Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

9. Hukuk Dairesi         2025/4454 E.  ,  2025/9660 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3102 E., 2025/674 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 54. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/170 E., 2024/400 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999-2020 yılları arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde alçı boya ustası olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedilerek Türkiye'ye gönderildiğini, haftanın her günü 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 1 kez hafta tatili kullandığını, dinî bayramların ilk günü dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar veirlmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, husumet itirazları olduğunu davacının kendi çalışanları olmadığını, Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının iddia ettiği ücretin fahiş olduğunu, yine brütleştirme yapılmaması gerektiğini, proje bazlı çalıştığının görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışmalarının ...'da geçtiğinin anlaşıldığı, somut uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 2019 dava tarihinin ise 20.04.2021 olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresinin dolduğu, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde sözü edilen mahkemeye başvurma sürelerinin Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin son kabul edilen uygulamasında zamanaşımı süresi olarak değerlendirildiği, fesih tarihi 30.11.2019 olup dava tarihinin ise 20.04.2021 olduğu dikkate alındığında davanın süresi içerisinde açılmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin son uygulama gereğince yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,

b)Müvekkilinin davalı işverenin Hollanda, Kazakistan ve ... şantiyelerinde çalıştığını, ancak müvekkilinin çalıştığı ülkeler tespit edilmeden tüm çalışma dönemi için ... hukuku dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

c)Hukuk seçimi bulunmayan çalışma dönemlerinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına konu 31.01.2023 tarihli ilk kararında davacının çalışma süresi 22.02.2012-30.11.2019 tarihleri arası tarihleri arasında 6 yıl 2 ay ve 8 gün olarak tespit edilmiş, bu karar davacı vekilince istinaf edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın mahkemeye başvuru süresinin geçirilmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu açıklanarak tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; dosyada bulunan 13.07.2016 tarihli ve davacının Kazakistan'da çalışmasına ilişkin düzenlenen yurt dışı iş sözleşmesinde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesi bağlayıcı ve geçerlidir. 13.07.2016 tarihinde başlayan ve 27.12.2016 tarihinde sona eren çalışma dönemini kapsadığı anlaşılan sözü edilen yurt dışı iş sözleşmesinde Kazakistan hukukunun uygulanması yönünde hukuk seçimi yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince anılan çalışma dönemi için Kazakistan hukuku uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ... hukuku uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Davacının diğer çalışma dönemleri bakımından ise taraflar arasında hukuk seçimine dair bir anlaşma bulunmadığı görülmektedir.

Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.

Yapılan açıklamalara göre hukuk seçimi anlaşması bulunmayan 22.02.2012-10.04.2014, 26.06.2014-30.07.2015, 18.12.2018-30.11.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri yönünden uygulanması gereken hukuk, Dairemizin 2022/16187 E., 2023/7655 K. sayılı kararı ile yukarıdaki paragrafta yer alan ilkelere uygun şekilde tespit edilerek dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davacının tüm çalışma dönemine ... hukuku uygulanarak sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog