T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu --- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasına, borçlular tarafından sunulan borca itiraz dilekçesinin haksız ve alacağın tahsilini önlemeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin, ---- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ve zeyilnamesi ile ------ şasi numaralı ------ plakalı aracı, 06.08.2021 - 06.08.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortaladığını, dava dilekçesi ekinde sunulan anlaşmalı trafik kazası tespit tutanağına göre; 07.06.2022 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı aracıyla ------- istikametinde seyir halindeyken kendi ifadelerine göre aniden sol şeride manevra yapması sonucunda solunda bulunan sigortalı ------ plakalı aracı sıkıştırdığını ve sigortalı aracın bariyerlere çarptığını, işbu kazanın oluşumunda; kaza/olay tutanağına göre; davalı ------ sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, davalı ---- bu aracın sürücüsü diğer davalı ------ ise aracın kaza tarihindeki işleteni olduğunu, maddi hasar ile sonuçlanan işbu kaza sonucu aracın tamir edilmesi için ödemeler yapılmış olup toplamda 82.687,40-TL tutarında hasar ödemesi yapıldığını, anılan ödeme ile müvekkili şirketin, Türk Ticaret Kanununun 147. Maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, dava dilekçesine ekli ödeme dekontları ve faturalara istinaden anılan ödeme ve temlikname ile müvekkili şirketin, Türk Ticaret Kanununun 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, dava öncesi KTK.nun 97 Maddesi uyarınca davalılara ait aracın trafik (ZMSS) sigortacısı ----- başvuru yapıldığını ancak kaza tarihindeki poliçe limitleri uyarınca 50.000,00-TL rücu ödemesinin talep edildiğini ancak aynı kazaya ilişkin değer kaybı başvurusu bulunduğundan ödemenin yapılmadığını, ödenen tutarın trafik poliçesi limitinin üstünde kalan 32.687,40-TL ---- plakalı aracın İMM sigortacısı ------ tahsil edildiğini, bu sebeple bakiye kalan ve trafik poliçesi teminat limiti tutarı 50.000,00-TL hasar tutarı davalılardan talep edildiğini, alacağa ilişkin olarak başlattığımız --- İcra Müdürlüğü------. numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlular tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, elle tutulur bir sebep gösterilmeksizin, borca, faizine ve tüm fer’ilerine itiraz edilmiş olmasının hukuken korunamayacağını, tüm bu nedenlerle; müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile borçluların ----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazların iptalini ve takibin aynen devamını, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını somutlaştırmadığını, davacı tarafın KTK.nun 97. Maddesi uyarınca müvekkili şirkete müracaat ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın, dilekçe içeriğinde, dava konusu araç için değer kaybı ödemesi yapılmadığını iddia etmiş ise de cevap dilekçesi ekinde sunulan Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27.04.2023 tarih, ---- sayılı kararında görüleceği üzere, davacı sigortalısı ------ değer kaybı ödemesinin yapıldığını, (Ek: hakem heyeti kararı ve ödeme dekontu). karar içeriğinde de belirtildiği üzere, müvekkili şirketin maddi tazminat üst sınırının 50.000,00-TL olduğunu, Hakem Heyeti dosyasından alınan rapora istinaden poliçe limiti ile sınırılı olarak yapılan ödeme ile müvekkili şirketin limitinin tükendiğini, bu nedenle davacının davasının reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; usul ve/veya esas sebepleri bakımından davanın reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalılar ---- ve ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalılar ---- ve ----- davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 07.06.2022 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde Kasko poliçesi kaspamında sigortalı ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMM sigortalısı olup davalı----- ait, davalı --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumu, kaza sonucunda davacı araçta hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davacının sigortalısına halef olup olmadığı, halef ise sigortalısına ödediği bedeli davalılardan rücuen talep edip edemeyeceğine ilişkindir. ---- plakalı araç davacı sigorta şirketi tarafından ------poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 06.08.2021 tarihi ile 06.08.2022 tarihi arasında sigortalanmıştır. ----plakalı araç davalı ---- Şirketi tarafından ------ poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 23.03.2022 tarihi ile 23.03.2023 tarihi arasında sigortalanmıştır. Kaza tarihinde araç başına 50.000,00 TL maddi zarar teminatı bulunmaktadır.
