T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığıni, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalıya 29.07.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, taraflar arasında 2023 yılı Kasım ayından itibaren süren ticari ilişki sırasında, müvekkili tarafından davalıya temizlik malzemesi sevk edildiğini, davalının da elden nakit ya da banka havalesiyle ödediği tutarlar mahsup edildiğinde toplam 19.679,02-TL'lik bakiye borcu kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazının iptali ile takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, toptan ve perakende gıda satış ticareti ile uğraştığını, davacı taraf ile ticari ilişki içinde olduğunu, başlatılan icra takibine konu miktarın müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile uyuşmadığını, bu sebeple takibin haksız olduğunu, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğunu beyan etmekle, davanın ve icra inkar tazminatının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2.İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
3.Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4.Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yılına ilişkin BA/BS formları,
5.Davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları,
6.Davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yılına ilişkin BA/BS formları,
7.Davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları,
8.Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
9.Davalıya ait ticari defter ve belgeler,
10.Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 17/03/2025 havale tarihli raporu,
11.Sair deliller. DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasında temizlik malzemesi alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından davalıya satılan ve teslim edildiği iddia edilen temizlik malzemelerine binaen düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacaktan, davalı tarafından ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye alacak bedelinin tahsili amacıyla amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesini... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ise ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.679,00-TL asıl alacak, 1.465,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.144,41-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
07/01/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında davacı vekili adına davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, çıkartılan tebligatın usulüne uygun şekilde tebliği akabinde davacı vekili tarafından davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
07/01/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalıya ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından davalıya ait ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki 30 gün süre ile sosyal medya yönetimi,... reklamları ve sosyal medya reklamlarının yapılmasına ilişkin olarak tanzim olunduğu ve imzalandığı iddia olunan... numaralı ve 12/07/2023 tarihli Sözleşme, davacı şirket tarafından davalı şirkete 30 günlük sosyal medya hesap yönetimi için 24.000,00-TL, ...reklamları için 40.000,00-TL ve sosyal medya reklamları için 20.000,00-TL tutarındaki ödeme kayıtları, taraflar arasındaki mail yazışmaları, sosyal medya hesapları ve internet ortamında bulunan kayıtlar, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında temizlik malzemesi alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından davalıya satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen temizlik malzemelerinin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim olgusuna yönelik olarak taraflara ait ticari defter ve belgelerde herhangi bir delil bulunup bulunmadığı, temizlik malzemelerinin satışına binaen düzenlenen fatura bedellerinin ne kadar olduğu, davalı tarafından davacı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi miktarda ödeme yapıldığı, ödeme var ise faturalardan kaynaklanan alacaktan, davalı tarafından ödenen bedellerin mahsubu neticesinde bakiye alacak bedelinin bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğu, neticeten davacı şirketin faturalardan kaynaklı olarak davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 17/03/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı firmasının davalı ...'tan İzmir ... İcra Dairesinin... Esas icra takibinde 22.07.2024 takip tarihi itibariyle 19.679,02-TL alacaklı olduğu, asıl alacak tutarına 22.07.2024 takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalıya ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 17/03/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında temizlik malzemesi alım satımına ilişkin olarak bulunan ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından davalıya satılan ve teslim edildiği iddia edilen temizlik malzemelerine binaen düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacaktan, davalı tarafından ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye alacak bedelinin tahsili amacıyla amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.679,00-TL asıl alacak, 1.465,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.144,41-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında temizlik malzemesi alım satımına dair ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen 113.870,00-TL bedelli 4 adet fatura ile davalı tarafından düzenlenen 52.190,98-TL bedelli iade faturasının her iki tarafa ait ticari defter ve belgelerde işli olduğu, bu kapsamda taraflara ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı faturalar çerçevesinde davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu tutarın 61.679,02-TL olduğu, davalı tarafından davacı şirkete 5 ayrı işlem olmak üzere toplamda 42.000,00-TL ödeme yapıldığı, iddia edilen 7.692,02-TL bedelli fazla ödemenin ispat edilemediği, yapılan ödeme tutarı mahsup edildiğinde bakiye alacak bedelinin 19.679,02-TL olduğu, davalının takip tarihinden önce usulüne uygun vasıtalar aracılığıyla temerrüte düşürüldüğünün davacı tarafça ispatlanamaması kapsamında temerrütün takip tarihinde vuku bulduğu, bu sebeple faizin takip tarihinde işlemeye başlayacağı, öncesine ilişkin işlemiş faiz bedeli talebinin yerinde olmadığı, alacağın faturaya dayalı olması ve bu kapsamda bilinebilir mahiyette bulunması çerçevesinde yasal şartları oluşan işlemiş faiz bedelinin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hükmün tashihi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen veya tarafların talepleri üzerinde düzeltilebileceği belirtilmiştir.
Her ne kadar mahkememizce 01/07/2025 tarihli... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında "...İzmir ... İcra Dairesinin..." olarak belirtilmiş ise de, iptali talep edilen itirazın yöneltildiği icra dairesinin İzmir ... İcra Dairesi olduğu, bahsi geçen hatanın basit, açık ve anlaşılabilir maddi bir hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 304. maddesi gereğince 01/07/2025 tarihli ... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında yer alan ''...İzmir... İcra Dairesinin..." ibarelerinin "...İzmir .... İcra Dairesi..." olarak tashihine karar vermek gerekmiştir.
1.Davalı ...'ın İzmir.... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 19.679,00-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin...osyasındaki icra takibinin 19.679,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %24 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 1.465,41-TL işlemiş faiz bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 19.679,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacı ...ne verilmesine,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.344,27-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 916,67-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere olmak üzere toplam 855,20-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 175,00-TL fiziki tebligat, 6,00-TL KEP+posta masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.251,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 3.956,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.679,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.465,41-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 3.350,50-TL'sinin davalıdan, 249,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/07/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
TASHİH ŞERHİ
01/07/2025 tarihli... Karar sayılı hükmünün 1 numaralı fıkrasında yer alan ''...İzmir... İcra Dairesinin..." ibarelerinin "...İzmir.... İcra Dairesi..." olarak TASHİHİNE karar verilmiştir. 01/07/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)