10. Hukuk Dairesi 2025/12320 E. , 2025/16130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının 2...9 SSK sicil numarası ile davalı ... Bakanlığına bağlı ... ve ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde Halı usta öğreticisi olarak çalıştığını ve halen ... Halk Eğitim Merkezinde çalışmaya devam ettiğini, davacının tam gün ve kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmalarının eksik bildirildiğini, davacının 15.03.1996 tarihinde işe girişinin yapıldığını, çalışmaların 30 gün üzerinden bildirilmesi gerekirken eksik bildirim yapıldığını, 2008/11.ayında 30 gün yatırılan primin ardından 2008/12. ayında 22, 2009/2. ayında 28, 09.03.2008 tarihinde çıkışı verilen davacının Mart ayında 8 gün olması gerekirken sadece 2 gün bildirildiğini, davacının davalı MEB’e bağlı Halk Eğitim Merkezlerindeki çalışmalarının tespiti ile SGK kayıtlarının buna göre düzeltilmesi gerektiğini, bu sebeple MEB’e bağlı ... ve ... Halk Eğitim Merkezlerinde çalıştığı dönemlerde çalışmalarının tam aylar için 30 gün tamamlayan aylar için ise bittiği döneme kadar kesintisiz sürdüğünün tespiti ile buna aykırı Kurum kayıtlarının tashihine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı MEB vekili cevap dilekçesinde özetle; görev yönündeki itirazları ile usta öğreticilerin tam zamanlı çalışmalarının kabulünün mümkün olmadığını, bu hususun METK ve yönetmelikte ayrıntılı düzenlendiğini, çalışılmayan saatlerin dikkate alınmadığını, idarenin de bu şekilde uygulama yaptığını, davacının çalışmalarının ve primlerinin eksik bildirildiği iddiasının doğru olmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 657 sayılı Kanun'un 89. maddesine göre eğitim kurumlarında ücret ile ek ders verilebileceğini, 1739 sayılı Kanun'un 47. maddesinde geçici veya sürekli olarak usta öğreticilerin görevlendirilebileceğini, Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik 5. maddesinde ek ders ücretli usta öğreticilere 657 sayılı Kanun'un 89. maddesinin uygulanacağının, 4857 sayılı Kanun uyarınca usta öğreticilerin işçi olarak kabulü gerektiğinin, 1475 sayılı Kanun'un 61. maddesi 1 günlük çalışmanın 7,5 saat olduğunu, 63. maddesinde 1 haftalık çalışmanın 45 saat olduğunun, usta öğreticilerin part-time suretiyle çalışan kimseler olduğunu, usta öğreticilerin 5510/4-a bendi uyarınca sigortalı olduklarını, 5510/80. maddesi uyarınca usta öğreticilerin prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla 1 takvim yılı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplamının prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağını, bulunacak miktarın 30 günü aşması halinde 30 gün, tam sayıdan sonraki küsuratların dikkate alınmayacağının düzenlendiğini, buna göre MEB’e bağlı usta öğreticilerin part-time çalışmalarının günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu tam çalışmaların tam gün olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davacının davacının reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2013 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ... bünyesinde 15.03.1996 – 09.03.2009 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, ...İnceleme konusu olayda, davacının davalı iş yerlerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerlerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olunca, sadece tanık beyanları dikkate alınarak karar verilemeyeceğinden dolayı, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı iş yerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlemek için davalı iş yerlerinden davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, dosyada bulunan diğer belgeler ile birlikte değerlendirilmek ve davacıya yapılan maaş ödemelerinin yapılan bildirimleri uygun olup olmadığını, yapılan ödemeliren hangi döneme ait olduğunu belirlemek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işverenler nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı iş yerlerine hasredip etmediği saptanmalı, puantaj kayıtları dışına çıkılamayacağı göz önünde bulundurularak ve daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işverenler nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekmektedir, gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 2002/1. dönem = 16 gün,2002/2. dönem = 52 gün ,2002/3. dönem = 40 gün, 2003/1. dönem = 43 gün, 2003/2. dönem = 3 gün olmak üzere davacının davalı ... bünyesinde toplam 154 günlük çalışmasının SGK’ya eksik bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. ...’e ..., ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Eldeki davada ise Mahkemece verilen ilk karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir.
2.Öncelikle Mahkemece 2003/1 dönem yönünden kabul edilen 43 günlük süreye ilişkin olarak bu kabul edilen sürenin Kurumca davalı tarafa yazılan 27.08.2013 tarihli yazı ile ek 4 aylık dönem bordrosunun verilmesi ile hizmet verildiği anlaşıldığından bu dönem (43 günlük) davanın konusuz kalıp kalmadığı eğerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3.Dosya kapsamında, kabulüne karar verilen 2002/1,2,3 ve 2003/2 dönemler yönünden inceleme ve araştırma yetersizdir.
Mahkemece yapılacak iş, bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere “puantaj kayıtları dışına çıkılamayacağı göz önünde bulundurularak ve daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işverenler nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekmektedir." şeklindeki bozmanın aksine, tanık beyanı ile tam gün çalışma kabulü ile hesaplama yapılarak eksik gün tespiti yapılması hatalıdır. Mahkemece, 2002/1,2002/2,2002/3 ve 2003/2 dönem yönünden puantaj kayıtları getirtilip eksik bildirim bulunup bulunmadığının tespitinden sonra 7.5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.