5. Ceza Dairesi 2024/7265 E. , 2025/13248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.
İlk Derece Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2018/171 Esas, 2022/964 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereği sanığın yüklenen suçtan beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf
Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde 06.03.2024 tarihli ve 2023/858 Esas, 2024/664 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümleri kaldırılarak sanığın tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 221 tam gün karşılığı 4.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Faiz karşılığı borç para vermemiş olan sanığın mağdurlara altın satışı yapmış olması nedeni ile hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Kararın verildiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken 10.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Takdiri indirim neticesinde sonuç adli para cezasının "4.420 TL" yerine "4.4420 TL" olarak belirlenmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/164 Esas ve 2015/460 ve Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/215 Esas ve 2016/251 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması hususunda mahallinde her zaman ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2025 tarihinde karar verildi.