesine kendisine çarpan aracın motosiklet olduğunu, ambulans ile hastahaneye götürüldüğünü beyan ettiği, dosya kapsamında kaza anına ilişkin görüntü kaydının ve sürücünün tespit edilemediğine dair tutanaklar tutulduğu, daimi arama kararı verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında mahkemece aracın cinsi ve kazanın varlığı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılmadan, kusur incelemesi yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır... Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş olup mahkememizin iş bu esasına kaydının yapıldığı görüldü.
İstinaf mahkemesi kararı uyarınca aracın cinsi ve kazanın varlığı yönünden araştırma yapılmış, bu kapsamda davacı tarafa delillerini sunmak üzere süre verilmiş, savcılık dosyası celp edilmiş, davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmiş, kaza anına ilişkin sunulan görüntünün çözümü yaptırılmış olup, buna göre; 28/11/2017 günü, saat 15:40 sıralarında, İstanbul, Bağcılar, İnönü Mahallesi’nde, Bağcılar Caddesi’ni takiben seyretmekte olan motosiklet, adı geçen cadde üzerindeki ... Mobilya hizalarında, yolda karşıdan karşıya geçmekte olan, ... adlı yayaya çarpması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşıldı. CD çözümüne ilişkin alınan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre kamera kaydının görüş açısının kaza anının görüş açısının tam tersi yönünü göstermesi ve motosikletin hızlı gitmesi nedeniyle plakanın okunamadığı, bu haliyle motosikletin plakasının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, sürücünün de kimliğinin belirsiz olduğu anlaşılmıştır.
Kusur; dosyaya kazandırılan kayıtlar ve dinlenen tanık beyanlarından sonra kusur durumuna ilişkin yenide rapor alınmak gerekmiş bu kapsamda alınan ve mahkememizce uygun bulunup benimsenen 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının kendi can emniyetinin kollama hususunda yolun karşısına geçerken taşıt yolunu kontrol etmekte ihmal gösterdiği, motorlu taşıtların ilk geçiş hakkı kuralını ihlal ettiği, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve yaya hareketlerini düzenleyen kurallara aykırı şekilde hareket ettiği, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu bulunduğu, plakası tespit edilemeyen motosikletin kimliği meçhul sürücüsünün ise yerleşim yeri içinden geçmesi nedeniyle hız sınırlamasına tabi, yoğun yaya hareketliliği bulunan ve yaya girişlerinin pek muhtemel bulunduğu bir yolda, kontrollü seviyede bir hızla seyretmesi gerektiği, ayrıca yola doğru gelişebilecek hatalı yaya hareketlerine karşı hazırlıklı bulunup zamanında etkili tedbir alması gerektiği, seyir sırasında dikkatli ve tedbirli olması gerektiği ancak bu hususlara riayet etmediği, olay yeri şartlarına göre yüksek seviyede bir hızla motosikleti sevk ve idare ettiği, bu şekilde hızını mevcut şartalar uygun olarak ayarlamadığı, bu hatalı sevk ve idaresinin olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar 21/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen olayda davacının %75, kimliği meçhul plakalı tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiş ise de söz konusu rapor alındıktan sonra dinlenen tanıkların bulunduğu ayrıca olay anına ilişkin kamera kaydının da dosyaya kazandırıldığı, bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla en son alınan 14/10/2025 tarihli rapora itibar etmek gerekmiştir. Meydana gelen kaza sonucunda, davacı yaya ...'ın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp .... Üst Kurul tarafından düzenlenen 20/10/2020-... Karar sayılı raporuna göre; tüm vücut engellilik oranın % 12 olduğu ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin 9 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır.
Yukarıda alınan kusur durumu ve maluliyet durumu dikkate alınarak düzenlenen ve mahkememizce de uygun bulunup benimsenen 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının; plakası tespit edilemeyen motosikletin kimliği belirsiz sürücüsünün kusuruna (%40) isabet eden sürekli iş göremezlik zararının 650.603,41-TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının ise 9.709,85-TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen rücuya tabi geçici iş göremezlik ödemesinin 3.936,20-TL olduğu, bu halde geçici iş göremezlik zararının da 5.773,65-TL olduğu, davacının davayı başlangıçta 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı istemi ile açtığı ve istinaf mahkemesinin kaldırma kararından önce yapılan yargılama kapsamında 25/05/2021 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini arttırarak 5.311,87-TL ye, sürekli iş göremezlik talebini de arttırarak 85.257,25-TL ye çıkardığı, olay tarihi itibariyle teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, davalının kazaya karışan aracın plakasının ve sürücüsünün kimliğinin tespit edilememesi nedeniyle bu zarar kalemlerinden sorumlu olduğu, mahkememizce evvelce verilen kararın her iki tarafça istinaf edildiği, bu halde evvelce yapılan hesaplamanın rapor düzenleme tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının farazi olarak hesaplandığı, yerleşik yargıtay uygulaması da dikkate alındığından bilinen bir dönem varken farazi hesaplamaya göre karar verilmesinin mümkün olmadığı, evvelce verilen karar kapsamında alınan rapor tarihinden sonra davacının gelir durumunun değiştiği, dolayısıyla güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiği, bu nedenle 14/10/2025 tarihli raporda rapor tarihi itibariyle geçerli verilere göre yapılan hesaplamanın uygun olduğu, asıl davanın rapora esas veriler yürürlükte iken karar aşamasına geldiği, ancak davacı taraf evvelce talep arttırım dilekçesi sunduğundan bakiye zararı yönünden ek dava açma yoluna gittiği ve bu kapsamda mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile bakiye 239.430,88-TL sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davayı açtığı, birleşen dava yönünden dilekçeler aşamasının tamamlanması esnasında rapora esas alınan verilen güncelliğini yitirdiği ancak davacı vekilinin 24/02/2026 tarihli celsede dosyanın bu haliyle karara bağlanmasını talep ettiği, yeniden rapor alınması talebinin bulunmadığı anlaşılmakla alınan raporun hükme esas alınması gerekmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında asıl ve birleşen dava yönünden taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek her iki davanın kabulüne karar vermek gerekmiş uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Gerekçesi yazılacak kararda izah edileceği üzere;
1.ASIL DAVANIN KABULÜ İLE; 85.257,25 TL sürekli iş göremezlik ve 5.311,87 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 90.569,12 TL maddi tazminatın asıl dava tarihi olan 07/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/876 Esas dosyası yönünden DAVANIN KABULÜ İLE; 239.430,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Asıl davada alınması gerekli 6.186,77-TL ilam harcından 344,90-TL peşin/tamamlama harcının mahsubu ile 5.841,88-TL eksik ilam harcının davalıdan alınarak hazine gelir kaydına, (mahkememizin 06/12/2021 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davalıdan tahsiline karar verilen 5.841,88-TL ilam harcı davalıdan tahsil edilmiş ise yeniden alınmasına yer olmadığına)
4.Asıl davada davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı ve 344,90-TL peşin harç, 441,00-TL vekalet harcı ve 7.093,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.914,80-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6.Birleşen davada alınması gerekli 16.355,52-TL ilam harcından 817,78-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 15.537,74-TL ilam harcının davalıdan alınarak hazine gelir kaydına,
7.Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ve 817,78-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.433,18-TL yargılama giderinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9.Mahkememiz dosyasında 08/07/2025 tarihli ara karar gereği Adli yardım kararı kapsamında suçüstü ödeneğinden karşılanan 16.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 150,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 16.150,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
10.Davalı tarafından yapılan bir yargılama giderinin kendisi üzerine bırakılmasına,
11.Yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 24/02/2026 .
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA