Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15496 E. , 2024/22953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temel hak ve hürriyetleri sınırlayan yaptırım kararlarında idarenin gerekçe yükümlülüğüne uyması gerektiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşen bir ceza mahkemesi kararı bulunmaksızın soyut delillere dayanılarak karar verildiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara aykırı hareket edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, çalışma hakkı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ile kanuniliği ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bununla birlikte, yukarıda anılan beraat kararının kesinleşmesinden sonra ceza dosyasına giren 13/03/2023 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'na göre, davacı hakkındaki; "..... UID numarasının kullancı adının "...", şifresinin "..." ve roster bilgilerinin "..." şeklinde olduğu, ... UID numarasının Kocaeli ilindeki MEB öğretmenleri ile irtibatlı olması sebebiyle ... User ID kullanıcısının da Kocaeli ilinde görev yapan bir MEB personeli olabileceğinin değerlendirildiği, adli işlem kayıtları, ByLock sorgulamaları, KHK ihraç listeleri, mernis kayıtları vb. verilerden yola çıkarak yapılan detaylı araştırmalar sonucunda ... (TCKN:...) isimli şahsa ulaşıldığı, ... hakkında yapılan araştırmalarda şahsın KHK ile ihraç MEB öğretmeni olduğu, SGK kayıtlarına göre 2002-2007 yılları arasında ...'un da, 2007 sonrasında ise Kocaeli ilinde görev yaptığı, irtibat analizinde bulunan ve güncel tespiti yapılan S.G'nin eşi olduğu, eşinin User ID profili ile kendi profil bilgilerinin tutarlı ve uyumlu olduğu, 2011 doğumlu M.H isimli çocuklarının bulunduğu, irtibat analizinde bulunan ... User ID'ye "..." şeklinde isimlendirme yaptığı, ... User ID'nin profil bilgilerinde kullanıcı adı ve şifresinde "..." ibaresinin bulunduğu ancak "..." ibaresinin bulunmadığı, ... User ID'nin bu haliyle eşi S.G'ye aitmiş gibi göründüğü ancak ... User ID'nin yapılan analiz incelemesinde farklı bir yapılanmayla ilişkili olduğu, ... User ID'nin S.H'ye ait olmadığı, ...'in "haktannn" kullanıcı adlı ... User ID'ye isimlendirme yapacakken, yanlış User ID'ye isimlendirme yaptığının anlaşıldığı, irtibat analizinde bulunan R.K ile Şubat-2007 tarihinde ... ilçesinde birer hafta aralıklı adres beyan kayıtlarının bulunduğu, bu yıllarda ...'in ...'ta MEB öğretmeni olduğu, R.K'nin de örgüt iltisaklı eğitim kuruluşlarında SGK kaydının bulunduğu, yapılan detaylı araştırmalarda, irtibat analizindeki kişilerle irtibatlı olabilecek ve User ID profil bilgisinin uyumlu olduğu başkaca bir şahsa ulaşılamadığı, bu değerlendirme ve tespitler sonucunda tespitsiz ... User ID profilinde bulunan "..." ibaresinin, doğrudan şahsın çocuğunun ismini nitelediği, "2011" ibaresinin çocuğunun doğum tarihini nitelediği, şahsın dönem itibariyle Kocaeli ilinde MEB öğretmeni olarak görev alması, ... User ID'nin başta eşi olmak üzere Kocaeli ilindeki MEB öğretmenleri ile irtibatlı olması ve açık profil kaydından dolayı ... UID numarasının ... (TCKN:...) isimli şahıs tarafından kullanıldığı" tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıdaki gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.