Esas No
E. 2018/731
Karar No
K. 2025/812
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/731 Esas
KARAR NO: 2025/812
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2018
KARAR TARİHİ: 21/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----tarihli dava dilekçesinde: taraflar arasında bayilik faaliyetlerinin koşullarını belirlemek üzere ----tarihli akaryakıt satışı ve------- satışı için bayilik sözleşmeleri akdedildiği; sözleşme sürelerinin 5 yıl olduğu: bayilik sözleşmesinin akdedilmesi aşamasında bayiye yapılacak satış destek prim avansı, ariyet malzeme, skonto ve benzeri yollarla sağlanacak menfaatlerin karşılığında yerine getirilecek ükümlülükler ile bu yükümlülüklere aykırı tutum ve davranışların sonuçlarını belirleyen aahhütnamelerin imzalandığı: davacının bayilik lisanslarını alarak ürün satın almasına lişkin ön koşulların tamamının yerine getirilmesinden sonra beş yıllık bayilik süresi çerisinde tahakkuk edecek satış destek primi alacaklarından mahsup edilmek üzere ---- satış destek primi avansı ödeneceği, --- tarihine kadar davacının ---- bayilik lisanlarımı alarak akaryakıt ve --- aşlanılmadığı takdirde ----- cezai şartın, davacının diğer alacaklarına ilaveten erhangi bir ihtara ve ihbara gerek kalmadan, fiilen ödemenin yapılacağı günkü -----karşılığının ödeneceği, sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı davranılması, ürün alım taahhütlerinin yerine getirilmemesi, 5 yıl içerisinde gerekli ruhsatların alınmaması veya iptal edilmesi, hangi nedenle olursa olsun bayilik sözleşmesinin feshedilmesi, hangi nedenle olursa olsun lisans alınmamasyalınamaması, halinde bütün borçlarını muaccel olacağı ve davacı satış destek prim avansı olarak ödenen toplam tutarın, kıstel yevm dâhil hiçbir indirim yapılmaksızın, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizinin 20 puan üzerindeki ana para faiziyle ve diğer borçlarında vade farkıyla birlikte ödeneceği hükümlerinin---- tarihli Taahhütname'de yer aldığı:davalının imzaladığı taahhütnameye istinaden taahhütler kabul edilerek davalıtarafa ---- satış destek prim avansı ödemesinin yapıldığı; -------- tarihinde davalıya satış destek prim avansının---- ödendiği; ancakdavalı tarafından satış destek prim avansı ----tarihinde davacı şirkete iade edildiği; davalı tarafından davacı şirkete gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarname ile diğer akaryakıt şirketi olan ----sözleşmeleryapılması nedeniyle davacı şirket ile bayilik faaliyetinde bulunulmayacağının ihtar edildiği: sözleşmeden ve taahhütnameden kaynaklanan edimlerini yerine numaralı ihtarnamesiyle cevap verildiği; davalıdan --- cezai şart bedelininve ------ ile kar mahrumiyeti bedelinin ödenmesinin talep edildiği; davalı tarafın davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı öne sürülerek toplamda --- cezai şart bedeli borcunun fiilen ödeneceği günkü --- efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak---- avans faizi borcu ile şimdilik----kâr mahrumiyetinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesi talep edilmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;------tarihli cevap dilekçesindedavalının yıllardır. davaya konu yerde akaryakıt satışı ve bayilik faaliyetinisürdürdüğü; ---- firmasıyla bayilik sözleşmesi imzalayarak başladığı: davalının ----bayilik sözleşmesinin ---- tarihinde bittiği; davalının ---------firmasıyla olan sözleşmesinin devam ettiği ve devam ettiği müddetçe başka bir dağıtım firmasıyla yapılan sözleşmenin geçersiz olacağı hususunun davacı tarafından bilindiği: davacı firmanın, davalı firmaya ulaşarak akaryakıt alımına başlanmasının hızlandırılması ve çalışmaya başlanmasını talep ettiği: bunun üzerine davalının -------yaptığı sözleşmeyi davacı firmaya hatırlattığı: davacınınbuna ilişkin belgeleri talep ettiği; davalının bu belgeleri ve sözleşmeyi davacı tarafa ilettiği: buna rağmen hiçbir sıkıntı olmayacağı taahhüdüyle davacının sözleşmeyi hazırladığı ve davalıya göndererek imzalattığı: davalının --------bitene kadar beklenileceği düşüncesiyle hareket ettiği; davacı tarafın, davalı tarafa imzalattığı sözleşmenin bir nüshasını vermediği; bu yüzden davalı tarafın sözleşmede cezai şart olduğundan habersiz olduğu; bahse konu cezai şart maddesi incelendiğinde sözleşmenin başlama imkansızlığı ve yasal koşullar ile Yargıtay içtihatları nazara alındığında sözleşmenin geçersiz olduğu; davalının satış destek prim avansını almak istemediğini beyan ettiği: hiçbir şekilde paraya dokunmadığı ve parayı iade etmesine rağmen davacının bu paranın faizini haksız olarak istediği öne sürülerek cevap dilekçesinin kabulüne. Cezai şartın hukuka aykırı olduğunun tespitine ve davanın reddine karar verilmesi talepe dilmektedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

-Davacı------ yılı Ticari Defterleri, -Davacı ------tarihli Bayilik Sözleşmesi -Taraflar arasında düzenlenen ------ müddetli bayilik sözleşmesine atıf yapan “Taahhütname” -------- yevmiye ile keşide edilen ihtarname - ------ yevmiye numaralı ihtarname -Bilirkişi Raporları

Mahkememizce alınan ------tarihli raporun sonuç kısmında, "Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler veyürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda:Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibilehine delil kudretine haiz olduğu:Davalı şirket Malatya'da bulunduğundan ticari defter ve kayıtları üzerindeinceleme yapılamadığı;

Davacı tarafından ----ödemenin, davalı tarafından ---- tarihinde yapılan ---- tutarındaki ödeme ile iade edildiği; Taraflar arasında akdedilen ---- tarihli bayilik sözleşmeleri ile aynı tarihlitaahhütnamenin geçerli olduğu,

Dava konusu sözleşmede Petrol Piyasası Kanunu'na aykırılık bulunmadığı,Dava konusu cezai şarta ilişkin hükmün geçerli olduğu, davalının akaryakıt bayisiolduğu da dikkate alındığında kararlaştırılan cezanın BK m. 27'ye aykırı olmadığı----- talebinin ve kararlaştırılan faiz oranının BK. TTKveya 3095 sayılı Kanun'a aykırı olmadığı, davacının davalıdan 27.836.22 TL işlemiş faiz alacağı olduğu,Dava konusu sözleşmenin sürekli nitelikte olması ve ifaya başlanmadansonlandırılmış olması sebebiyle davacının sadece olumsuz zararını isteyebileceği, 5 yıllık kar mahrumiyetinin bu kapsamda olmadığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan --- tarihli raporun sonuç kısmında,"Davalı tarafından, hali hazırda bayisi olduğu dava dışı dağıtım şirketi ile olan bayilik sözleşmesinin feshedildiğine dair ihtarnamenin keşide edilip/ettirilip, ilgili ihtarnamenin tebellüğ edildiğine dair belge görülmeden, davacı ----- tarafından “Bayilik Sözleşmeleri ve Taahhütname” hazırlanıp davalıya imzalatılmasının, genel olarak sektörel teamül ve uygulamada yeri olmadığını, Taraflar arasında 5 yıl süreli olarak düzenlenen işbu akaryakıt ve ---- söz-leşmelerinin yürürlüğe girme başlangıç tarihlerinin olduğu ilgili maddelerin de boş bırakılması ve bununla birlikte yukarıda sektörel inceleme ve değerlendirme kısmındaki diğer tüm açıklamalar bir bütün teşkil etmek üzere, nihai sonuç olarak şbu bayilik sözleşmelerinin sektörel olarak yürürlüğe girmediği" yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan ---- tarihli raporun sonuç kısmında,"1. İddia ve savunma ve önceki raporlara vaki itirazların bağlandığı konulara göre, yukarıda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konularının somut olay özelinde (2) sayılı bentte yapılan incelemesine nazaran, imzalanan sözleşmenin tarafları bağladığı; davalının ---- tarihine kadar ürün alımına başlamaması yanı sıra, başka bayiyle sözleşmeye devam kararı aldığı ihtarı dikkate alındığında, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği sonucuna varıldığı;

2.Sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle davacının müspet zararı kapsamında kar kaybını isteyebileceği ancak yukarıda tanıtılan yüksek yargı uygulamasına nazaran aynı bölgede benzeri bir bayilik tesisi için makul süreyle sınırlı olduğu; heyetimizin sektör bilirkişisi tarafından yapılan ayrık değerlendirmede 3 aylık sürenin belirlendiği; anılan devrede kar kaybı hesabının yapılabilmesi için davalının ---- yılında yaptığı aylık satış miktarlarının, o dönem ticari ilişkisini sürdürdüğü ---celbinden sonra değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağı; 3 Taahhütnameye aykırılık halinde ödenmesi kararlaştırılan cezai şart tutarının -----olduğu; kararlaştırılan cezai şartın davalının iktisaden mahvına neden olup olmayacağı hususunun değerlendirme başlığı altında (3/B-b) sayılı bentte irdelendiği; işaret edilen hususun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; 4Davacının, davalıya gönderdiği satış destek avansı yönünden, davalının iade tarihine nazaran, kararlaştırmadaki akdi faiz oranına göre anapara faiz tutarının önceki raporlarda da ifade edildiği üzere 27.836,22 TL isteyebileceği;

5.Davacının dava tarihinde tüm alacakları için avans faizi yürütülmesi mevcut ise de, cezai şart yönünden yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki karşılığını istediğinden, bu alacağı yönünden 3095 sayılı yasa m.4a hükmü uyarınca kamu bankalarının USD cinsinden vadeli hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranının yürütülmesini isteyebileceği;

6.Heyetimizin sektör bilirkişisi tarafından, akaryakıt piyasası teamülleri veuygulamalarına göre sözleşmenin yürürlüğe girmediği ve geçersiz olduğuna yönelik görüşün 'TMKm.5 hükmü uyarınca “Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğüölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır” düzenlemesi karşısında, aynı Kanunun 1.Maddesinde, yasal düzenleme olan yerde, sektörel uygulama ya da örf ve adet hukukunun uygulanamayacağından, sektör bilirkişisinin bu yöndeki görüşüne iştirak edilmediği; makul süre belirlemesinin ilgili bölümde benimsenerek değerlendirmeye esas alındığı" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan 06/11/2023 tarihli raporun sonuç kısmında, "1. Taraflar arasında ------- parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde) bulunan davalıya ait işletmede -----ve eki buna bağlı ait evrakların sunulduğu,

2.Davacı şirketin ibraz edilen yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu,

HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılan -nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu- ve birbirini teyit eden ticari defterler kayıtlarına göre:

Davacı tarafından davalıya sözleşme kapsamında ödenen ---- ödeme davalı tarafından ---- olarak iade edildiği, Davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunmadığı, nitekim davacı tarafından davalıya ----- tarihinde ---- ödemenin davalının ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu --- tarafından düzenlenen ----tarihinde ---- davacıya havale yolu ile iade edildiği, davacının yukarıdaki ticari kayıtlarında da bunun teyit edildiği, başka bir anlatımla bu hususta bir uyuşmazlığın bulunmadığı,

3.Taraflar arasında 5 yıl süreli Sözleşmesi akdedildiği ilgi hakların “fesih” kullanılmasından yana davacıya ------- yevmiye numaralı ihtarname ile diğer akaryakıt şirketi olan ---- sözleşmeler yapılması nedeniyle davacı şirket ile bayilik faaliyetinde bulunulmayacağının ihtar edildiği taraflar arasındaki sözleşme uyarınca da sözleşmenin feshine yönelik davalı vekilince beyan edilen ticari kaygılar gözetilerek davalının hali hazırda çalıştığı ve dava dışı -----firmasıyla bayilik sözleşmesinin ---- tarihinde bittiği, davalının ----- olan sözleşmesinin devam ettiği ve devam ettiği müddetçe başka bir dağıtım firmasıyla yapılan sözleşmenin geçersiz olacağı hususunun ----- yevmiye numaralı ihtarnameyle belirtilen gerekçeler incelendiğinde FESİHİN HAKSIZ OLARAK yapıldığı ancak “davalı vekilinin beyan ettiği ticari kaygılar ve davacıdan yana talep edilen yeterli desteğin verilmediği” kanaatininse oluştuğu,

4.Ayrıca talep konusu olan kâr mahrumiyeti -----(dava açılış tarihi itibarıyla----- kar mahrumiyeti bedelinin ödenmesinin” ve diğer talep konusu hususların gerekli yeter şartların sağlanmadığı düşünüldüğünde, talebinin yerinde olmadığı,

5.Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve işbu cezai şarta konu Davalı---- tarafından düzenlenen------ yevmiye numaralı ihtarname ve karşılık olarak davacı tarafça düzenlenen ----- numaralı cevabı ihtarnamesi, incelendiğinde davalı vekili yanca beyan edilen cezanın taraflarına ait olmadığı ve bu nedenle para cezasının bedelinin ödenmesinin hukuken mümkün olmadığı taraflar arasındaki sözleşme gereği inceleme konusu CEZAİ BEDELİN ÖDENMESİNDE davalı firmanın özen ve dikkatsizliği ile dava dışı total akaryakıt firması ile nihai sonlanma tamamlanmadan yapılması nedeniyle Davalı---- % 50 oranında kusurlu olduğu,

6.Davacı ------ise kendisine bağlı mudii bayilik oluşturmayı istediği davalıya ait istasyonda bayii yetkili çalışanlarına ve firma yetkililerine meydana gelen cezai olayda yeterli bilgi, talep ve özen konusunda yeterli hassasiyette özellikle bulunmadığı “davalının hali hazırda dava dışı bir akaryakıt ----- firması ile çalıştığı bilindiği halde oluşacak durumun muhasebesi bakımından” nedeniyle Davacı ----- % 50 oranında kusurlu olduğu, cezai şart bedelin yarı yarıya olarak ödenmesinde oluşacak maddi tazminat ve kusur durumunun hukuki mütalaasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı ,

7.Taraflar arasında UYUŞMAZLIK KONUSU OLAYDA özetle: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) 50.000,00 USD (ELLİBİNUSD) bedelinin davalı taraftan davacıya ödenmesi taleplerinde oluşacak maddi tazminat ve kusur durumunun hukuki mütalaasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.

Mahkememizce alınan ------ tarihli raporun sonuç kısmında, "1. Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin --- hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanışonayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,

2.Taraflar arasındaki sözleşmenin geciktirici şarta bağlı olduğu,

3.Davalının geciktirici şartın gerçekleşmesini dürüstlük kuralına aykırı olarak engellemeşeklindeki davranışlarının söz konusu olduğu, bu durum karşısında geciktirici şartıngerçekleşmiş olduğu ve sözleşmenin taraflar arasında yürürlüğe girdiği varsayımına göre muamele etmek gerektiği,

4.Davalının fesih beyanının haksız fesih niteliğinde olduğunun görüldüğü,

5.Haksız feshin sözleşmeyi sona erdirmediği, davalıyı borca aykırı davranan borçlutemerrüdü haline getirdiği,

6.Karşılıklı iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüdü karşısında alacaklının seçimlik haklara sahip olduğu, dava konusu olaydaki davacının müspet zararı seçtiğinin

7.Sözleşmenin davacı tarafından da feshedilmediği, sözleşmenin ayakta olduğu,

8.Sözleşmenin ayakta olması sebebiyle ceza koşulunun da geçerli bir şekilde doğduğu vetalep edilebilir olduğu,

9.Cezai şartın kusurdan ve zarardan bağımsız bir kurum olduğu, kusur ve zarar eksikliğinebinaen azaltmaya gidilemeyeceği,

10.Faiz talebinin, sözleşmenin ortadan kalkmaması nedeniyle, sözleşmeye dayalı bir talepolduğu, önceki bilirkişi raporlarında belirlenen -------- faiz ödeme borcunun isabetlibir hesaplama olduğu sonucuna varıldığı,

11.Kar mahrumiyetinin istenmesi için zararın varlığının ve mktarının ispat edilmesi gerektiğiyine ispat edilen zararın cezai şart ve diğer ödemeler ile karşılanamayan büyüklükteolduğunun ispat edilmesi gerektiği,

12.Kar mahrumiyetinin hesaplanmasında hakimin TBK.m.50/2 hükmünden hareketle takdir yetkisini kullanabileceği.

Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan --- tarihli raporun sonuç kısmında," Davalının ----iadelerini eksiksiz bir şekilde yapmış olması, Davacının cezai şart, faiz ve kâr mahrumiyeti taleplerinin TBK hükümleri ve Yargıtayiçtihatlarına göre geçersiz olması nedenleriyle davalının davacıya karşı herhangi bir ceza koşulu,faiz veya zarar borcu bulunmaması, Bu kararlar ışığında; cezai şart ve kâr mahrumiyeti taleplerinin geçerliliği,çekincebildirilmemesi ve fiili faaliyetin başlamamış olması nedeniyle kararın Sayın mahkemeye ait olmaküzere hak iddia edemeyeceği"Yönünde rapor tanzim edilmiştir. Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı arasında mevcut bulunan bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız nedenle feshedilmesi nedeniyle alacak davasıdır.

Davacı ve davalı arasında sözleşmeye dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında, davacı şirket ve davalı yan arasında Bayilik Sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili; Davalının bayilik sözleşmesini hukuka aykırı bir biçimde feshettiğini ileri sürmektedir.

Davalı vekili; Davacının, müvekkilinin mevcut dağıtım firmasıyla sözleşmesi devam ettiği halde, MK 2. maddeye aykırı şekilde müvekkilini yanıltarak yeni bir sözleşme imzalamaya zorladığını, bu sözleşmenin oldu- bittiye getirilerek imzalatıldığını, bir nüshasının verilmediğini ve cezai şarttan müvekkilinin haberdar edilmediğini, söz konusu cezai şart maddesinin ise, koşullar ve Yargıtay içtihatları dikkate alındığında geçersiz olduğunu” davanın reddini savunmaktadır. Davacı şirket ve davalı yan arasındaki Bayilik Sözleşmesi'nin ------ tarihli olduğu, yine taraflar arasında ---- tarihli Taahhütname'nin akdedildiği görülmüştür.Dava konusu olayda davalı ile dava dışı başka bir şirket arasında ------ tarihinde başlayan 5 yıllık bir akaryakıt bayiliği sözleşmesinin var olduğu görülmektedir. Bu sözleşmenin ---- tarihinde sona ereceğini düşünen davalının, bu kez davacı ile bu sözleşme sona ermeden ---- tarihinde, akaryakıt satışı ve ----- satışı hakkında 5 yıllık sözleşme yapmış olduğu, bu sözleşme ile birlikte tarafların birbirlerine karşı aynı tarihte ayrı bir taahhütname imzalamış oldukları, davalının davacıya karşı işbu taahhütname ile ---- davacının dağıtım lisanslarını almayı ve dağıtıma başlayacağını taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından, davacı şirkete keşide edilen----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, “faaliyete başlanmadığından dolayı sözleşmelerin feshedilmesi, ----firmasının ariyet malzemeleri ve ticari tazminatının tahminin çok üstünde olmasından dolayı maddi tazminat haklarını korumak için ---- etme kararı aldıkları” hususu belirtildiği görülmektedir. Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olduğu, anlaşılmaktadır.Davacının davalıya taahhütnamede anılan avans ödemesi olarak ------ ödemede bulunduğu, davalının bu ödemeyi ----- tarihinde iade ettiği görülmektedir.Davalının, davacı ile sözleşme yapmış olmasına ve ayrıca taahhütte bulunmasına rağmen, dava dışı şirket ile sözleşmesini süresinin sonunda yenilediği, davacının dağıtım lisansını ---almadığı, davacıyla arasındaki sözleşmeyi ---- tarihinde gönderdiği noter ihtarnamesi ile dava dışı şirket ile arasındaki sözleşmede bulunan hükümleri çerçevesinde kendi hayatını etkileyecek ticari kaygıları gerekçesiyle feshettiği, Buna karşılık davacının ise, ----- tarihinde davalıya gönderdiği noter ihtarnamesi ile sözleşmenin kurulduğuna ve gereklerinin yerine getirileceğine inanarak vermiş olduğu avansın kendisine iade edildiğini ancak faizinin iade edilmemesi nedeniyle avans faizinin kendisine ödenmesini, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmede hükme bağlanan cezai şart bedeli olarak ---- fiili ödeme günündeki ------ karşılığının ödenmesini, ayrıca haksız fesih yüzünden uğradığı kar mahrumiyet bedelini talep ettiği görülmektedir.

Dava konusu akaryakıt satış sözleşmesidir. --- düzenlemelerine göre---- sektöründe yer alan bayilerin, tek elden satın alma yükümlülüğü bulunduğu, bir bayiinin lisans süresi içinde bir başka dağıtıcıdan ürün alması yasaklanmıştır.Davalının ise --- tarihinde yapmış olduğu taahhütname ile davacıya karşı --- tarihine kadar ----davacının dağıtım lisanslarını almayı ve dağıtıma başlayacağını taahhüt ettiği, Davalı ile dava dışı başka bir şirket arasında --- tarihinde başlayan 5 yıllık bir akaryakıt bayili ettiği sözleşmesinin süresinin ---- tarihinde sona ereceğinin anlaşıldığı, davalının, davacıya karşı, dava dışı şirket ile arasındaki sözleşmeye --- tarihine kadar sona erdirme ve bu tarihten itibaren artık davacınn bayiliğini yürütme sözü vermiş olduğu,Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmesi, davalının yüklenmiş olduğu borçlarını yerine getirmesine, bu bağlamda ----tarihine kadar dava dışı şirketle arasındaki sözleşmeyi sona erdirmesine, yine bu süre içinde ---- davacının dağıtım ağına dahil olma yolunda lisans almasına bağlanmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin,TBK.m.170 hükmüne göre, geciktirici şarta bağlandığının anlaşıldığı, Geciktirici şartın davalının yerine getirmesi gereken iradi davranışlardan oluştuğu anlaşılmaktadır.

TBK. Madde 170- Bir sözleşmenin hüküm ifade etmesi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bırakılmışsa, sözleşme geciktirici koşula bağlanmış olur. Aksi kararlaştırılmamışsa, geciktirici koşula bağlı sözleşme, ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak hüküm ifade eder”.Geciktirici şartın açık olması gerekli değildir, örtülü şekilde de geciktirici şart anlaşmasının varlığı söz konusu olabilecektir. her iki tarafın da tacir olduğu, her iki tarafın da bu sektörde yer aldığı düşünüldüğünde, dürüstlük kuralının sözleşme içeriğini yorumlaması kuralı çerçevesinde, tarafların sözleşme yaparken bu durumları geciktirici şart olarak öngördüklerinin kabul edildiği, taraflardan biri geciktirici şart olarak belirlenen olguların gerçekleşmesini dürüstlük kuralına aykırı olarak engellemesi halinde, şartın gerçekleştiği varsayılmaktadır. TBK Madde 175- Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır” Davanın iradi şartı gerçekleştirmediği, yani önceki sözleşmesini feshetmediği, davacının bayii olmak için alması gereken lisansı alma yoluna gitmediği, davalının kendisinin hakimiyet sahasında bulunan geciktirici şartın gerçekleşmesini kendi isteğiyle, kendi menfaatlerini düşünerek engelleme niteliğinde olduğu, fesih ihtarının içeriğinde açıklanan kendi menfaatleri karşısında fesih yoluna gitmesi durumundan, görüldüğü, Bu durumun ise, şartın gerçekleşmesini dürüstlük kuralına aykırı şekilde engelleme teşkil ettiği kabul edilmektedir.------ maddeye göre; taşıma, bayilik ve serbest kullanıcı lisansları aşağıdaki hallerde ------kararıyla sona erdirilir. ...1) Lisans verme aşamasında lisansa kayıt edilmiş belirli bir süre içerisinde yerine getirme yükümlülüğünün süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde.davalının üzerine düşen yükümlülük şeklinde beliren yukarıdaki iradi şartı kendi ticari menfaatleri uğruna yerine getirmemesi durumu, geciktirici şartın dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleşmesini engelleme durumuna sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.Kanunda öngörülen şartın gerçekleştiği varsayımının devreye girdiği, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde, taraflar arasındaki sözleşmenin -----tarihinde yürürlüğe girmişçesine hak ve adalet dağıtımına yönelik muamede bulunulması gerektiği,

Davalının ---- tarihinden sonra fesih beyanı gönderdiği, Sözleşmeyi sona erdirme yetkisine haklı sebebi bulunan kişi sahip olacaktır. Sürekli nitelikteki sözleşmelerde, sözleşmenin olağanüstü feshi için gerekli olan haklı sebebin kanundan tanımlanmadığı, haklı sebebin somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği, genel olarak tanımlamak gerekirse, haklı sebep kavramı, sözleşme süresi içerisinde ortaya çıkan bir olay ve vakıanın sonucunda, taraflardan birinin veya ikisinin sözleşmeyle bağlı kalmalarının artık beklenemez olmasıdır.

Haklı sebebe dayanmayan fesih haksız fesih olduğu ve haksız feshin sözleşmeyi sona erdirmeyeceği, haksi halde sözleşme hukukunun temel ilkesi olan ahde vefa ilkesine aykırı olacağı, Haksız fesih üzerine sözleşme sona ermez, haksız fesih yoluna giden taraf, sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmekten kaçınan, borca aykırı davranan, temerrüde düşen borçlu halini alacaktır. Haksız fesih yoluna girerek sözleşmeyi ifa etmeyeceğini ilan eden kişinin bu davranışı, imkansızlık olarak da değerlendirilmeyecektir. imkansızlık objektif olmalıdır. Haksız fesih yoluna giden ve borcunu ifa etmeyeceğini duyuran kişinin tutumunu, öncelenmiş temerrüt hali olarak kabul etmek, ihtar ve süre vermenin faydasız kalacağı durum olarak görmek gerekecektir. Davalının, fesih gerekçesi olarak, önceki dava dışı şirketle olan sözleşmesindeki ağır sözleşme hükümlerine dayanmış olduğu, kendi hayatı bakımından ticari kaygılarını dile getirdiği görüldüğü, Oysaki davalının fesih tarihinden çok önceki bir tarihte, yani davacı ile sözleşme akdederken de, dava dışı şirket ile arasındaki bu gerçekleşmesinden korktuğu sözleşme koşullarının bulunduğu ve buna rağmen davalının davacı ile sözleşme yaptığı ve eski sözleşmeyi sona erdirme sözü verdiği ve bu suretle davacıyı bu sözleşmeyle bağladığı, ayrıca dava konusu sözleşmede ahde vefayı daha da kuvvetlendirmek için cezai şart klozuna da yer verildiği, davacı ile davalının tacir oldukları, bu durum karşısında, tacirler ticari işlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür (TTK.m.18) emrinin gereğine göre davranmasının gerektiği, ticari işleri hakkında yüksek özen derecesinde ihtimam göstererek hareket etmesi gerektiği düşünülünce, ileri sürdüğü bu sebeplerin kendisi için dürüstlük kuralına göre haklı sebep oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle davalının noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi haksız bir şekilde feshetmesi durumu, sözleşmeyi ortadan kaldırmayacağı, davalıyı sözleşmeden doğan borçlarında temerrüde düşüreceği kabul edilmiştir. Borçlu temerrüdü karşısında alacaklı TBK 125. Maddeye göre seçimlik haklara sahiptir

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdeTBK Madde 123- Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.Madde 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur:

1.Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa.

2.Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa.

3.Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa. MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir”. Dava konusu olayda davacının, davalının gönderdiği haksız fesih ihtarnamesine karşı, cevabi olarak aynen ifadan vageçip müspet zararı talep ettiği görülmektedir. Zira burada davacı alacaklı, aynen ifa seçeneğini veya sözleşmeden dönme seçeneğini istememiş, bunların yerine bütün taleplerini paraya dönüştüren seçenek olarak müspet zarar talebinde bulunmuştur. Zira, cezai şart tutarını talep etmiş, ödemiş olduğu avansın faizini talep etmiş, kar mahrumiyetini istemiştir.Dava konusu olayda davacının müspet zarar seçeneğini tercih edebilmesi için davalı borçluya ek süre vermesi gerekmez. Zira davalının içinde bulunduğu hal ve koşullardan ek süre vermenin yararsız kaldığı görülmektedir. Cezai şart, alacaklının hiçbir zararı olmasa veya borçlunun borç ihlali vakıasında kusuru olmasa dahi, talep edilebilen cinsten bir alacaktır. Cezai şart bir tazminat niteliğine sahip değildir. Zira, tazminat ancak zarar varsa ve ispatlanırsa istenebilir. Oysa cezai şart için zararın varlığı gerekli değildir. Cezai şartın sözleşmelere yerleştirilmesinin nedeni, borçlu üzerinde borcunu ifa etme noktasında baskı ve tazyik oluşturma, ahde vefasına riayet etmesini sağlama amacıdır.

TBK.m.Madde 180- Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez”.Cezai şart alacağının doğması için, asıl borcun bulunması ve ihlal edilmiş olması gereklidir. Somut olayda cezai şartın bağlandığı asıl borç bulunmakta ve ihlal edilmiş durumda olduğu, davalı üzerine düşeni kendi ticari kaygılarını düşünerek yerine getirmediği, taraflar arasındaki sözleşmeye, geciktirici şartın gerçekleşmesinin davalı tarafından engellenmesi sebebiyle, yürürlüğe girdiği, varsayımıyla yaklaşılması durumu söz konusu olduğu, özleşmenin geçersiz olması ya da yürürlüğe girmemesi durumu söz konusu olmadığı için, cezai şartın bağlandığı lisans alma borcunun ihlal edilmesi durumu da gerçekleşmiş olduğu davacının cezai şart talep edebileceği, Davalı, sözleşmenin yürürlükte olmaması veya sözleşmenin feshedilmesi yüzünden avans faizi talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayandığını ileri sürdüğü, ancak sözleşmenin yürürlükte olduğu varsayımının geçerli olduğunu kabul edildiğinden ve davalının fesih beyanının da haksız fesih olduğunu, sözleşmeyi ortadan kaldırmadığını, borçlu temerrüdü haline sebebiyet verdiğinden faiz talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayanmadığı, davacının avans ödeme borcunun sözleşmeden doğduğu ve davacının avans ödemesini, davalının sözleşmeyi ifa edeceğine duyduğu güven yüzünden yerine getirmiş olduğu, davalının sözleşmeyi ifa etmeyeceğini ortaya koyması üzerine davacıya yapılan avans ödemesinin faiziyle birlikte iadesini talep edebileceği, Taraflar arasındaki Taahhütnamenin hükmünde, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde avans olarak kendisine yapılan ödemeyi herhangi bir indirim olmaksızın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizinin 20 puan üzerindeki anapara faizi ile birlikte ödeyeceği düzenlendiği, ---- tarihli bilirkişi raporlarında yapılan --- faiz oranı üzerinden--- faiz ödeme borcunun bulunduğu , Davacı, cezai şart ve avans iadesinde faiz dışında, kar mahrumiyeti talebinde bulunduğu, alacaklı davacının, davalının borçlu temerrüdüne düşmesi üzerine bu talepleri ileri sürdüğü, böylelikle müspet zararı talep ettiği, sözleşmeyi haksız fesheden taraftan sözleşme süresine kadar olan (eğer sözleşme geçerli olsaydı) müspet zararı talep edileceği, Ancak bunun istenmesi için, Gerçek zarar ilkesine göre davacının zararının bulunduğunu ve zararının miktarını ispat etmesi, zararının miktarının cezai şart alacağı+ avans ödemesi +avans faiz alacağı ile karşılanamadığını ortaya koyması gerekeceği, Öte yandan, davacı alacaklının da müterafik kusur bağlamında zararını azaltma külfeti bulunduğu, davacının davalı yerine o bölgede başka bir akaryakıt istasyonu ile anlaşma yapma olanağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bunun makul süresinin ne olacağını, bulunmuyorsa davacının davalı yerine davalının bayiliğini yapacağı söz konusu ürünlerin satışı konusunda başkalarıyla giriştiği ticaret kapsamında elde ettiği gelirin ne olduğunu ortaya koyması gerektiği, Davacının Kar mahrumiyeti için zararın varlığının ve mktarının ispat etmediği, yine ispat edilen zararın cezai şart ve diğer ödemeler ile karşılanamayan büyüklükte olduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla; Davacının davasının Kısmen Kabulüne;----- Cezai Şart Bedelinin 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki ----- davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 27.836,22-TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,

1.------ Cezai Şart Bedelinin 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki -------- davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.27.836,22-TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

4.Alınması gerekli 12.945,09-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.765,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.179,66-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 4.765,43-TL peşin harç toplamı olan 4.801,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından harç dışında harcanan 31.336,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%68,79 Kabul, %31,21 Ret) 21.556,37-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından harcanan 4.514,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%68,79 Kabul, %31,21 Ret) 1.408,81-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/10/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog