Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/9108 E.  ,  2025/16084 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/262 E., 2025/82 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işveren ...Konutları 458 86... -14-16-16 Blokları Yöneticiliğine ait iş yeri işçilerinden Kurum sigortalısı ...’ün 09.04.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda malül kaldığını; Kurum tarafından malül sigortalıya yapılan masraf ve ödemelerden oluşan Kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli 2013/1205 Esas, 2015/470 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.02.2018 tarihli, 2017/5502 Esas, 2018/1024 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin olayın iş kazası olmadığına ve yasal dayanağının bulunmadığına yönelik savunması nazara alınarak, meydana gelen kazanın 506 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hususunun tespitine yönelik sigortalı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun hasım olduğu bir tespit davası açmak üzere davalı vekiline süre verilerek davalı vekilinin açacağı davanın sonucuna göre Mahkemece bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurum denetmen raporu uyarınca davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece olayın iş kazası olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.

Bozma sonrası yargılamada, eldeki dava davalıları olan ..., ..., ... ile ...Konutları 45886 Ada, 13,14,15,16 Bloklar Yöneticiliği tarafından, davalı ...'ün 09.04.2008 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olmadığının ve davalıların ...'ün işvereni olmadığının tespiti talebiyle açılan davada, ...

13.İş Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli, 2019/2 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ün 09.04.2008 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine, davalı ...'ün davacılar nezdinde hizmet akdiyle çalışmadığının tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 10. HD'nin 11.09.2024 tarih, 2024/7176 Esas ve 2024/8451 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, Mahkemece iş bu dava yönünden, dava dışı ...'ün 09.04.2008 tarihinde davacılar nezdinde iş akdi ile çalışmadığının kesinleşen Mahkeme ilamı uyarınca tespit edildiği gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki; “ ...İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Kanun'da, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücûan tazminat davalarında uygulanmasına imkan veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu olarak davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi olduğu belirgindir. 506 sayılı Kanun'un 26/2. maddesine göre, işkazası veya meslek hastalığı 3. bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir. Anılan madde kast/kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, hükme dayanak alınan kusur oran ve aidiyetlerinin maddî olayla uyum içinde olması gerekir.

Bozmada, eldeki dava davalılarının işveren olarak kabul edilip edilmediklerinin tespiti açısından, tespit davasının açılması, sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilmişse de, kesinleşen Mahkeme kararı uyarınca davalıların 506 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi kapsamında işveren olarak sorumlulukların bulunmadığı açık olmakla birlikte, yukarıda izah edilen 506 sayılı Kanun'un 26/2. maddesi kapsamında 3. kişi olup olmadıkları yönünde Mahkemece değerlendirme yapılmadan, bu noktada kusur sorumluluklarının olup olmadığı irdelenmeden, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, davalıların 506 sayılı Kanun'un 26/2. maddesi gereğince, 3. Kişi olarak sorumluluklarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı irdelemenin yapıldığı ehil bilirkişi heyetinden yeniden rapor rapor alınmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog