5. Ceza Dairesi 2024/10892 E. , 2025/13286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.
İlk Derece Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/316 Esas, 2022/84 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2022/2509 Esas, 2024/579 sayılı Kararı ile katılanın ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Katılanın Temyiz İstemi
Sanıkla dava açması için anlaştığına, bu hususta noter aracılığı ile vekaletname vererek mahkeme masraflarını verdiğine ve sanık tarafından daha sonra istenilen bilirkişi ücretini de verdiğine, sanığın yargı yolunda tereddüt yaşadığına, buna rağmen süreleri dikkate almadan vekalet tarihinden 9 ay sonra adli yargıda dava açtığına, mahkemece idari yargının görevli olması nedeniyle davasının reddedildiğine, davanın 60 günlük idari yargı süresinde açılmış olması halinde hak kaybına uğramayacağına, sanık hakkında kanuna aykırı olarak beraat kararı verildiğine ve sair hususlara ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Katılan ile sanık arasındaki whatsapp yazışmalarında katılanın sürekli davanın açılmasını istemesine rağmen dokuz ay gibi bir süre geçtikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmasının ve yargı yolunun yanlış seçilmesi nedeniyle davanın reddedilerek katılanın maddi ve manevi tazminat taleplerinin yargı konusu yapılmamasına, dolayısıyla zarar görmesine sebebiyet verdiği, avukat olan sanığın bu sonuçları öngörememesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğine, sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan ve ... Bakanlığı aleyhine tazminat davası açmak üzere ... Noterliğince düzenlenen 21.05.2018 tarihli ve 1427 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenen sanığın, yaklaşık 9 ay gecikmeli olarak Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/48 Esasına kayden 27.02.2019 tarihinde açtığı dava sonucunda, davanın idari yargı kolunda görülmesi gerektiğinden bahisle usulden reddine karar verilmesi üzerine, katılan tarafından Sakarya 2. İdare Mahkemesine açılan davanın 60 günlük dava açma süresinden sonra 27.02.2019 tarihinde adli yargıda dava açıldığından bahisle reddedildiği anlaşılmakla, sanığın yasal süresinden sonra dava açarak süre yönünden reddine sebebiyet vermek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirmeler neticesinde verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.