Davacı tarafından davalılar aleyhine ----. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyasında 50.000,00 TL asıl alacak ve 1.319,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.319,18 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalı ----- vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği, davalı ---- borca, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, yetkili icra dairesinin ----- İcra Dairesi olduğunu belirttiği, davalı ---- vekilinin borca ve ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği ancak itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesini belirtmemesi sebebiyle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan araç malikinin adresinin ----- olduğu, davacı sigorta şirketinin davacının haklarına halef olması sebebiyle somut davada sigortalının yerine geçtiği, sigortalının (zarar görenin) yerleşim yeri adresinin (------) mahkememiz yargı çevresinde yer aldığı, 6100 sayılı HMK madde 16'ya göre haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, buna göre mahkememizin yetkili mahkeme olduğu anlaşıldığından davalı------ icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigorta Genel Şartlarının teminatın kapsamını belirlenen A.1. maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında aracı ani ve harici etkiler sonucunda sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisime çarpması ... gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır.TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Davanın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketine, araç malikine ve araç sürücüsüne karşı açılması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı,
TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Dava konusu kaza sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından, kasko sigortalısı-----plakalı araç için 82.687,40 TL ödeme yapılmıştır.
07.06.2022 günü saat 06:02 sıralarında sürücü ----, yönetimindeki ----- plakalı araç ile ---- ili, ---- semtinde ---- yanyolda ilerlerken sağ tarafından gelen sürücü ---- yönetimindeki - plakalı araç ---- plakalı aracın şeridine geçerek ---- plakalı aracı sıkıştırması ve ------ plakalı aracın bariyerlere çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacı tarafından sigortalanan araçtaki hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü --- %100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sigortalanan ----- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı tarafından sigortalanan ---- plakalı araçta meydana gelen KDV dahil 69.878,01 TL hasar bedeli olduğu belirtilmiştir.
Kazanın meydana gelme şekli, davacı tarafından sigortalanan araçta meydana gelen hasara ilişkin fotoğraflar, eksper raporu, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ----- %100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sigortalanan ---- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı tarafından sigortalanan------ plakalı araçta meydana gelen KDV dahil 69.878,01 TL hasar bedeli olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından sigortalanan araç maliki tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27.04.2023 tarih, ---- sayılı kararına göre davacı sigortalısı ------- değer kaybı talebinde bulunduğu, tahkim süreci devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından davacı sigortalısına 50.000,00 TL değer kaybı ödemesinde bulunulduğu, buna göre davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin tükendiği ve davalının sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmıştır. Davacının talep edebileceği hasar bedelinin 69.878,01 TL olduğu, dava dilekçesinde belirtildiği üzere 32.687,40 TL'nin ---- plakalı aracın İMM sigortacısı ---- tahsil edildiği, davacının talep edebileceği bakiye zararın 37.190,61 TL asıl alacak olduğu sonucuna varılmıştır. Davalılar ---- ve -/----- yönünden, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Buna göre, davacının davalılar-- ve ----- takip tarihi itibariyle 37.190,61 TL asıl alacak ve 981,22 TL faiz alacağı olduğu anlaşılmıştır.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Davacının alacağının belirli olmadığı, alacağın yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirli hale geldiği, buna göre alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1.Davalı ---- Şirketi'ne yöneltilen davanın reddine,
2.Davalılar --- ve ---- yöneltilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine;
A)----- İcra Dairesi'nin --- esas sayılı dosyasına davalılar ---- ve ------ yaptıkları itirazların kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 37.190,61 TL asıl alacak ve 981,22 TL faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, B) İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 2.607,52-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 619,81-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 256,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.731,11-TL'nin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan toplam 876,41-TL peşin harcın davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 191,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 968,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.775,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı ve Arabuluculuk Kanununun 18/A (11) Maddesi gereğince; 6.527,25-TL'nin davalılar ---- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.124,07-TL'nin davalı --- alınarak davacıya verilmesine, artan 1.124,08-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı ------- Şirketi tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin Arabuluculuk Kanununun 18/A (11) Maddesi gereğince; 43,75-TL'nin davalı ----, 43,75-TL'nin davacıdan alınarak davalı ---- Şirketi'ne verilmesine,
7.Davalılar---- ve ------ tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 38.171,83-TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9.Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ------- Şirketi lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin Arabuluculuk Kanununun 18/A (11) Maddesi gereğince; 22.500,00-TL'nin davalı ------, 22.500,00-TL'nin davacıdan alınarak davalı --- Şirketi'ne verilmesine,
10.Davalılar ---- ve ------ karar tarihinde kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranı ve Arabuluculuk Kanununun 18/A (11) Maddesi gereğince; 3.495,92-TL'nin davalılar------ müştereken ve müteselsilen, 602,04-TL'nin davalı -----, 602,04-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.