Esas No
E. 2025/680
Karar No
K. 2026/124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/680 Esas
KARAR NO: 2026/124
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2025
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, 2001 yılından beri ticari faaliyet icra etmekte olup paslanmaz çelik alanında hizmet vermekte olan köklü ve tecrübeli bir firma olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket ile arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalıya profil satışı gerçekleştirdiğini ve bu kapsamda davalıya ekte mevcut faturayı kestiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini gereği gibi eksiksiz ifa edilmiş olmasına karşılık fatura bedelinin davalı tarafından tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete ödenmediğini beyan ederek, öncelikle ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir taleplerinin kabulüne, esasen ise fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla davanın kabulüne ve aylık %10 vade farkı uygulanmasına, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması ve borçlunun borca itirazının kötü niyetli olması nedeniyle davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça sunulan herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlusunun ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 66.473,10-TL geçmiş gün faizi ve 7.069,20-USD fatura bedeli olmak üzere icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; ''...

1.Davacı tarafın ticari defterlerini e-defter kapsamında tuttuğu, ticari defterlerin beratlarının oluşturulduğu, GIB imzalarının alındığı, defterlerin Vergi Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Elektronik Defter Genel Tebliği ve Muhasebenin temel ilke ve kavramlarına uygun olarak eksiksiz ve tam olarak düzenlendiği,

2.Takibe dayanak olan fatura ile ilgili cari dönemler ticari faturaların ve ödemeye ilişkin belgelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, mal teslimin gerçekleştirildiği, irsaliyelerin düzenlendiği görülmüş olup, taraflar arasındaki ticari ilişkiye esas cari hesap kayıtlarının ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu,

3.İşbu davanın açılmasından sonra Davalı tarafça Davacı tarafa herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı

4.Dava tarihi itibariyle Davacı ticari kayıtlarına göre Sunulan ticari defter ve muavin kayıtlara göre davacı: ... SAN.TİC.LTD.ŞTİ . nin davalı ... SANAYİ VE TİC. LTD.ŞTİ. Den 262.592,99 TL alacağı olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/8111 esas, 2021/13025 esas sayılı ilamında; "6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). " denmektedir.

Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmemiştir. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı, usulüne uygun başlatılmış icra takibi bulunmasının HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Usulüne uygun icra takibi yapılmamış olması nedeniyle davanın HMK 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 4.912,07-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.180,07-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan 9.000,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog