Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/11010 E. , 2025/7086 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İSTEMİN ÖZETİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yönündeki kararın usulüne uygun olarak 13/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz başvurusunun ise 04/02/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapıldığı tespit edilmiş olup, yasal süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığından temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 7 (yedi) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf başvurusunun reddine yönünde verilen kararı UYAP sisteminden 30/01/2025 tarihinde öğrendiği, MERNİS adresi olarak " ... Mah. ... Sk. No: ... Viranşehir / ŞANLIURFA" adresinin göründüğü ancak ikametgah adresinin "... Mah. ... Sk. No: ... Viranşehir / ŞANLIURFA" olduğu, MERNİS adresi ile farkın sadece iç kapı no farklılığı olduğu, dış avlu kapısından içeriye girildiğinde yan yana iki evin bulunduğu, avludan içeri girildiğinde tereddüt olması durumunda dahi kolaylıkla teslimatın yapılabileceği, istinaf karar evrakının tarafına tebliğ edilmediği, UYAP sisteminde yapmış olduğu kontroller sonrasında komşularıyla görüştüğünde ise kendilerine böyle bir tebligat yapılmadığını beyan ettikleri, yapıştırılmış bir ihbarnamenin bulunmadığı, muhtarlığa bilgi verilmediği, tebliğin kime yapıldığının ve adreste bulunmama nedeninin gibi hususların tebliğ mazbatasına işlendiğine dair hiçbir bilgiye ulaşamadığı, bu hususların her iki tebliğ mazbatasında da bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dava Dairesinin temyize konu kararı ile, istinaf başvurusunun reddi yönündeki kararın davacıya 14/01/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu tarihi izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği;
48.maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı halde, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı;
21.maddesinin ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak, öncelikle muhatabın bilinen (dilekçesinde bildirdiği) adresine tebligat yapılması gerektiği; bu tebligatın iade edilmesi halinde, ikinci tebligatın muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine (Mernis adresine) Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının dava ve istinaf başvuru dilekçesinde, adresini "Büyük Yenice Mahallesi Ceylanpınar/Şanlıurfa" olarak gösterdiği, mahkeme kararında ise davacının adresinin "... Mah. ... Sk. No:... Ceylanpınar/Şanlıurfa" olarak yazıldığı ve kararın bu adrese tebliğ edildiği, buna karşın istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Dava Dairesinin kararında, davacının adresinin "... Mah. ... Sk. No: ... Viranşehir / ŞANLIURFA" olarak yazıldığı ve bu adrese tebligata çıkartılması sonrasında, muhatabın ismen tanınmadığı belirtilerek tebliğ evrakının iade edildiği, bunun üzerine kararın davacının adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebligata çıkarıldığı ve 13/02/2024 tarihinde tebligatın Yeni Mahalle muhtarına bırakılarak mazbatanın üzerine 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacının 04/02/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunması üzerine, kararın 13/02/2024 tarihinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilerek temyiz başvuru süresi geçirilerek 04/02/2025 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olmadığı belirtilerek süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın öncelikle davacının istinaf başvuru dilekçesinde beyan ettiği adrese tebligata çıkarılması, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bu adreste tebliğ imkansızlığı bulunduğunun tespit edilmesi durumunda aynı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre davacının adres kayıt sistemindeki adresinde tebligatın yapılması gerekirken doğrudan 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kendisine tebliğ edildiği tarih olarak beyan ettiği 30/01/2025 tarihini esas alınıp, bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde 21/02/2025 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü gerektiğinden, ''temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.