10. Hukuk Dairesi 2025/15409 E. , 2025/16170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 01.10.2013 tarihinde başlamak sureti ile 2013 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2014 yılı Ocak, Şubat, Mart tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak tam gün ve sürekli olarak çalıştığını, ancak sigortasının tüm ayı kapsayacak şekilde yatırılmadığından bahisle bildirim yapılmayan sürelere ilişkin hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, ücretli öğretmenin girdiği ders saati ile sınırlı olacak şekilde kısmi zamanlı olarak çalıştığını, kadrolu öğretmen ile ücretli öğretmenin görev ve sorumluluklarının farklı olduğunu, ücretli öğretmenin nöbet tutmadığını, idareci olmadığını, ders dışında etkinlik yapmadığını, davacının bir aylık ders saatinin mevzuatın gerektirdiği şekilde hesaplandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili, davanın ispatlanamaması halinde reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli kararı ile toplanan kanıtlara dayanılarak; davacının çalışmasının tam süreli iş sözleşmesi olarak nitelenemeyeceği, ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, 5510 sayılı Yasa'nın 80/h maddesi uyarınca toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanması gerektiği, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışma gün sayısının, aylık çalışma saati karşılığında aldığı ücretin 1 gün =7,5 saat kuralına göre bölünmesi ile bulunan değerden az olmadığı, bu hali ile eksik bir bildirimin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince , ".. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2013/10 ayı ila 2014/3. aylar arasında geçen bir kısım çalışmasının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinden 30 günün altında Kuruma bildirildiği, puantaj kayıtlarının gönderildiği, yine ek ders ücret bordrolarının 2013/10. ay ve sonrasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeleri, ek ders ücret bordrolarını, atama kararlarını, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtlarını getirtmek, davacının ücretinin aylık olarak her ay aynı ücret şeklinde mi aldığı, yoksa her ay girdiği ders saatine göre değişen bir ücret mi aldığını sormak, davacının hangi sıfatla istihdam edildiğini sormak, davacının vekil öğretmen olarak mı ücretle öğretmen olarak mı çalıştığını netleştirmek, Milli Eğitim Bakanlığından davacı ile aynı konumda olan kadrolu sınıf/branş öğretmeninin bir günde ve haftada kaç saat derse girmesi gerektiğini sormak, davacının günlük girdiği ders saatini belirleyerek bununla karşılaştırmak, Milli Eğitim Bakanlığından ihtilaflı dönemde çalışmanın geçtiği okulda kadrolu olarak çalışan öğretmen, müdür, müdür yardımcılarının listesini istemek ve bunların arasından re'sen seçilecek tanıkların beyanlarına başvurmak, davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmesi halinde uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle eksik prim gün sayısını belirlemek, 5510 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Yasa'nın 80/j hükmüne göre değerlendirme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan araştırmalar neticesinde davacının her gün günde 6 saat ve haftada 30 saat derse girdiği, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından davacı ile aynı konumda bulunan öğretmenlerin de haftada 30 saat derse girdiklerinin belirtildiği, buna göre davacının kendisi ile aynı konumda bulunan kadrolu öğretmenler ile aynı şekilde derse girerek okulda mesaisini tamamladığı anlaşıldığından davacının çalıştığı süre içerisinde ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının kabul edilmesi gerektiği, davacının çalışma saatine bakılmaksızın davacının işe başlama ve bitiş tarihleri (01/10/2013-11/03/2014) dikkate alınarak hizmet tespiti tam gün esası ile belirlenerek davacının 2013 yılı Ekim ayı 17 gün, Kasım ayı 13 gün, Aralık ayı 14 gün, 2014 yılı Ocak ayı 18 gün, Şubat ayı 19 gün ve Mart ayı 7 gün eksik yatırıldığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde 2013-2014 yılları arası yapmış olduğu çalışmasına karşılık mevcut İstinaf Kararı doğrultusunda tam gün esası ile yapılan hesaplamada eksik bildirilen prim gün sayısının toplam 88 gün olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.