T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ili ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... ... bir otel yaptırdığını, bu otelin yapım aşaması devam ederken kriz geldiği için Dolar - Euro kurlarındaki dalgalanmalar sebebi ile döviz 2-3 kat artmış, inşaat maliyeti de bu kapsamda 2-3 kat arttığını, bu nedenle müvekkilinin borçlanma zarureti doğduğunu, müvekkili otel inşaatını borçlanarak kendi maddi imkanları ile bitirdiğini, ancak daha sonra da borçlarını ödemekte zorlandığını, müvekkili şirketin borçlarından dolayı ... müvekkili hakkkında icra takibine geçtiğini, ayrıca 120 tane işçi de toplu olarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, bu icra takipleri neticesinde müvekkili şirketin otelinin cebri icra ile satılması yerine işletilerek borçların ödenmesi hem müvekkili şirketin hem alacaklılarının menfaatine olduğundan, haciz baskısını da atlatmak için söz konusu taşınmazı inançlı işlem ile davalıya devrettiğini, müvekkili şirket, davalı ... ... Şti ile inanç sözleşmesi ile imzalayarak ... Mah. deki taşınmazın herhangi bir bedel almadan davalı şirkete devredilmesi konusunda anlaştıklarını, taşınmazın inanç sözleşmesi ile ... ...'a devredilmesinin sebebi şirketi temsilcisi ... ...'a olan güven olduğunu, müvekkilinin en büyük alacaklısı ... AŞ müvekkili ile ... tarihinde Borç Tasfiye Sözleşmesi imzaladığını, ...'ın taşınmaz üzerindeki ek ipotek talebi öncelikle sözleşmede görüldüğü üzere davalı şirket tarafından öncelikle çekincesiz kabul edilmiş, daha sonra da ...'ın müracaatıyla hazıranan ipotek belgelerinin imzası aşamasında davalı şirket yetkilileri önce "tamam imzalayalım" derken, daha sonra değişik bahanelerle imza atmaktan imtina ettiklerini, imza atmamasının sebebi imza atıldığı taktirde tüm problemler çözülüp müvekkilinin tapuyu iade alma hakkı doğacak ve davalının da tapuyu iade vermesi gerekmesinden kaynaklı olduğunu, bu nedenle davalı şirket müvekkili zora sokmak ve kendisine çıkar ve menfaat sağlamak için imza atmaktan kaçındığını, inançlı işleme konu taşınmaz, devredildikten sonra müvekkilinin alacaklıları, davalı tarafa devredilen otele haciz için gitmişler ve yukarıda bahsi geçen inanç sözleşmesini dosyaya sunarak haciz işlemi yapmışlardır. Bunun üzerine davalı şirket yetkilisi ... ..., sanki söz konusu inanç sözleşmesinden hiç haberi yokmuş gibi müvekkil şirket yetkililerinin, kendisinin imzasını taklit ederek inanç sözleşmesi oluşturduklarını, özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerini belirterek savcılığa şikayette bulunulduğunu ve iddianamenin kabulü ile birlikte Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../...
E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, açıklanan nedenlerle davalı şirkete kayyum(temsilci) atanarak dava konusu otelin işletmesinin kayyuma(temsilci) verilmesini, mahkemenin takdir edileceği üzere ihtiyati tedbir kararı hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından bahisle verilebileceğini, somut olayda dava devam ederken davalı taraf kötü niyetini göstermeye devam edecek ve otelin işletmesinden elde edilen gelirleri kendi menfaatine kullanacağını, bu nedenle dava devam ederken davalı şirkete otel işletmesi ile ilgili sınırlı olmak üzere kayyım(temsilci) atanmasını, otelin işletmesinden doğan tüm iş ve eylemlerde kayyıma(temsilci) yetki verilmesini, otelin işletmesinden doğan gelirlerin belirli bir banka hesabında biriktirilmesine, elde edilecek gelirin haklılığın ortaya çıkacağında dava sonucunda müvekkiline ödenmesine ve bu şekilde davalı şirkete kayyum(temsilci) atanmasını talep etmiştir.
Dava; alacak istemine ilişkin olup, talep davalı şirketin inançlı işlemle devraldığı iddia edilen otelin dava tarihinden sonraki kazancının davalı şirkete, bu otel yönetimi ile sınırlı kayyım tayin edilerek, kayyım tarafından otel gelirinin temini ve davacıya ödenmesine ilişkindir. Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas .../... sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../...Esas .../... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı şirket temsilcisi ... ...'ın ... tarihli dilekçesinde özetle; davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda işlem yapılmasını beyan etmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı;
310.maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2.Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
6.Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/03/2026 Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır