4. Hukuk Dairesi 2024/13343 E. , 2025/13852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada davacıların yaralandıklarını ve malul kaldıklarını, tedavi giderlerinin davacılar tarafından karşılandığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ... için 107.078,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2015 tarih, 2013/8 Esas-2015/10 Karar sayılı hükmü ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 107.078,79 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline; davalı ... yargılama sırasında öldüğü ve mirasçılarına karşı davaya devam edilmediğinden bu davalı yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 10.10.2016 gün ve 2015/7568 Esas-2016/8743 Karar sayılı ilamıyla "...Somut olayda, davacı ...'nin yaralanma nedeniyle tedavisinin devam etiği iddia edilmiştir. Bu durumda mahkemece, yaralanmanın niteliği de dikkate alınarak, davacıya ait tüm tedavi evrakları ilgili yerlerden getirtilmeli; gerekirse Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili bölümlerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle, davacının tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği, zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği tespit edilerek, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi... mahkemece, davacı ...'nin elde ettiği gelirin net şekilde saptanması bakımından, davacının halihazırda bir yerde çalışıp çalışmadığının 1 tespit edilmesi, çalışıyorsa çalıştığı işyerinden ve gerekirse SGK'dan ne zaman çalışmaya başladığının araştırılması, gelire ve ödemelere ilişkin belgelerin getirtilmesi, bu suretle tespit edilen gelire göre zararın hesaplanması; davacı herhangi bir yerde çalışmıyorsa okuldan mezun olma tarihi de gözetilerek mesleğine göre ne kadar sürede iş bulabileceği, yapabileceği işe göre ne kadar ücret alacağı belirlendikten sonra; daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi.." gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile davacı ... için 107.078,79 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2005 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, takdir edilen maddi, manevi tazminat miktarlarının son derece fahiş olduğunu, tazminat hesabında esas alınan gelirin hatalı belirlendiğini, davacının kaza tarihinde çalışmadığını, halen dahi işsiz olduğunu, davacının üniversite mezunu olması nedeniyle mezun olduğu bölüme göre iş bulacağı varsayımı ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, asgari ücretle dahi iş bulamayan çok sayıda üniversite mezunu olduğunu, yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan indirim şeklinin de hatalı olduğunu, ödeme tarihi itibariyle zarar hesabı yapılarak yapılan ödemenin zararı hangi oranda karşıladığı belirlenerek o oranda tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
trafik kazası nedeniyle bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kararı ile kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekili, meydana gelen kazada davacılardan ...'nun yaralandığını ve iş gücü kaybına uğradığını, tedavi giderlerinin de davacı tarafından karşılandığını açıklayıp dava dilekçesi ile 12.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 107.078,79 TL'ye yükseltmiş, davalı ... vekilince ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı definde bulunulmuştur.
Mahkemece zamanaşımı defi konusunda yapılan incelemede, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi açısından davacının tedavisinin sonuçlanma tarihinin ... Üniversitesi Rektörlüğü Adli Rapor Birimi ekinde mevcut raporlarda Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığınca 31.10.2006 tarihinde, hastanın ortodontik tedavisinin ise 2008 yılında sona erdiği tespit edilmiş, ceza yargılamasına konu olay nedeniyle tabi olduğu zamanaşımının ceza zamanaşımı olduğundan, kazanın 5237 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra gerçekleştiği, ceza zamanaşımı dikkate alındığında ıslah talebinin süresinde yapıldığı gerekçesiyle zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Somut olayda kaza 11.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş, dava 08.03.2006 tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi 29.09.2014 tarihinde dosyaya sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından ... maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş 2 bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (Hukuk Genel Kurulu (HGK)’nun 10.10.2001 tarihli ve 2001/19-652 Esas, 2001/705 Karar sayılı ve 16.04.2008 tarihli ve 2008/4-326 Esas, 2008/325 Karar sayılı ilâmları).
Bazı hâllerde zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hâl ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir.
Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Bu hâlde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlar (HGK’nın, 15.11.2000 tarihli ve 2000/21-1609 Esas, 2000/1699 Karar;
4.Hukuk Dairesinin 13.05.1980 tarihli ve 1980/3493 Esas, 1980/6206 Karar sayılı; 26.01.1987 tarihli ve 1986/7532 Esas, 1987/485 Karar sayılı ilâmları).
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durumun sona ermesinden itibaren zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekir. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin zamanaşımı tarihinin başlangıç tarihinin tespiti açısından önemlidir.
Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda davacının tedavilerinin ne zaman tamamen sona erdiği konusunda alınan raporlarda davacının en son tedavisinin 2008 yılında sona erdiği belirlenmiştir. Buna göre eldeki davada ıslah dilekçesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1 inci maddesi uyarınca tedavinin tamamlandığı tarihten itibaren 2 yıl, aynı Kanun'un 109/2 nci maddesi uyarınca olay tarihinden itibaren 8 yıl ve her halükarda 10 yıl içinde sunulması gerekmektedir.
Somut olay bakımından değerlendirilecek olursa ıslah dilekçesinin 11.06.2005 olay tarihinden itibaren işleyen 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımının son günü olan 11.06.2013 tarihinden ve tedavilerin bittiği 2008 tarihinden itibaren KTK 109/1 inci maddesi uyarınca 2010 tarihinden sonra 29.09.2014 tarihinde yani zamanaşımı süresi dolduktan sonra verildiği anlaşılmakla ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.