Esas No
E. 2022/12527
Karar No
K. 2024/22889
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/12527 E.  ,  2024/22889 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/12527
Karar No: 2024/22889
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ terör örgütüyle bilerek ve isteyerek hiçbir bağlantısı bulunmadığı, işlemin sebep unsurunun kendisine bildirilmediği, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, adil yargılanma ve savunma hakkının, mülkiyet hakkının, kanuni hakim güvencesinin, masumiyet karinesi ilkesinin ihlal edildiği, OHAL kanun hükmünde kararnameleriyle yalnızca olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde işlem yapılması gerektiği, dini duygularla sohbetlere katıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memuriyete engel teşkil etmeyeceği, hakkında verilmiş bir ceza kararının bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararında yer alan "(...)Sanık (davacı) ... mahkememizce alınan 03/10/2017 tarihli ifadesinde; "Ben Fetö terör örgütünü 15 temmuzdan sonra öğrendim, daha önce cemaat olarak biliyordum, bu yapının içinde o niyetle bulundum, terör örgütü olduğunu bilseydim, bulunmayı bırakır gelir kendim ihbar ederdim, sırf dini duygularımdan dolayı bu yapının içerisine girdim, 1995 yılında hemşire okulundan mezun olduktan biraz sonra Ç. isimli bir arkadaşım, Ş., H. isimli arkadaşlarla yasin günü diye kendi evlerimizde sohbet yapmaya başlamıştık, bu şekilde bu yapının içerisine girdim, yıl olarak hatırlamıyorum ancak 2000 li yıllarda kendisini daha önceden tanımadığım, S. K. bizim sohbetlere gelmeye başladı, Çile'den sonra o sohbet vermeye başladı, Fetullah Gülen'den hoca efendi diye o bahsetti, sohbetlerde onun kitaplarını da okuyordu, ben bu şekilde sohbetlere devam ettim, 1998 yılında sağlık ocağına geçmeden önce S. abla sağlık ocağında sohbet grubu yapalım diye konuşuyordu, bana da sen yetiştin sohbetleri de biliyorsun, arkadaşlarını topla sağlık ocağında yasin günü diye başla dedi, sağlık ocağında benim grubumda soyadlarını bilmediğim B., D., S., H. isimli beraber sağlık ocağında çalıştığım kişilerle sohbet grubu kurduk, arkadaşları ben topluyordum, sohbetleri K. isimli bir bayan yapıyordu, S. ablanın yönlendirdiği bir bayan yapıyordu, 2009 yılında uşak devlet hastanesine geçtim, Sağlık ocağı grubundan ayrıldım, devlet hastanesine geçtikten sonra S. K. beni çarşıdaki eğitim gönüllüleri derneğine çağırdı, orada yapılan mütevelli toplantısana katıldım, mütevellide F.V., R.C., Ş.Ç., J.U., A.S., N.Ş., N.N.K., S.A., İ.B. gibi devlet hastanesinde çalışan ebe ve hemşirelerde oluyordu, mütevelli ablamız ilk önce Ş.Ç.'dı, S. abla genel sorumluydu, mütevellide hoca efendinin kitapları, risale okuması yapılıyordu, ne kadar okumamız gerektiği söyleniyordu, kurban, himmet, burs konusu, gazete ve dergi abonelikleri işleniyordu, 3-4 yıl yani 2013 sonu 2014 başına kadar Ş.Ç. mütevelli başkanıydı, birde bizim gruba orhan dengiz lisesinde hemşire olarak çalışan N.Ç. geliyordu, mütevelli toplantıları yaptığımız sırada örgüte ait Çağsader'in kurulacağı söylendi, niye kurulacağını bilmiyorum, hemşirelik faaliyet ve etkinlikleri daha rahat dernek çatısı altında daha rahat yapılacağı söyleniyordu, dernek kurulduktan sonra toplantıları o dernek binasında yapmaya başladık, (...)17/25 aralıktan sonra cemaate ait ufuk sağlık sen'e üye olmamız istendi, ben üye olmadığım için sendika işleri ile Z.Ç. ilgileniyordu, bu yüzden birazda baskı gördüm, sendika üye olmadığım için de biraz aramız açıldı, çünkü ben sağlık sen üyesiydim, ben cemaat ve siyaseti de zıt görüyordum, dini sohbet yaparken siyaset ile işimizin olmamasını istiyordum, mütevellilerle seçim döneminde oyun kime verileceği, referandum döneminde kapı kapı dolaşıp çalışmamız, bank asya kapatılacakken para yatırmamız gibi benim hoşuma gitmeyen şeylerde konuşuluyordu, ben bunları eleştirdim, o yüzden mütevelli toplantı ve sohbetlerine sık sık gitmemeye başladım, ara ara ısrar olunca da gidiyordum, 15 temmuzdan altı ay öncesine kadar ara arada olsa bu şekilde mütevelli toplantılarına katıldım,(...) en son gündemde bank asya, zaman gazetesi aboneliği, duaya ihtiyaç olduğu ve kitap okuması konuşuldu, gece teheccüt namazına kalkıp kılmamız söylendi, bu şekilde örgütün içinde cemaat olarak düşünürek istemeyerekte olsa bulundum, (...) çağsader'e üye oldum, çağsader'in yaptığı hemşire etkinlikleri, piknik ve gezilere katıldım, benim bank asyadaki hesabım eskidir açıldığı 2003 yılında olabilir, faizsiz bankacılık yaptığından dolayı tasarrufumu orada değerlendiriyordum, 2014 yılında başında borç para vermiştik, o para gelince ben onu bank asyaya yatırdım, eşim de öğretmendir, ortak tasarrufumuzu birlikte değerlendiriyorduk, o arada peyderpey bank asyaya para yatırdım, 2015 yılında eşim izmirde ev bakmaya gitmişti, üzerimde para götürmeyeyim, hesabıma parayı aktarmayı düşündüğümüz için benim hesaptaki paranının büyük kısmını onun hesabına aktardım,(...) 1998-2008 yılları arasında cemaate ait üftade kolejine giden kızımın eğitimi sebebi ile sınav hazırlığı için sınav dergisi verdiğinden eşim zaman gazetesine abone olmuştu, benim aboneliğim yoktur ancak eşim sızıntı dergisini de bir dönem alıyordu, ben telefondaki verileri kişi listesini vs silmedim çocuklarımın kullandığı telefonları alıp kullanıyordum, o yüzden geçmiş kayıtlar silinmiş görünüyor olabilir, daha önce poliste, hakimlikte ifade verdim, pişmanım, bunların terör örgütü olduğunu bilseydim kendim ihbar ederdim, ben ceza almak istemiyorum takdiri size bırakıyorum, safiyane duygularla bu yapının içinde oldum beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. (...)

Tanık A.S.' in mahkememizce alınan 17/04/2018 tarihli; "Ben Sanık ...'ı benim gibi hemşire olması sebebi ile tanırım, o da çağlayan sağlık çalışanları derneğindeki mütevelli toplantılarına geliyordu, (...) tarihini tam hatırlamıyorum ancak eğitim gönüllüleri derneğinde yapılan mütevelli toplantısında sanık Dudu'yu gördüm, o toplantının ablası da S.K. idi, (...) ... ile ilk başta aynı grupta değildik, dernekte yaptığımız bu mütevelli toplantılarında dini sohbet dışında ilk mütevelli ablası olan S.K., sonra Ş.Ç. ve en son abla olan İ.B. fetullah gülen'den gelen gündem maddelerini aktarıyordu, gündemde genelde, dini vecibelerimizi yerine getirmemizi, gazete,dergi aboneliği, ayına göre ramazanda fitre, kurbanda kurban parası konuları konuşuluyordu, ara ara himmet ve bursta isteniyordu, genelde zaman gazetesı, sızıntı ve diğer dergi abonelikleri ocak ayındaki mütevelli de konuşulurdu, ara ara mütevelli toplantılarında fetullah gülen'in kitaplarını okuyup, vaaz ve videolarını da izliyorduk, ben 2014 de bu toplantılara çok gitmemeye başladım 2015 de hamile olduğum için ara ara katıldım, birkaç sefer anca gitmişimdir, ben bu toplantıların hepsinde değil ama bir kısmında ve genelde ayda bir ...'ı da gördüm, onun gazete, dergi aboneliği varmıdır, ablalara himmet, burs, kurban vermişmidir ben onu bilmiyorum, başka bildiğim bir şey yoktur tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklindeki beyanı,

Tanık N.U.'ın mahkememizce alınan 17/04/2018 tarihli; "Ben 2005 yılında il sağlık müdürlüğünde çalışırken gülen cematinin ev sohbetlerine gitmeye başladım, ilk olarak N.S.nin evinde sohbetler yapılıyordu, ...'ın o evde ilk sohbet anlatan kişiydi, sohbet dualarla başlıyordu, Kur'anı Kerim okuyorduk, sonra risale okumasına geçiliyordu, belli bir süre sonra müdürlük ve sağlık ocaklarında çalışan hemşirelerin kendi evlerinde yaptıkları ev sohbetleri oldu, ben bir yada iki kez Dudu ablayı anlatıcı olarak bu ev sohbetlerinde gördüm, daha sonra evlerdeki sohbetleri ... yapmaya başladı, 17/25 aralık'a kadar, ...'ı kandilde çok sayıda kişinin katıldığı sohbetlerde gördüm, (...) başkan olduktan sonra mütevelli toplantılarına çağırıldım, o toplantılara katılmaya başladığımda ...'ın sağlık çalışanları mütevellisi olduğunu öğrendim, ... hastane çalışanları grubu mütevellisindeydi, ben sağlık ocakları ve il sağlık çalışanları mütevellisiydim, (...), bu mütevelli toplantılarında dini konular dışında fetullah gülen den geldiği söylenen gündem paylaşılırdı,(...), ... ile ben ayrı mütevelliydeydik, 17/25 aralıktan sonra Dudu ablayı dernekteki bir kaç mütevelli toplantısında gördüm, ondan sonra görmedim, Dudu abla küstürülen ve cemaati sorgulayan insanlardan biriydi, ayrı gruplarda olduğumuz için Dudu ablanın gazete, dergi abonesi olup olmadığını, kurban, himmet burs verip vermediğini, bank asyaya para yatırıp yatırmadığını bilmiyorum, ben darbeden bir kaç öncesine kadar bu şekilde mütevelli toplantılarına katılıyordum, ...'ı 17/25 aralıktan bir yada iki ay sonra en son gördüm diye hatırlıyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklindeki" beyan ve tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog