10. Hukuk Dairesi 2025/9093 E. , 2025/16176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından bahisle kesilerek 01.04.2010-16.12.2010 tarihleri arasında yapılan ödemelerin borç çıkarıldığını, hatalı işlemin düzeltilmesi için Kuruma yapılan başvuruya cevap verilmemekle birlikte ...
9.İcra Müdürlüğünün 2011/963 sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri ile 5.346,48 TL yersiz ödemenin iadesinin talep edildiğini; ölüm aylığının hukuka aykırı olarak kesilmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek ölüm aylığının kesilmesine ve 01.04.2010-16.12.2010 tarihleri arasında yapılan ödemelerin iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığın 16.12.2010 tarihinden itibaren yeniden bağlanarak aylıklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI ...
11.İş Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2011/686 E., 2014/937 K. sayılı kararı ile davacı tanıklarının davacının eşinden boşandıktan sonra çocuklarıyla birlikte başka bir yere taşındığını söyledikleri, denetmence beyanı alınan ...'ın mahkemedeki tanıklığında yurt dışında yaşadığını, bu nedenle ilgililerle fazla görüşmediğini, ilgililerin ... Mahallesindeki gecekondu evde 16 yıl beraber oturduğunu, 3 yıl önce oturdukları evin müteahhide verildiğini ve yerine apartman yapıldığını, apartman yapıldıktan sonra ilgililerin orada hiç oturmadığını, memurlar geldiğinde davacı ile kardeşinin resmîyette boşandığını öğrendiğini, boşandıklarını bilmediğine dair tutanağı imzaladığını belirttiği, Kurum görevlisi tarafından düzenlenen tutanakta sözü edilen 20 numaralı dairede oturan kişinin açık kimliğinin tespit edilemediği, celbedilen kayıtlara göre davacının 12.08.2010 tarihinden itibaren yerleşim yerinin ...Mahallesi; boşandığı eşinin yerleşim yerinin ise 28.08.2012 tarihinden itibaren Mamak ... Mahallesi olduğu, öncesinde eski evinde ve akrabalarının yanında kaldığının tanıklarca ifade edildiği, davacı ve boşandığı eşinin seçim kayıtlarındaki adreslerinin de farklı olduğu ve farklı yerlerde oy kullandıkları, oturduğu eve ilişkin aidat makbuzu ve sabit telefon faturaları sunan davacının tahsis talebinde bildirdiği ve Kurum görevlilerince eski eşin akrabalarının oturduğu belirtilen adreste ödeme emrinin davacının akrabası olan kişiye tebliğ edildiği, bu itibarla davalı Kurumca yapılan araştırmanın yüzeysel olduğu, Mahkemece yapılan ayrıntılı araştırma sonucunda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 28.05.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 16.01.2015 tarihli ve 2014/25045 E., 2015/486 K. sayılı karar ile davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak uyuşmazlık konusu dönem (01.04.2010-16.12.2010 ) belirtilmek suretiyle bu döneme ilişkin olarak ilgili muhtarlıktan ikâmetgâh senetleri elde edilmesi, Kurum görevlisi tarafından yapılan soruşturmada ifadesine başvurulan ...'ın Mahkemeye çağrılarak somut olayla ilgili bilgisine başvurulması, eski eşin seçimlerde nerede oy kullandığı ve seçmen bilgi sistemindeki adresinin neresi olduğunun araştırılması, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adreslerinin dikkate alınması, banka hesabının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, anılan mahallelerde görev yapmış ve yapmakta olan muhtar ve azalardan uyuşmazlık konusu dönem hakkında kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulması, davacı ve boşandığı eşinin medula sisteminde kayıtlı adreslerinin araştırılması, böylelikle boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar ...
