T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2021 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile müvekkili arasında imzalanan temizlik hizmetlerine yönelik hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçinin iş akdinin feshi sonrası açılan dava neticesinde ... İş Mahkemesinin .../......Esas, .../... Karar sayılı ilamına konu işçi alacakları sebebiyle müvekkilinin icra takip dosyasına 37.457,15 TL ödeme yaptığını belirterek yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı itirazı ile birlikte çalışanın müvekkili şirkette çalıştığı süre ve ücretle sorumluluğu bulunduğunu dikkate alınmasını, işçilik ücretlerinden müvekkilinin sorumluluğuna dair sözleşmede hüküm bulunmadığını, iş akdinin anlaşma ve işçinin hak ve ücretleri ödenerek sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca 11.057,85 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik kısmen kabul kararı verilmiştir. Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki olguları tekrarla yerel mahkemece ileri sürelen gerekçe ve hukuki dayanaklar dikkate alınmaksızın yalnızca bilirkişi raporuna göre değerlendirme yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf ve istinafa karşı cevap dilekçesi ile; dava dışı işçi ile iş akdinin düzenlenen protokol uyarınca anlaşmalı, hak ve ücretleri ödenerek sona erdirildiğini, müvekkilin davaya dayanak ilamda ihbar olunan olarak yer aldığını, davacı yanca bu yönlü itirazlar ve zamanaşımı itirazının yapılmaması sebebiyle ilama konu yüksek ücretlerin tespit edildiğini, davacının kendi kusurundan yararlandırılmaması gerektiğini, kıdem tazminatı için hak edişlerden kesinti yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, mahkeme ilamına istinaden dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı ile davalı şirket arasında "Temizlik Hizmetleri Satınalma Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçi ... ... tarafından Aksaray İş Mahkemesinde açılan işçilik alacaklarına dayalı dava nedeniyle mahkemece verilen 2015/419 Esas, 2017/16 Karar sayılı kesinleşen ilama istinaden davacı üst işveren tarafından icra takibi kapsamında 37.457,15 TL ödeme yapıldığı, eldeki dava ile bu miktarın davalıdan tahsilinin talep edildiği, yerel mahkemece, davalının bilirkişi raporu ile belirlenen miktarla sorumluluğu bulunduğu gerekesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçiye mahkeme ilamına istinaden ödenen işçi alacaklarından davalının sorumluluğunun varlığı ile miktarına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi nedeniyle, davacı ve davalı şirket arasında asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 9/2, 14.1.5 maddesi uyarınca davalı/alt işverenin ödenen işçi alacaklarından sorumludur.
Öte yandan, işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Bu kapsamda, dosya kapsamındaki deliller, davaya konu mahkeme ilamına konu edilen alacak kalemleri, dava dışı işçinin iş yeri bildirgeleri ve hizmet döküm cetveline göre; alt işveren davalının sorumluluk miktarının yukarıda belirtilen kurallara göre, taraf ve yargı denetime elverişli olarak belirleyen 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporu uyarınca; davalının 11.057,85 TL dava dışı işçiye ödenen miktardan sorumluluğu bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 64. maddesinin atfı uyarınca aynı Kanunun 69/2 maddesi gereği davanın ihbar edildiği davalının rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmeyeceği, ayrıca davalının zamanında ihbar yapılmadığı veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediği ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığı yönlü iddialarının ispat edilmediği anlaşılmakla yerel mahkeme kararına yönelik taraf istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin tarafların davadaki haklılık durumuna göre pay edilerek hazineye irat kaydına dair karar verilmemesi doğru görülmediğinden kararın kamu düzenine ilişkin bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle; tarafların ileri sürdükleri istinaf sebepleri yönünden başvurunun esastan reddine, kararın 6100 sayılı HMK'nın 355 maddesi uyarınca arabuluculuk ücreti nedeniyle kaldırılmasına, söz konusu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığından; istinaf itirazları ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak dairemizce HMK’nın 353/1-b/2 maddesi gereği dava hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
1.Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2....
2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/01/2021 tarih, ... Esas, ... sayılı kararının HMK'nın 355 maddesi gereği KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1-b/2 maddesine göre dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına; a-Davanın KISMEN KABULÜNE, 11.057,85 TL ‘nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 755,36 TL harçtan peşin alınan 588,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 166,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, c-Davacı tarafından yapılan 832,70 TL yargılama giderinin kısmen kabul miktarına göre hesap edilen 247,30 TL'sinin, 588,45 TL peşin harcın, 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 886,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı kendini vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.057,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı kendini vekil ile temsil edildiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 11.057,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f--6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranına göre 389,68 TL'sinin davalıdan, 930,32 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
3.İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları a-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde taraflara iadesine, b-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin tarafların üzerinde bırakılmasına, c-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran taraflara iadesine, d-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
.....
Üye
...
(e-imzalıdır)
.....
Üye
...
(e-imzalıdır)
.....
Katip
...
(e-imzalıdır)