9. Hukuk Dairesi 2025/6307 E. , 2025/9459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde, 10.11.2016 - 23.08.20 19... .09.2020-26.07.2021 tarihleri arasında çalıştığını, sigorta bildirimlerinin ... Uluslararası Transport Ltd Şti ve ... Uluslararası Transport AŞ tarafından yapıldığını, bu Şirketlerin grup şirketi olduğunu, ortak ve adreslerinin aynı olduğunu, müvekkili yurt dışında iken işveren talimatı üzerine aracını burada bırakarak Türkiye'ye geldiğini, daha sonra işveren tarafından haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının asgari ücret ve sefer başı 500,00 Euro prim ücreti ile çalıştığını, davacıya 2017 yılı Ekim ayına kadar sabit ücret olan asgari ücretin ödendiğini, bu tarihten sonra ücretinin sabit ücret kısmının ödenmediğini, yine aynı şekilde hafta tatillerinde araç başında beklediğinden 2017 yılı Ekim ayına kadar haftalık 20,00 Euro ücret ödendiğini, bu tarihten sonra araç başı bekleme ücretinin de ödenmediğini, ayrıca son 2 sefere ilişkin sefer priminin de ödenmediğini, yine hafta tatillerinde araç başında nöbet tuttuğunu ve araç başından ayrılamadığını, buna karşın hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ücret, sefer primi, araç başı bekleme ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde fasılalı olarak çalıştığını, 23.08.2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını ve arabuluculuk anlaşma belgesi ile davacıya bu dönemdeki tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, ücret iddiasını kabul etmediklerini, davacının 21.06.2021 tarihinde amirlerinin talimatına uymaksızın kendi adına zimmetli ... ve ... plaka sayılı araçlarını, Avusturya Salzburg kentinde terk ederek gittiğini, Şirketin başka bir şoförle aracı Türkiye'ye getirdiğini ve geç teslim sebebiyle de zarara uğradığını, bu hususta davacıya Kayseri 10. Noterliğinin 28.06.2021 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinin gönderilerek işçinin iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, ayrıca davacının bu hizmet süresinin 1 yılı aşmaması nedeniyle kıdem tazminatına ve yıllık ücretli izin alacağına da hak kazanamayacağını, hafta tatili ve genel tatillerde çalışmadığını, asgari geçim indirimi ödemelerinin eksiksiz yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada dinlenen tanık beyanlarından her ne kadar asgari ücret+sefer primi ile anlaşıldığı beyan edilmiş ise de taraflar arasındaki iş sözleşmesinde böyle bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmakla davacının yalnızca sefer primi ile çalıştığının kabul edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çıkış kodu, dinlenen davacı tanık anlatımlarına göre davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilmediği ve fesihten kaynaklı olarak davacıya ihbar öneli kullandırıldığına dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığından davacının 6 ayı aşan kıdem süresine göre 4 hafta / 28 gün ihbar tazminatına hak kazandığı, dosyaya davalı tarafından sunulan 26.08.2019 tarihli ve 2019/90059 dosya No.lu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin bulunduğu ve bu belgeye göre davacıya işçilik alacaklarının karşılığı olarak 9.000,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, arabuluculuk görüşmesi ile alakalı ispat ve iddia edilmiş bir irade fesadı hâli mevcut olmadığından arabuluculuk tutanağına itibar edildiği, 03.09.2020 tarihinden önceki kıdem tazminatının ödendiği anlaşılmakla bu talebin reddine karar verildiği, davacının 03.09.2020 tarihinden sonraki hizmet süresinin 1 yılı geçmemesi sebebiyle bu dönem için kıdem tazminatı hesaplanmadığı, görgüye dayalı tanık beyanı bulunmaması nedeniyle araç başı bekleme ücretinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 26.08.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ile davacının bu tarihten önceki alacakların ödendiği konusunda tarafların anlaştıkları görülmekle 23.08.2019 tarihinden öncesi dönemin hesaplamada dikkate alınmaması ve 03.09.2020-26.07.2021 tarihleri arasına ilişkin hesaplama yapılmasının doğru olduğu ve geriye kalan hizmet süresinin ayrı bir çalışma dönemi olması ve bu sürenin 1 yılı geçmemesi sebebiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, davacı tanıkları da dâhil olmak üzere tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davacının işe başlarken sefer primi ve asgari ücret üzerinden davalı işveren ile anlaştığı, çalışma süresince sefer primi üzerinden çalıştığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda seçenekli olarak yapılan hesaplamada bu yönde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, hesaplamaların, SGK kayıtlarında yer alan çalışma sürelerine göre yapılmasının doğru olduğu, bunun aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, genel tatil alacağına ilişkin olarak yapılan hesaplamaların yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre yapılmasında ve davacının evli ve 2 çocuk sahibi olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, hafta tatili alacağına ilişkin olarak Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca Avrupa seferlerinin sıkı kurallara bağlı olması sebebiyle, bu alacak talebinin reddedilmesi gerektiği sabit olduğundan bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmediği, araç başı bekleme alacağı talebine ilişkin olarak görgüye dayalı tanık beyanı ile bilgi ve belge bulunmadığından davacının bu alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, sigorta kaydında görülen girdi-çıktılar gerçek işten çıkarma olmayıp davacının çalışmaya devam ettiğini,
2.Arabuluculuk tutanağının usul ve kanuna aykırı şekilde gerçekleştirildiğini,
3.Bölge Adliye Mahkemesince itirazlarının gereği gibi değerlendirilmeksizin hüküm tesis edildiğini,
4.Ücretin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin ayda ortalama 4 kez sefer yapmakta olup asgari ücret ile sefer başı 600,00 Euro ile davalı işveren bünyesinde çalıştığını,
5.Ücret alacağının reddinin yerinde olmadığını,
6.Dosyaya sunulan evrakların müvekkilinin ücret alacağına ilişkin ödemeler olmayıp dosyada dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere ödenen miktarların araç masrafları olduğunu,
7.Asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılmadığını,
8.Müvekkilinin resmî ve dinî bayramlarda çalıştığını, ancak karşılığının ödenmediğni,
9.Hafta tatili alacağının reddinin yerinde olmadığını,
10.Hizmet süresine ilişkin itirazları doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağına da hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi ile aylık ücret miktarının doğru belirlenip belirlenmediği, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve araç başı bekleme ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin 10.11.2016-31.07.2017 tarihleri arasında ... Uluslararası Transport Ltd. Şti.nde, 01.08.2017 - 23.08.20 19... .09.2020 -26.07.2021 tarihleri arasında ise davalı işyerinde çalıştığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından dosyaya sunulan 26.08.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinden, davacının bu tarihten önceki dava konusu alacaklarının anlaşma ile ödendiği gerekçesiyle 23.08.2019 tarihinden önceki döneme ilişkin alacakları için bir değerlendirme yapılmadan, 03.09.2020-26.07.2021 tarihleri arasındaki toplam 10... günlük hizmet süresi esas alınmak suretiyle yıllık ücretli izne hak kazanmadığının kabulü ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadur.
Ne var ki davacının 10.11.2016-31.07.20 17... .08.2017-23.08.2019 tarihleri arasındaki hizmet süresi 2 yıl 9 ay 14 gün olup yıllık ücretli izin hesabında, arabuluculuk anlaşması, yıllık ücretli izne esas kıdemin tasfiyesine neden olmaz. Bu durumda, davacının anılan hizmet süresinden kalan 9 ay 14 günlük süre 03.09.2020-26.07.2021 tarihleri arasındaki 10... günlük hizmet süresine eklenmeli ve davacının bir yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde yıllık ücretli izin alacağının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.