T.C.
STANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin tescilli markalarının izinsiz bir şekilde kullanılması, ürünlerinin satışa arz edilmesi, depolanması üzerine, müvekkil şirketler ihlalin tespit edilebilmesi için davalı hakkında ...
1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti talebinde bulanarak ihlale konu ürünlerin marka ve adetlerinin tespiti ile bu ürünlerin mühürlenerek işyeri yetkililerine yeddi-i emin olarak teslim edilmesi tarafımızca talep edildiği, ...
1.Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.07.2024 tarihli...d.iş ve... k. sayılı kararında belirtilen; bilirkişi inceleme neticesinde, ürünlerin değişik iş kararı gereğince bilirkişi tarafından tespit edilerek, tutanak altına alındığı, Tespit edilen ürünlerin taklit olduğu 10.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale geldiği, marka hakkı sahibi davacı müvekkil şirketler, tescilli markasını taşıyan taklit malın üretilmesini, ithal edilmesini ve satılmasını 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu'nun 149. maddesi gereği önleme yetkisini haiz olduğu, davalı tarafın fiilleri müvekkil davacı şirketlerin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, 10.07.2024 tarihli tespit tutanağı ile tespit edilen ve 10.07.2024 tarihli bilirkişi raporu ile ürünlerin taklit olduğunun sabit hale gelmesi sebebiyle davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz eylemi olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı şimdilik 10.000-TL maddi (6769 sayılı SMK m.151/2(b) bendine göre hesaplanmak üzere), 10.000-TL manevi, 10.000-TL itibar tazminatının haksız fiil tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, Davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının Türkiye’nin bütününde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına, Davanın kabulüne, hem ...
1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş ve ...K. sayılı dosyası için yapılan tüm tespit gideri, peşin alınan harç ve bilirkişi ücreti masraflarının hem de işbu dosya için tüm yargılama giderleri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin tüm tazminat taleplerimiz doğrultusunda ayrı ayrı hesaplanarak davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
23.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... tescil sayılı markalar TPMK sicilinde Davacılardan ... adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği, ..., ..., ..., ... ve ... tescil sayılı markalar TPMK sicilinde Davacılardan ...adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği, Davalının kullanımları ile Davacıların markalarının aynı mal ve hizmetler için kullanıldığı, bütünsel intiba bakımından aralarında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunması sebebi ile Davalı eylemlerinin SMK’nın 29. ve 7/2-b Maddeleri kapsamında ayrı ayrı davacıların markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, Davacılar vekilinin dava dilekçesinde SMK 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunduğu, Dava dosyası münderecatında SMK 151/2-b uyarınca maddi tazminat hesaplaması yapılması için davalının ticari faaliyetine ilişkin verinin mevcut olmadığı, ...
1.FSHHM ... D.İş sayılı dosyası Bilirkişi Raporu ile davalı adresinde; ... marka ve logolu 12 adet cüzdan, 17 adet çanta, 28 adet bileklik, 2 adet kartlık, 2 adet boş kutu, 2 adet boş torba ve ... marka ve logolu 120 adet bez torba, 7 adet cüzdan, 20 adet kartlık, 1 adet valiz, 16 adet çanta, 30 adet el çantası cinsi ürünlerin tespitinin yapıldığı ancak ürün fiyatlarına ilişkin bir verinin mevcut olmadığı, Davaya konu ürünlerin satış fiyatlarının tespitinin işbu dosya içeriğindeki verilerden tespit edilemeyeceği, sektörel açıdan fiyat tespiti de uzmanlık alanımıza girmeyeceğinden talep edilen SMK 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminat tespitinin yapılamayacağı, Davaya konu ürünlere ilişkin satış fiyatlarının, davalının kar-zarar tespiti için davalıya ilişkin ticari verilerin dosyaya celbi neticesinde maddi tazminat tutarına ilişkin hesaplama yapılabileceği, aksi durumda talep edilecek maddi tazminat takdirinin TBK 50.maddesi uyarınca Sayın Mahkemeye ait olacağı, Manevi tazminat ve İtibar Tazminatı takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir. 16/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; "Kök Raporumuzda yer alan... tescil sayılı markalar TPMK sicilinde davacılardan ... adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği,..., ..., ..., ... ve ...tescil sayılı markalar TPMK sicilinde davacılardan ... adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği, Davalının kullanımları ile davacıların markalarının aynı mal ve hizmetler için kullanıldığı, bütünsel intiba bakımından aralarında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik / ayniyet bulunduğu, halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması sebebi ile davalı eylemlerinin SMK 29.ve 7/2-b maddeleri kapsamında ayrı ayrı davacıların markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, Görüşümüzü muhafaza ettiğimizi Davalı adresinde Değişik İş dosyası Bilirkişi Raporu ile mahalde tespiti yapılan ürün adetleri üzerinden SMK 151/2-b maddesi uyarınca yoksun kalınan kar tutarının en az 219.800,00-TL olabileceği, İtibar tazminatı takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Uyuşmazlık markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılması ile manevi tazminata ve itibar tazminatına ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir.
7.maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ). SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille; Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır. 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....
4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Mahkememiz dava dosyası incelendiğinde davacıların markalarından; ... tescil sayılı markalar TPMK sicilinde Davacılardan ...adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği, ... tescil sayılı markalar TPMK sicilinde Davacılardan ... adına tescilli olup, halihazırda koruma süresinin devam ettiği anlaşılmakla dosyamız içerisine alınan ...
1.Fikri Sınai Hukuk Mahkemesinin 01/07/2024 tarihli değişik iş dosyası ve bu dosya içerisinde yer alan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Davalı adresinde; ... marka ve logolu 12 adet cüzdan, 17 adet çanta, 28 adet bileklik, 2 adet kartlık, 2 adet boş kutu, 2 adet boş torba ve ... marka ve logolu 120 adet bez torba, 7 adet cüzdan, 20 adet kartlık, 1 adet valiz, 16 adet çanta, 30 adet el çantası cinsi ürünlerin tespitinin yapıldığı ancak ürün fiyatlarına ilişkin bir verinin mevcut olmadığının rapor edildiği görülmüştür. yapılan yargılama sırasında dosyamız arasına alınan 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ve eksiklikler yönünden aldırılan 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla rapor doğrultusunda davalının kullanımlarının davacının markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın "Tazminat" başlıklı 150. maddesinde de " Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. (2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. (3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı yan tarafından talep edilen itibar tazminatı; SMK'ya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması halinde gündeme gelen bir tazminat olduğundan, dosya kapsamına sunulan veriler ve bilirkişi raporundaki tespitlere nazaran davacı tasarımının itibarını zedeleyecek nitelikte olduğundan 10.000,00 TL itibar tazminatının değişik iş dosyasında yapılan tespit nedeniyle haksız fiil tarihi olarak kabulü ile bu tarihten itibaren başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, manevi zararının tazminini talep etme hakkına sahip olduğu da dikkate alınarak davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, 10.000,00-TL manevi tazminatın, tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi maddi zararının tazminini talep etme hakkına sahip olup davalının marka hakkına tecavüzünün tespit olması karşısında davacının SMK 151/2-b uyarınca talep ettiği maddi tazminat talebinin ve 18/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak 219.800,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek tespit tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
Davacının haklı menfaati nedeniyle de karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile, davalının eylemlerinin davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine,
2.Maddi tazminat yönünden dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak 219.800,00-TL'nin 10/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek reekont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
3.10.000,00-TL manevi tazminatının, 10/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4.10.000,00-TL itibar tazminatının, 10/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5.Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 16.380,74-TL karar harcından peşin ve ıslah olarak yatırılan 4.012,60-TL'nin mahsubu ile kalan 12.368,14 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
9.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacılar yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
10.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen itibar tazminat miktarı yönünden davacılar yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
11.Davacılar tarafından yapılan 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.862,00 TL posta gideri, 4.440,20-TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 24.302,20-TL yargılama giderinin ve ...
1.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş Sayılı dosyasında yapılan 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 215,00 TL posta gideri ve 1.132,10-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 10.347,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
12.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