Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

4. Hukuk Dairesi         2025/6954 E.  ,  2025/13374 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/44 E., 2023/47 K.
SAYISI: 2022/İHK-67197
SAYISI: K-2022/267269

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile davacının yolcusu olduğu motosikletin çarpışmasıyla oluşan 06.10.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.001,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 330.671,89 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre kazanın tek taraflı olduğunu, sürücü ifadeleri dışında plakası tespit edilemeyen aracın varlığını gösterir delil bulunmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,65 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeni ile müterafik kusurunun olduğunu, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı şirketin kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 264.537,51 TL tazminatın 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacıya 01.04.2022 tarihinde 65.195,00 TL ödeme yapılmış olması nedeni ile sorumluluklarının kalmadığını, hesaplamada TRH Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı iddia edilen trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası şöyledir; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” şeklinde olup bu düzenleme gereğince sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.

Somut olayda; davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü tarafından aynı olay nedeni ile davalı ... aleyhine Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada plakası belirlenemeyen aracın varlığı ispat edilemediğinden ret kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, bu davanın da genel yetkili mahkemece çözülmesi gerektiğinden 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ondördüncü fıkrası gereğince el çekme kararı verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

01.10.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu,

Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin itirazının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği, sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle el çekme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir.

Davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü tarafından davalı ... aleyhine daha önce Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/377 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat için talepte bulunulmuş, bu davanın reddine karar verilmiş ve karar henüz kesinleşmemiştir. Eldeki dava ise, motosiklette yolcu olan davacı tarafından açılmış olup mahkemeye intikal eden davadaki davacı taraf ile eldeki davada davacı taraf farklıdır. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunmadığı açıktır. Eldeki davanın tarafları arasında ve eldeki davaya konu edilen alacak kalemleri bakımından kesin hüküm bulunmadığı gibi mahkemede derdest bir dava da bulunmamaktadır.

Mahkemedeki davanın taraflarının farklı olması nedeniyle, davacının davalı ...'na karşı açtığı dava ile ilgili İtiraz Hakem Heyeti kararının esasının incelenmesi ile karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 5684 sayılı Kanun'un 30/14 üncü maddesi gereği el çekme kararı verilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog