T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin geçmiş dönem faturalı alacaklarından kaynaklanan bakiye cari alacaklarını tahsil edememesi üzerine davalı hakkında -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında 2014 yılı içinde Müşteri Sözleşmesi (taşıma yemek) başlıklı sözleşme kurulduğunu, sözleşme ile davacı, 4 çeşitten oluşan öğle yemeği birim fiyatının 4.75 + KDV, 4 çeşitten oluşan akşam yemeği birim fiyatının 4,75 TL+KDV, kahvaltı birim fiyatının ise 2.00 TL + KDV olduğunu, çay ve şekerin taraflarınca karşılanacağını, suyun ayrıva fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşme uzadıkça müvekkiline gönderdiği faturalardaki birim fiyatını şişirdiğini ve fazladan tahsilat yaptığının farkedildiğini bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ile konuşularak 31.12.2015 tarihli KDV dahil 8.880.84 TL bedelli 2015 yılı yemek alış fiyat farkı kesilerek davacıya gönderildiğini, davacı yanca takip dosyasına kanulan cari hesap özetine göre müvekkilinin 2015 yılında bakiye 21.157,46 TL borçlu göründüğünü, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bütün defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu bu kayıtlara göre davacının müvekkiline 3.038.68 TL borçlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davanın ilk olarak mahkememizin ---- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda ------- Sayılı 02/04/2019 tarihli karar ile "Kanıtlanamayan davanın REDDİNE" dair karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda; ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin ------Sayılı 24/02/2022 tarihli karar ile "dosyada alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterleri arasındaki farkın; davacının ticari defterlerinde olup davalının defterlerinde olmayan 30/06/2014 tarihli 646,65 TL, 10/10/2014 tarihli 1.763,10 TL ve 14/03/2015 tarihli 3.904,74 TL olmak üzere toplam 6.314,49 TL tutarında faturalar bulunduğu, davalı ticari defterlerinde olup, davacı defterlerinde bulunmayan 01/10/2015 tarihli 9.000,00 TL ödeme ve 31/12/2015 tarihli 8.880,84 TL fiyat farkı faturasının bulunduğu belirtilmiştir.
O halde, davalının ticari defterlerinde yer almayan 30/06/2014, 10/10/2014 ve 14/03/2015 tarihli 3 adet fatura bakımından fatura içeriği malı ve/veya hizmeti davalıya teslim edildiğini davacı alacaklı ispatla yükümlüdür. Dosyada yer alan uyuşmazlığa konu 3 adet faturada sevk irsaliye numaraları gösterilmiş, bu bağlamda davacı tarafça faturalarda belirtilen sevk irsaliye numaralı ile uyumlu fatura içeriğinin teslimine ilişkin teslim alan “-------” isim ve imzalı bir kısım sevk irsaliyeleri dosyaya sunulmuştur. Bu durumda, irsaliyedeki teslim alan kısmında isim ve imzası bulunan ------ davalı çalışanı olup olmadığı ya da davalı adına malı teslim almaya yetkili olup olmadığı hususları üzerinde durularak, bu hususta gerekirse davalı isticvap edilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Öte yandan, uyuşmazlığa konu olan davalının 9.000,00 TL tutarında çekle ödemesi yönünden, davalının ticari defterlerinde çekle ödemeye ilişkin olarak 01/10/2015 ve 11/12/2015 tarihinde iki ayrı kaydın bulunduğu buna karşın davacının ticari defterlerinde ise 11/12/2015 tarihli çekle ödeme kaydının olduğu anlaşılmış olmasına göre, davalının davacıya çekle ödemesini kendi kayıtlarına mükerrer kaydedip kaydetmediği açıklığa kavuşturulmadan ve bu hususta davacının rapora itirazları karşılanmadan karar verilmesi de doğru değildir" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstinaf kararı üzerine dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememizin ---- Esasına kaydedilmiştir.
İtirazın iptali istemine konu ----İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 06/05/2016 tarihinde cari hesaba dayalı olarak 17.027,50 TL asıl alacak ve 484,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.512,43 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstinaf kararından sonra davalıya isticvap davetiyesi tebliğ edilmek suretiyle duruşmaya çağrılmış, davalı duruşmaya katılarak " ------- isimli şahsın fatura tarihleri olan 30/06/2014-07/10/2014-14/03/2015 ve 14/03/2015 tarihlerinde şirketimiz çalışanı olup olmadığını şuan hatırlamıyorum ancak -------- şirketimizin çalışanıydı, biz malı teslim aldık ama irsaliyelerde düzeltme yaparak teslim aldık, biz irsaliyeleri düzeltildiğine ilişkin evrakları dosyaya sunmuştuk, her irsaliyeye ayrı ayrı fatura kesilmez aylık veya 15 günlük kesilir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden istinaf kararında önce dosya mali müşavir ---- tevdi edilerek rapor ve ek rapor alınmış, istinaf kararından sonra dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi --- tarafından sunulan 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile rapora yapılan itiraz üzerine alınan 09/02/2024 tarihli 1.ek rapor ve 05/07/2024 tarihli 2.ek rapor alınmış, daha dosya nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ------ tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 26/08/2025 tarihli rapor alınmış, söz konusu raporların ilgili kısımlar HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının aralarındaki sözleşme gereği davalıdan bakiye cari hesap alacağınun olup olmadığı tarafların 2015 yılı yönünden fiyat artışında mutabık kalıp kalmadıkları, fiyat aratışı konusunda davalıya bildirim yapılıp yapılmadığı, takibin ferileriyle birlikte yerinde olup olmadığı ve istinaf kararı doğrultusunda davacı tarafından sunulan irsaliyeler üzerinde yazılı imzaların dava dışı şahsa ait olup olmadığı, davalının defterlerinde çek ile ödeme mükerrer kayıt içerip içermediği noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yemek satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, istinaf kararında belirtilen hususlar kapsamında davacı tarafın sunduğu irsaliyeler üzerinde ismi yazılı------- davalı SGK kayıtlarında çalışanı olmadığı ancak davalının isticvabında söz konusu kişinin çalışanı olduğunu beyan ettiği, her ne kadar ------- isticvabına karar verilmiş ise de davalının isticvabında malı teslim aldığını ancak irsaliyede düzeltme yaparak teslim aldığını beyan etmesi sebebiyle bu yöndeki ara karardan rücu edilmesine karar verildiği, mali bilirkişi raporunda davacının defter ve kayıtlarında yer almayan 9.000,00 TL ödemenin davalı tarafından mükerrer kaydedildiği ve yine davalının ticari defter ve kaayıtlarında kayıtlı olmasına rağmen davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 31/12/2015 tarihli fazla bedelin iadesine ilişkin 8.880,84 TL tutarındaki faturanın ise davacıya tebliğ edildiğini gösterir bir delil sunulmadığı gibi bunun yanında davalının düzeltme ve fazla birim fiyatla tahakkuk ettirildiği bildirilen faturalara itiraz edildiğini gösterir bir delilin de sunulmadığı davacının takip ile istenen asıl alacak tutarında davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin tedarik sözleşmesi niteliğinde olduğu, TTK m.1530 hükmü kapsamında davacının davalıdan faiz talep edebileceği, taraflar arasında fatura bedellerinin ay sonunda ödeneceği kararlaştırıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği işlemiş faiz bedelinin de 489,84 olduğunun bildirildiği anlaşılmakla HMK m.26 hükmü kapsamında taleple bağlı kalınarak işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu kanaatine varılmış, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile, -----İcra Müdürlüğünün ---- . Sayılı takip dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline takibin devamına,
2.Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan takdiren alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.500 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 1.196,27 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 211,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 984,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafça yapılmış, 29,20 TL başvurma harcı, 211,51 TL peşin harç olarak toplam 240,71 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 10.793,60 TL masraf olmak üzere toplam 11.778,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.512,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.