5. Ceza Dairesi 2024/7277 E. , 2025/13272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A.Bozma
Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafii ile katılan kooperatif vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.10.2023 tarihli ve 2020/3618 Esas, 2023/9466 sayılı Kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2024 tarihli ve 2023/355 Esas, 2024/180 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1, 62/1, 53/1-5. madde ve fıkraları uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı dosya kapsamında sanık hakkında verilmiş ve daha önce kesinleşmiş ceza miktarı mahsup edilerek neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, gerekçesiz olarak teşdit uygulandığına ve sair nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar aynı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, kooperatif denetçisi veya yöneticisi olmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.