10. Hukuk Dairesi 2025/9289 E. , 2025/17448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalılardan ... Telekomünikasyon A.Ş., ... Mühendislik Enerji Telekomünikasyon İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in, davalı ...'nun verici istasyonunun elektrik hattının yenilenmesi işinde alt işveren davalı ... Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti.'de elektrik işçisi olarak çalışmakta iken 12.12.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazadan sonra davacının günlerce yoğun bakımda kaldığını, kollarında, bacaklarında ve belinde kırıklar meydana geldiğini, başını çarpması nedeniyle de konuşmasında güçlük oluştuğunu, işbu kaza nedeniyle uğradığı zararların tazmini için işverenler aleyhine Adana 5. İş Mahkemesinin 2011/434 E. sayılı dosyasında maddi manevi tazminat davası açıldığını, bu dosyada ATK 3. İhtisas Kurulu Başkanlığından alınan raporda davacının %45,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirtildiğini, aynı dosyadan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan raporda maluliyet oranının ise %35,2 olarak belirtildiğini, Seyhan Sosyal Güvenlik Merkezince ... Hastanesi Sağlık Kurulundan alınan raporda ise sürekli iş göremezlik derecesinin %19,50 oranında olduğunu ve SGK tarafından da bu oran kabul edilerek davacıya gelir ve aylık bağlandığını, ilgili Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda da davacının %45,2 oranında güç kaybı olduğunun kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine bozulduğunu ve dosyanın bozma sonrası aynı Mahkemenin 2019/446 E. sırasına kaydedildiğini, Mahkeme tarafından dosyada bulunan Yüksek Sağlık Kurulu raporları ile ATK 3. İhtisas raporu arasında çelişkinin giderilmesi için dosyanın bozma ilamı uyarınca ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiğini, Kurulca davacının %43,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiğini, Mahkeme tarafından davacıya kesinleşen bu oran üzerinden gelir bağlanması için Kuruma başvuru için süre verildiğini ve yapılan başvuru sonrasında davalı Kurum tarafından verilen cevapta ... Hastanesinden alınan Kurum Sağlık Kurulu kararına göre gelir ve aylık bağlandığından ATK raporuna göre işlem yapılamadığının belirtildiğini, ancak davacının geçirmiş olduğu iş kazasındaki maluliyet oranının ATK 2. Üst Kurulunun raporu ile kesinleşmiş olduğunu ileri sürerek, davacıya kesinleşen %43,2 maluliyeti oranına ilk peşin sermaye değerinin tespiti ile tespit edilecek ilk peşin sermaye değerinin evvelce yapılan ödemenin mahsubu ile ödenmesine, kesinleşen bu orana göre 01.01.2009 tarihinden itibaren iş göremezlik gelirinin bağlanmasına, birikmiş aylık farklarının da hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun gerçekleştirdiği işlemin hukuka uygun olduğunu, yasal koşulların olayda gerçekleşmemiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın dayanağı olan ve halen derdest olan Adana 5. İş Mahkemesi dosyasındaki dava dilekçesi içeriği ve yine bu dosyadan verilen karar içeriğine göre davacının davalılardan ... Ltd. Şti'nin çalışanı olduğunu, davacının davalı ile arasında hizmet sözleşmesi mevcut olmayıp davacının davalı şirketin çalışanı olmadığını, davalı şirketin GSM Baz İstasyonu montaj, işletme bakım işini anahtar teslimi ... Sistem Çözümleri Tic. ve Servis Ltd. Şti.'ye devrettiğini, davalı şirketin insiyatifi dışında ... ... Ltd. Şti ve ... Mühendislik Sn. Ve Tic. A. Ş.'ye devirler gerçekleştirildiğini, bu şirketler ile davalı şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde alt işveren asıl işveren ilişkisinin ne zaman kurulacağı ve asıl işverenin hangi durumlarda işçilere karşı sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, Adana 5. İş Mahkemesi dosyasında mevcut ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda ... Ltd Şti'nin %60, davacının %40 kusurlu olduğunun, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2012/673 talimat sayılı dosyasından düzenlenen kusur raporunda ise davalı şirketin kusurunun bulunmadığının, ... Mühendislik firmasının %30, ... ... Ltd. Şti.'nin %50, davacı işçinin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın oluşumunda davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... Mühendislik Enerji Telekomünikasyon İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yapılan işin ... tarafından ... firmasına, ... firması tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... Elektrik firmasına anahtar teslimi verildiğini, davalı şirket ile ... şirketi arasında yapılan 20.11.2007 tarihli protokolü de dilekçe ekinde sunduklarını, bu protokol hükümleri dikkate alındığında da iş güvenliği yükümlülüklerinin ... Şirketine ait olduğunu, dolayısıyla davalı şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı işçinin kendi kusurlu hareketleriyle kazaya sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 12.12.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 01.01.2009 tarihinden itibaren % 43,2 olduğunun tespitine,
2.Davacı tarafın gelirin peşin sermaye değerinin tespiti ve aylık farkının hüküm altına alınması talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, Adana 5. İş Mahkemesinin 2011/424 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sigortalı hakkında ilk olarak düzenlenen 11.03.2011 tarihli Kurum Sağlık Kurulu Kararı ile sürekli iş göremezlik oranının %35,2 olarak tespit edildiği, bu orana itiraz edilmesi üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca 23.07.2014 tarih ve 56/8953 sayılı rapor ile daimi maluliyet oranının yine %35,2 olarak belirlendiği, bu rapora da itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.04.2013 tarihli raporda sigortalının maluliyet oranının %45,2 olarak hesaplandığı, bu oran üzerinden verilen kararın Yargıtay 21. HD'sinin 04.03.2019 tarih ve 2018/865-2019/1524 E.K. sayılı kararı ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sigortalının maluliyet oranının kesinleştirilmesi için bozulmasına karar verildiği, Mahkemece çelişki üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderildiği ve bu Kurul tarafından düzenlenen 04.06.2020 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %43,2 olarak belirlendiği, buna göre Mahkemece sürekli iş göremezlik oranın tespitine dair bu hususta yapılan tespitin yerinde olduğu, ancak, dosya kapsamında alınan son rapora göre davacının 12.12.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 12.12.2008 tarihinden itibaren %43,2 olduğunun anlaşılmasına rağmen, Mahkemece bu hususta yanılgılı tespit ile 01.01.2009 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik oranının %43,2 olarak karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının 12.12.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 12.12.2008 tarihinden itibaren %43,2 olduğunun tespitine, davacı tarafın gelirin peşin sermaye değerinin tespiti ve aylık farkının hüküm altına alınması talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 29.04.2025 tarihli ek kararla muhtıra tebliğine rağmen verilen kesin süre içinde temyiz harç ve giderlerini yatırmayan davalı ... Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin temyiz başvurusunun HMK.'nın 344. md. uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gelirin peşin sermaye değerinin tespiti ve aylık farkının hüküm altına alınması taleplerinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davalılardan ... Ltd. Şti'nin çalışanı olan davacının davalı ile arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının davalı şirketin çalışanı olmadığını, davalı şirketin GSM Baz İstasyonu montaj, işletme bakım işini anahtar teslimi ... Sistem Çözümleri Tic. ve Servis Ltd. Şti.'ye devrettiğini, davalı şirketin insiyatifi dışında ... ... Ltd. Şti ve ... Mühendislik Sn. ve Tic. A. Ş.'ye devirler gerçekleştirildiğini, bu şirketler ile davalı şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, 4857 sayılı İş Kanun'un 2. maddesinde alt işveren asıl işveren ilişkisinin ne zaman kurulacağı ve asıl işverenin hangi durumlarda işçilere karşı sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, Adana 5. İş Mahkemesi dosyasında mevcut ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunda ... Ltd Şti'nin %60, davacının %40 kusurlu olduğunun, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2012/673 talimat sayılı dosyasından düzenlenen kusur raporunda ise davalı şirketin kusurunun bulunmadığının, ... Mühendislik firmasının %30, ... ... Ltd. Şti.'nin %50, davacı işçinin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın oluşumunda davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... Mühendislik Enerji Telekomünikasyon İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı işçinin kendi kusurlu hareketleriyle kazaya sebebiyet verdiğini, eksik inceleme ile düzenlenen Adli Tıp İkinci Üst Kurul raporunu ve rapor içeriğindeki tespitleri kabul etmediklerini, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile belirlenecek oran üzerinden gelir bağlanmasına ve birikmiş fark aylıkların tahsili istemlerine ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı, davalılardan ... Telekomünikasyon A.Ş., ... Mühendislik Enerji Telekomünikasyon İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile Kurum vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dosya kapsamına göre, davacının 12.12.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve fark gelirin bağlanması için işbu davanın açıldığı, Kurum Sağlık Kurulu'nun 11.03.2011 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranının %35,2 olarak belirlendiği, belirlenen bu oran üzerinden davacıya 01.01.2009 tarihinde gelir bağlandığı, iş kazasına dayalı açılan maddi ve manevi tazminat davasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 19.04.2013 tarihli raporunda sürekli iş göremezlik oranının %45,2 olarak mütalaa edildiği, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 23.07.2014 tarihli raporunda iş göremezlik oranının %35,2 olarak tespit edildiği, Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 19.04.2013 tarihli raporu esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik oranının %45,2 olduğunun kabulüne dair verilen kararın (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarih ve 2018/865 - 2019/1524 E.K. sayılı kararı ile, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sigortalının maluliyet oranının kesinleştirilmesi için bozulduğu, bozma sonrası Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 04.06.2020 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %43,2 olarak belirlendiği, Mahkemece davacıya kesinleşen bu oran üzerinden gelir bağlanması için davalı Kuruma başvuru için süre verildiği, Kurumca ... ve Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Kurum Sağlık Kurulu kararına göre gelir ve aylık bağlandığından Adli Tıp Kurumu raporuna göre işlem yapılamadığının belirtildiği, işbu davada alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 31.03.2022 tarihli raporunda ise davacının 12.12.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 11.03.2011 tarihli Kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 12.12.2008’den itibaren vertebra kırığı, talus ve medial malleol kırıklarına neden olan yaralanması sonucu oluşan arızalar sebebiyle 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği “tesisat işçisi” olduğu bildirilmekle, meslek grup numarası 11 (onbir) alınarak, E cetveline göre %43.2 (yüzdekırküçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına dair mütalaası esas alınarak hüküm kurulduğu, fark iş göremezlik gelirinin de kararın kesinleşmesinden sonra Kurum tarafından belirlenmesi gerekeceğinden, bu talep yönünden hukuki yararın bulunmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
3.Mahkemenin sürekli iş göremezlik oranı tespitine ilişkin hükmü yerinde görülmekle birlikte, fark iş göremezlik gelirine yönelik değerlendirmesi isabetsiz bulunmuştur.
4.Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun kararı gereğince gelir bağlanmasını isteyen davacıya, Adli Tıp Kurumu raporuna göre işlem yapılamadığından bahisle %43,2 oranı üzerinden gelir bağlamayı reddeden Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit olmakla, kendisine %35,2 üzerinden gelir bağlanan davacının %43,2 oranı üzerinden gelir bağlanması gerektiğinin tespiti ve fark gelirlerin istenmesi konusunda hukuki yararının olduğu belirgindir.
5.Şu halde, 01.01.2009 tarihinden itibaren %43,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden davacıya gelir bağlanması gerektiği ile fark gelirlerin de 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gözetilerek faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.