11.İş Mahkemesinin 08.09.2016 tarihli ve 2015/356 E., 2016/576 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda önceki gerekçeye ilaveten bozma ilamı doğrultusunda tanık olarak bilgisine başvurulan ...'ın Kurum görevlilerinin ...'ın orada oturup oturmadığını sorduğunu, kendisinin de orada oturduğunu söylediğini, eşi ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığını belirttiği, davalı Kurum elemanları tarafından düzenlenen belgede bu tanığın imzasının olmadığı, yine tanık olarak dinlenen mahalle muhtarları ve azalarının davacıyı ve boşandığı eşini tanımadıklarını beyan ettikleri, davacının 18.11.2010 tarihinde Özel ...Hastanesindeki tedavisi sırasında bildirdiği adresinin ... Mahallesi ... Sk. No: 4/11 ... olduğu, eski eşin çalıştığı Çankaya Belediye Başkanlığı kayıtlarındaki adresinin ise ... ... Mahallesi 21. Sokak No: 16 ve Keçiören ... Mahallesi 1580/1 Sokak No: 17; maaşını aldığı banka şubesindeki adreslerinin de ... Mahallesi 20. Sokak No: 16 ve ... Belediyesi ... Caddesi No: 47 olduğu, bozma ilamı gereğince yapılan araştırma ve alınan tanık beyanlarının da davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı kanaatini oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 08.09.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 25.09.2017 tarihli ve 2017/3185 E., 2017/6050 K. sayılı kararı ile "...Somut davada; bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma ilamı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmüştür. Zira, boşanılan eşe ait uyuşmazlık dönemine ilişkin (01.04.2010-16.12.2010) muhtarlıktan ikametgah senedinin temin edilmediği, davacı ve boşandığı eşine ait GSM operatörlerinden adres araştırması yapılmadığı, davacının su aboneliğinin, davacı ve boşandığı eşine ait doğalgaz aboneliklerinin araştırılmadığı, dosyada mevcut kolluk araştırmalarının yetersiz olduğu, hangi tarihler arasına ilişkin araştırma yapıldığı hususunun cevabi yazılarda belirtilmediği gibi bilgilerine başvurulan kişilerin isim ve imzalarının alınmadığı, kurum denetmen raporunun düzenlendiği ... Mahallesi 1580 Sk.1/17 ... ... adresinden ve dosyada mevcut seçim ve nüfus kayıtları ile diğer gelen cevabi yazılardaki diğer adreslerden kolluk araştırması yaptırılmadığı, dinlenen tanıklar ... ve ...'ın beyanları arasında çelişki bulunduğu bu çelişkinin giderilmediği anlaşılmakla, belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle ve bu tür davalarda kurum denetmen raporunun aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu hususu da gözetilerek, uyuşmazlık döneminde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır….” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Direnme Kararı: ...
11. İş Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/673 E., 2018/195 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeye ilaveten yapılabilecek tüm araştırmaların yapıldığı, toplanan deliller kapsamında davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığı kanaatine ulaşıldığı belirtilerek direnme kararı verilmiştir.
E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Tarafından Verilen Bozma Kararı
Mahkemenin 11.04.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 15.06.2022 tarihli ve 2019/10-499 E., 2022/949 K. sayılı karar ile "Mahkemece ilk bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada getirtilen mernis kayıtlarına göre davacının 2007 yılından 21.10.2008 tarihine kadar olan dönemdeki adresinin ... Mah. 243 Sok. ... Blok No: 9/6 .../...; 21.10.2008-12.08.2010 tarihleri arasında ... Mah. ... Sok. ... Apt. No: 35/14 .../..., 12.08.2010 tarihinden sonraki dönemde ...Mah.
497.Sok. No:26/25 .../...; eski eşin adresinin 28.08.2012 tarihi itibariyle ... Mah. ... Cad. ... Blok No: 3 İç Kapı No: 1 Mamak/... olduğu, seçim sisteminde eski eşin 08.04.2010 tarihindeki adresinin ... Mah. ... Sok. No: 35/34; 03.10.2010 tarihli seçimdeki adresinin ... Mah. 1580/1 Sok. No:16; 21.09.2011 tarihindeki adresinin ... Mah. 1826 Sok. ... Sitesi ... No: 7/2 Yenimahalle olarak göründüğü, davacının ise 12.06.2011 tarihindeki seçime ilişkin adresinin ...Mah. 497 Sok. No: 26/25 Mamak/... olarak kayıtlı bulunduğu, davacının bu adresinden yapılan kolluk araştırmasında davacının çocukları ile birlikte oturduğu, eski eşin ikâmet etmediği; ... Mah. 1580 Sok. No: 1/20 Keçiören adresinde yapılan kolluk araştırmasında ise davacının muhtarlıkta kaydının olmadığı, çevreden tanıyan ve bilenin bulunmadığının belirtildiği, davacı yönünden ...Mah. 497 Sok. No: 26/25 Mamak/... adresi için elektrik, su ve telefon aboneliği araştırması yapıldığı, davacı tanıkları ..., ... ve aynı zamanda Kurum görevlisi tarafından yapılan soruşturmada bilgisine başvurulan ...'ın beyanlarının alındığı, eski eşin yengesi olan tanık ...'ın 21.02.2012 tarihli duruşmada davacının eşinden boşandıktan sonra ayrı eve taşındığını, eski eşin 6 aydan beri kendisinin yanında kaldığını; tanık ...'ın boşandıktan sonra davacının ayrı eve çıktığını, eski eşin ayrıldıklarından beri yengesinin evinde yaşamaya başladığını; tanık ...'ın ise davacı ve kardeşinin boşandığını bilmediğine dair tutanağı imzaladığını, yurt dışında yaşaması nedeniyle taraflarla pek görüşmediğini ve evlerine gidip gelmediğini beyan ettiği, ilk bozma kararına uyularak yapılan yargılamada ise ..., ... ve ...Mahallerinin muhtarları ile azalarının beyanlarının alındığı, ayrıca tutanak tanığı ...'ın bilgisine başvurulduğu, bu tanığın Kurumdan gelen memurların eski eş ...'ın orada oturup oturmadığını sorduklarını, kendisinin de oturduğunu söylediğini, davacı ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığını belirttiği, ... Belediyesinden eski eşin işyerine bildirdiği adresler ile maaşını aldığı bankada kayıtlı adreslerinin sorulduğu, yine medula kayıtlarının istendiği, medula kayıtlarında davacı ve eski eşe ait adres bilgisi bulunmadığının bildirildiği, davacının ...Hastanesi kayıtlarındaki adresinin ... Mah. ... Sok. No: 4/11 ... olarak göründüğü, ödeme emrinin ... Mah.
4.Cad. No: 132/11 ... adresinde ...imzasına tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
42.Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; bozma ilamına uyulmasına rağmen davacının eski eşine ait uyuşmazlık dönemine ilişkin (01.04.2010-16.12.2010) muhtarlıktan ikâmetgâh senedinin getirtilmediği, davacı ve eski eşe ait GSM operatörlerinden abonelik ve adres araştırması yapılmadığı; davacı adına su, davacı ve eski eş adına doğalgaz aboneliği bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, yapılan kolluk araştırmalarının yetersiz olduğu gibi hangi tarihler arasına ilişkin araştırma yapıldığının tutanaklarda belirtilmediği, kollukça bilgisine başvurulan kişilerin isim ve imzalarının alınmadığı, Kurum görevlisi tarafından araştırma yapılan ... Mah. 1580/1 Sok. No: 17 Keçiören adresi ile dosyada mevcut seçim ve nüfus kayıtları ile gelen cevabi yazılarda belirtilen adreslerden kolluk araştırması yapılmadığı, tanıklar ... ile ...'ın beyanları arasında çelişki bulunduğu hâlde bu çelişkinin giderilmediği görülmüş olup mahkemece sözü edilen bu eksiklikler giderildikten sonra bu tür davalarda Kurum görevlisi tarafından düzenlenen raporunun aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğu hususu da gözetilerek uyuşmazlık konusu dönem itibariyle boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip karar verilmesi gerektiği, bu nedenle kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığı sonucuna varılmıştır.
43.Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay HGK kararı sonrasında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davacının ölen babası ...'dan dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ve yersiz ödeme iddiası ile 01.01.2010-16.10.2010 tarihleri arasında yapılan ödemenin iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacıya 16.10.2010 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlanarak hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde "Somut dosya kapsamında davanın açıldığı yıl olan 2011 yılından itibaren etraflıca araştırma yapılmış, Kurumca tespit yapılan adresin yakınındaki binalarda oturan kişilerin tespiti ile tanık olarak bilgilerine başvurulmuştur. Kurum görevlisi tarafından araştırma yapılan ... Mah. 1580/1 Sok. No: 17 Keçiören adresi ile dosyada mevcut seçim ve nüfus kayıtları ile gelen cevabi yazılarda belirtilen adreslerden kolluk araştırması yapılmış, tanıklar dinlenmiş; uyuşmazlık konusu dönem itibariyle boşanılan eşle davacının açıkça eylemli olarak birlikte yaşama olgusunu ispata yarayan bir bilgi ya da belgeye ulaşılamamıştır. Tüm bu nedenlerle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin 2. Fıkrası gerekçesinde de yer alan hakkın açıkça kötüye kullanıldığını ispata yarayan bir delil bulunmadığından davanın kabulüne karar verildiği" belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, Kurum işlemi mevzuata uygun olduğundan haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerektiğini, hükmün faiz yönünden de hatalı olduğunu, ayrıca Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediği göz ardı edilerek aleyhe yargılama giderlerine, yargılama gideri adı altında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine yönelik tesis edilen Kurum işlemin iptali ile yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.