Esas No
E. 2023/79
Karar No
K. 2026/24
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/79
KARAR NO: 2026/24
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/03/2023
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ----- 1992 yılında kurulmuş olup kurulum amacı Türkiye'de --- Takım tezgahlarının Satışı ve Satış sonrası hizmetlerini yürütmektir. Bugün 120 kişiyi aşan deneyimli kadrosu ile ----- Takım tezgahları konusunda ------satış ve satış sonrası hizmetler gerçekleştirmektedir. Bu doğrultuda müvekkil şirket tarafından 2003 yılından beri “Sarf Malzeme” satışı da yapıldığını, Müvekkil şirket, 2014 yılında sarf malzeme satışlarını bir marka altında toplamaya karar vermiş ve 2014 yılında da sırasıyla 07,35,37. sınıflarda tescilli 23.03.2015 tescil tarihli ve ----escil no.lu ----- 06,07,35,39,40. Sınıflarda tescilli 26.08.2015 tescil tarihli ve----- tescil nolu “------”, 06.sınıfında tescilli 06.11.2015 tescil tarihli ve--- tescil no.lu “-----” markalarını tescil ettirerek hukuksal koruma altına aldığını, Devamında ise müvekkil tarafından 2014 yılında ----- alan adlı internet sitesi açılarak ----- markalarına ait sarf malzeme ürünlerinin tanıtım ve pazarlaması bu internet sitesinden yapılmaya başlandığını,

Uyuşmazlığın esası ise özetle, ------ markaları adı altında müvekkil şirket tarafından yıllardır satışı ve tanıtımı yapılan ve tescilsiz markası olan “-- isimli erezyon teli ürünü isminin; “----- harfleri arasına kesme işareti koymak suretiyle, müvekkil şirket eski çalışanlarınca kurulan davalı şirket tarafından hukuka aykırı şekilde kötüniyetli olarak “ ----” adı ile tescil ettirmesi oluşturduğunu, “----” isimli ürün, müvekkil şirkete ait ----- markaları adı altında ve önceki tarihlerde de -----altında müvekkil şirket tarafından yıllardır satışı ve tanıtımı yapılan bir erezyon teli ürünü olup bu ismin gerçek hak sahibi müvekkil olduğunu, Müvekkil şirkete ait----- sekmesine tıklandığında, “------” ürünü işbu internet sitesinde 2014 yılından beri mevcut bulunduğunu, Nitekim davalı şirkete ait ------alan adlı internet sitesinde de müvekkil şirkete ait “---” isimli ürün, araya kesme işareti koymak suretiyle “'------” ismiyle sergilendiğini, Bu nedenle müvekkile ait 2014 yılından beri kullanılan işaret /tescilsiz marka, davalı tarafından aynen kullanıldığını, Müvekkile ait 2014 yılından bu yana kullandığı ----- markasına tecavüz teşkil eden ve aynen kullanım teşkil eden davalının --- başvuru no.lu “------” ibareli markasının hükümsüzlüğüne, 6769 sayılı Kanun'un m. 149 hükmü kapsamında; Davalının tescilli davaya konu markalarının işbu davanın devamı sırasında üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu hususun Türk Patent ve Marka Kurumu'na şerh ettirilmesine karar verilmesine, Davalının müvekkil şirkete ait marka haklarına tecavüz niteliğindeki fiillerinin durdurulmasına; Dava sonuna kadar davalı markasının kullanımının engellenmesine, bilhassa müvekkile ve 3.kişilere karşı karşı ileri sürülmesinin tedbiren engellenmesine, Müvekkil markasına tecavüz teşkil edecek şekilde piyasada kullanımının tedbiren engellenmesine, Davalının tecavüz fiilinin giderilmesi ile 100.000,00-TL (yüzbin Türk Lirası) manevi ve HMK 107 uyarınca belirsiz alacak niteliğinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL (onbin Türk Lirası) maddi tazminata hükmedilmesine; Sayın Mahkemece marka tecavüzü fiili dolayısıyla tarafımızca açılan davanın haklılığına karar verilmesi halinde, verilecek kararın tamamının Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde duyurulmasına Mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; “- Müvekkil şirket -----Meslek Grubu faaliyetinde kurulmuştur. Şirket dahil olduğu meslek grubu içerisinde faaliyet göstermeye başlamış olup aktifleşmesi ile birlikte kendi ürettiği ürün için --- başvuru numarası ile '----- markasının tescil için 17.11.2022 tarihinde başvuru yapmıştır. 27.12.2022 tarihinde marka ilan bültenin de yayınlanmıştır. Herkese açık olan bu bültene 2 ay içinde itiraz edilmesi gerekmektedir. Oysa ki davacı tarafından hiçbir itiraz da bulunulmamıştır. TPE'ye yapılan başvuru sonucunda gerekli araştırma kurum tarafından yapılmış ve 04.03.2023 tarihinde marka tescil edilmiştir. 31.05.2023 tarihinde ise tescil yayın bültenin de yayınlanmıştır. Müvekkil şirket faaliyetini aktifleştirmesi ile birlikte derhal marka tescili için başvuran müvekkil şirket resmi işlemlerin güvenilirliği ile markayı kullanmaya başlamıştır. Müvekkil ile davacı şirket aynı iş kolunda faaliyet göstermektedir. Aynı bölge de ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren her şirket karşılıklı olarak birbirini tanımaktadır, diğer taraftan müvekkil şirket yetkililerinin eskiden davacı şirkette çalışmış olması müvekkilin kötü niyetli olduğu iddiasını kanıtlamaya yeterli değildi. Keza her meslek grubu mensubu kişiler her zaman her yerde çalışabileceği gibi kendi iş yerini de açabilir. Kanunen buna engel bir durum bulunmamaktadır. Davacı ısrarla müvekkilin kötüniyetli olduğunu beyan etmiş ise de müvekkilin kötü niyetli olduğunu gösterecek tek bir somut delil ortaya koyamamaktadır. - Davacı şirketin vekili ile müvekkil şirketin vekili aynı kişidir. EĞER Kİ DAVACI ŞİRKETİN BİR HAKKI VEYA KULLANIMI SÖZ KONUSU OLSA İDİ AYNI VEKİL BAŞKA BİR ŞİRKET İÇİN AYNI BAŞVURUYU YAPMAZDI. Davaya konu her iki marka görseli dilekçemiz ekinde renkli olarak sunulmaktadır. Görüleceği üzere iki kullanım arasında fark bulunmaktadır. "---" kelimesi ----- bir kelime olup "------" anlamına gelmektedir. Davacının bu kelimeyi kullanıyor olması davalının bu kelimeyi kullanmasına engel olmayacağı gibi ürünün adının kullanılmasının marka ihlali olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dilekçe ekinde sunduğumuz görsellerden anlaşılacağı üzere davacının markayı kullanış şekli kendi internet sayfasında ki şekli ile ---- olup görseli küçük beyaz etiket hali veya beyaz yuvarlak etiket üzerine üst tarafta yeşil renk ile yazılmış --- alt tarafta siyah ve yeşil renkler ile yazılmış -----. Oysa ki müvekkilin markayı kullanış şekli ise açık sarı renkli etiket üzerinde üst tarafta ince siyah renkli yazılmış --- alt tarafta - resmi ile şirket adının yazılı olması halidir. diğer taraftan davacı şirket ----- kullanmamaktadır. Davacı şirket'in markası tüm görsellerden anlaşılacağı üzere -----. her iki görsele bakıldığında ürünlerin farklı olduğu alenen ortadadır.” şeklindeki beyanlarını sunarak davanın reddini talep etmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli ---- numaralı "------" markasının gerçek hak sahipliği ve kötüniyetli tescil iddiası sebebiyle hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz iddiasıyla maddi manevi tazminat talebi konusundadır.Mahkememiz dosyasından aldırılan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda :

Yapılan inceleme sonucunda davacı yanın “------” ibaresini internet sitesinde 16.06.2014 tarihinde erozyon teli emtiasında kullandığı tespit edildiğinden davacı yanın ---” ibaresi üzerinde erozyon teli emtiasında öncelik hakkı olduğu,Davacı yanın tescilsiz olarak kullandığı “-----” ibaresi ibareli markasının BENZER OLDUĞU, Davacı yanın tescilsiz olarak “---” ibaresini erozyon teli emtiasında kullandığından davalı yanın “------” ibaresinin tescilli olduğu uluslararası 06. Sınıfa dahil elektrik amaçlı olmayan teller emtiası ile 35. Sınıfa dahil elektrik amaçlı olmayan tellerin perakende ve toptan satışı hizmeti ile SINIFSAL OLARAK BENZER OLDUĞU, Davacı yanın tescilsiz olarak “----” ibareli markası ile davalı yanın “------” ibareli markası benzer olduğundan davalı yanın markasının uluslararası 06. Sınıfa dahil elektrik amaçlı olmayan teller emtiası ile 35. Sınıfa dahil elektrik amaçlı olmayan tellerin perakende ve toptan satışı hizmetinde HÜKÜMSÜZLÜK KOŞULLARININ OLUŞTUĞU sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememiz dosyasından aldırılan 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda : Davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen ---- tescil numaralı “----” markasının 06, 07, 35, 37, 39 ve 40. Emtia sınıflarında davalı adına tescil edildiği, 17.11.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, Davalı markasının tescilli olduğu emtia sınıflarından 6. emtia sınıfında yer alan “Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller.” alt emtiası ile aynı ve 35. Emtia sınıfında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “... Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” alt emtiası yönünden SMK md. 6/3 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu , Sunulan deliller kapsamında, davalının davacı tarafça kullanılan “-----” markasını bildiği, buna rağmen marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikteki “-----” markasını tescil ettirmesinin dürüstlük kuralı ile uyumlu olduğunun söylenemeyeceği, bu kapsamda SMK md. 6/9 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkeme'de olduğu, Davacının tescilli bir markası olmaması kapsamında, marka hakkına tecavüzün ileri sürülemeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkeme'de olduğuna dair raporunu sunmuşlardır.

Mahkememiz dosyasından aldırılan 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda : Davalı firmanın davacı firmadan alıp satışını yaptığı dava konusu ürünlerin satış tutarının Kök raporda hesaplanan satış tutarından düşülmesi sonucu yapılan hesaplama sonucu davalının 01.01.2022-31.03.2023 tarihleri dava konusu ürünlerde elde etmiş olduğu kazanç tutarı 1.103.696,90 TL. olarak yeniden hesaplandığına dair ek raporunu sunmuşlardır.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.

İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli ---- numaralı ----- ibareli markanın kötü niyetli tescil iddiasıyla ve gerçek hak sahipliği iddiasıyla hükümsüzlüğüne ilişkin olup, aynı zamanda kötü niyetli tescil nedeniyle maddi manevi tazminat talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, aldırılan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafça tescilsiz olarak kullanılan ibare ile davalı markasının benzer olduğunu, 06. Sınıftaki elektrik amaçlı olmayan teller emtiası ile 35. Sınıftaki bu emtiaların satışına ilişkin hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, daha sonra esas yönünden aldırılan 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda gerçek hak sahipliği nedeniyle 06. Sınıfta ve bu sınıftaki emtialarla bağlantılı 35. Sınıftaki hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, maddi tazminat yönünden ise SMK 151/2-c) kapsamında 2.118.418,45 TL olarak hesaplandığı, daha sonra özellikle mali yönden itiraz üzerine aldırılan 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda tazminatın 1.103.696,90 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça 2.018.418,45 TL üzerinden maddi tazminat talebinin ıslah edildiği, buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı şirketin---- ibareli ------ numaralı markanın 06,07,35,37,39 ve 40. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, gerçek hak sahipliği yönünden hükümsüzlük talebi bakımından yapılan incelemede davacının bilirkişi raporuna göre yaklaşık 20 yıldır ------ ibaresini kullanarak erozyon telleri satışını yaptığı, davalı şirketin bu ibare ile davacı şirketten ürün satın aldığı, bu ibare üzerinde davacının davalıya göre tescilsiz olarak üstün hak sahibi olduğu, bu nedenle hükümsüzlük talebi bakımından 06. Sınıfta yer alan elektrik için olmayan madeni kablolar, teller ile 35. Sınıfta yer alan " müşterilerin malları el verişli bir şekilde görmesi ve satın alması için " ... Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller .... Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog vb. Diğer yöntemler ile sağlanabilir. Hizmetleri yönünden gerçek hak sahipliği nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kötü niyetli tescil bakımından ise davalı şirket kurucularından olan dava dışı ----- 03/12/2013 tarihinde davacı şirkette işe başlamış olduğu mail yazışmalarında o tarihte davacı şirket adına ----- markasının satışı ile ilgili yazışmalar yapıldığı yine davalı şirket tarafından faturalı olarak ------- ibareli ürünlerin davacı şirketten satın alındığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı şirketin dava konusu markanın uzun yıllardın davacı şirketçe kullandığın bilmesine rağmen markayı kendi adına tescil ettirmesinin hem bilirkişi heyeti hem de mahkememizce oluşan kanaate göre kötü niyetli olduğu bu nedenle SMK 6/9. Maddesi uyarınca davalı markasının tescilli tüm sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davacı tarafça kötü niyetli tescil sebebiyle tazminat talep edilmiş ise de tazminat talebinin SMK hükümlerine dayandırıldığı, SMK hükümlerinden faydalanabilmek için tescilli bir marka sahibi olunması gerektiği, davacı şirketin tescilli marka sahibi olmadığı için tazminat talepleri yönünden SMK hükümlerinden faydalanamayacağı aksi halde tescilsiz marka sahiplerinin SMK' ya dayalı tazminat talepleri açabileceğinin kabulü halinde marka tescilinin ve korumasının bir anlamının kalmayacağı SMK ' nın tescilli sınai mülkiyet hak sahipleri yönünden koruma sağladığı, Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin geçmiş kararlarında kötü niyetli tescil sebebiyle tazminata hükmedilebileceği belirtilmiş ise de bu ancak SMK bakımından tescilli marka sahipleri yönünden verilebileceği davacının davalı marka tescili sebebiyle uğramış olduğu haksız rekabet veya BK. İlgili maddeleri uyarınca bir zararı olup olmadığı hususunun dava konumuz olmadığından bu konuda değerlendirme de yapılmadığı bu şekilde koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddi ile neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

HÜKÜM

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı adına tescilli ------- numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Tazminat talepleri yönünden: Davanın REDDİNE,

1.Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL peşin + 34.500,00 TL tamamlama harcı + 3.205,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile fazla alınan 33.947,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2.Davacı tarafından yapılan toplam 16.268,50 TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 8.134,25 TL nin davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine bakiye kısman davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL Yargılama giderinden avanın ret ve kabul oranına göre 500,00 TL' nin davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine bakiye kısman davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Hükümsüzlük talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5.Maddi tazminat talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6.Manevi tazminat talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

7.Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog