T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ANTALYA ... ATM'NİN .../... E. .../... K. SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava dosyası dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ...+ ..., ... No’lu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazın alım- satımına ilişkin teminat olarak, müvekkili ... Tarafından, Satıcı ... Şti’nin talep ettiği şekilde davalı ... Firmasına dava konusu çeklerin teslim edildiğini, taşınmaz, davacı tarafından edinilme tarihinden sonra, davalı tarafından gösterildiği şekilde, ... Şti. adına tescil edildiğini, Protokol uyarınca davacı tarafından, ... Şti. adına satışın gerçekleşmesine rağmen protokolde açıkça teminat niteliğinde oluğu belirtilen dava konusu çekler müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesi karşısında davalı teminat niteliğindeki çekleri iade etmemiş olup halen daha müvekkilini oyaladığını, bu nedenlerle müvekkilinin ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, çekler dolayısı ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen hususların tamamı gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında bir "gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolü" imzalanmadığını, gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolü sahte olarak düzenlendiğini, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ...+..., ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın alım-satımına ilişkin teminat olarak, davacı şirket tarafından, satıcı olarak görünen ... Şti.’nin talep ettiği şekilde müvekkili şirkete dava konusu çeklerin teslim edildiğini ileri sürdüğünü, Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesi ve Çek Teslim Protokolü ... tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından şirkete verilen ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli, ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli, ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli çeklerin basım tarihi ... olduğunu, yani şirkete verilen çeklerin tamamı ... tarihinde düzenlendiği ve imzalandığı iddia edilen sözleşmeden sonraki tarihte basıldığını, bunun yanı sıra, Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesi ve Çek Teslim Protokolü belgesindeki müvekkili şirket kaşesi üzerine atılan imza da müvekkili şirketin ... tarihi itibariyle tek yetkilisi olan kişiye ait, onun eli ürünü olmadığını, bu imza da sahte olarak atılmış bir imza olduğunu, tutarlı olmayan konu ise aynı yedi adet çek hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile ... ... isimli kişi tarafından bu çekleri elinde bulundururken kaybettiği iddiasıyla açılmış çek iptali davasının da bulunmadığını, ne ilginçtir ki; o davada davacı ... ...'ın vekili, huzurdaki davada davacı şirketin vekili olan kişi olduğunu, yani aynı yedi adet çek ile ilgili davacı şirket adına, bir taşınmaz satışında teminat olarak verildiğine dayalı başvuruda bulunulurken, başka bir kişi adına ve yine aynı çekler ile ilgili kayıp oldukları gerekçesiyle çeklerin iptali istenildiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ve cevap vermiştir.
Birleşen dava dosyası dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ...+ ..., ... No’lu Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazın alım- satımına ilişkin teminat olarak, satıcı ... Şti’ nin talep ettiği şekilde davalı ... Şti.'ye dava konusu çeklerin teslim edildiğini, taşınmazın, kendileri tarafından edinilme tarihinden sonra, davalı tarafından gösterildiği şekilde, ... Şti. adına tescil edildiğini, protokol uyarınca ... Şti. adına satışın gerçekleştirip protokol uyarınca teslim borcunu ifa etmesine rağmen protokolde açıkça teminat niteliğinde oluğu belirtilen dava konusu çeklerin iade edilmediğini iddia etmekle, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... Seri Numaralı, ... TL bedelli, çekler dolayısı ile borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dosyası cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında dava dilekçesine eklendiği şekilde bir "gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolü" imzalanmadığını, protokoldeki imzaları inkar ettiklerini, gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolünün sahte olarak düzenlendiğini, davaya konu çeklerin bir taşınmazın alım satımının teminatı olarak değil, taraflar arasında uzun zamandır devam eden ticaret nedeniyle verildiğini, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesi ve Çek Teslim Protokolü olarak adlandırılan belge ... tarihli olup davacı tarafından müvekkil şirkete verilen ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... seri numaralı, ...-TL bedelli ve ... ödeme tarihli, ... Bankası, ... seri numaralı, ...-TL bedelli çeklerin basım tarihinin ... olması ile protokolün sahteliğinin sabit olduğunu, kaldı ki çeklerin teminat niteliğinde olmadığı hususunun, üzerilerinde herhangi bir teminattır ibaresi yer almamasından da belli olduğu savunmaları ile davanın reddini ile tazminat talep etmiştir.
İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; İnceleme konusu belgede "... ..." ve "... ..." adına atılı imzalar ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği rapor edilmiştir. Dava; davalı tarafa teslim edilen ve teminat vasfında olduğu ileri sürülen çeklerin edimin ifa edilmiş olması nedeniyle iade edilmediğinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine yöneliktir.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde "Davacı vekiline ATK'nun ... tarihli fatura bedeli olan ... TL ücretin bildirilen hesap numaralarına ödenmesi veya mahkememiz dosyasına yatırılması için iki haftalık süre verilmesine" şeklinde ara karar kurulduğu ancak ..., ..., ... ve ... tarihli celselerde davacı vekilinin mazeret dilekçeleri sunarak bu aşamaya kadar ATK faturasının ödenmediği görülmüştür.
Davalı vekilince davalı şirket ile davacı arasında bir "gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolü" imzalanmadığını, gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ve çek teslim protokolü sahte olarak düzenlendiğini, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ...+..., ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın alım-satımına ilişkin teminat olarak, davacı şirket tarafından, satıcı olarak görünen ... Şti.’nin talep ettiği şekilde davalı şirkete dava konusu çeklerin teslim edildiğini ileri sürdüğünü, Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesi ve Çek Teslim Protokolü ... tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından şirkete verilen ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli, ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli, ... ödeme tarihli, ..., ... seri numaralı, ...-TL bedelli çeklerin basım tarihi ... olduğunu, yani şirkete verilen çeklerin tamamı ... tarihinde düzenlendiği ve imzalandığı iddia edilen sözleşmeden sonraki tarihte basıldığını, bunun yanı sıra, Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesi ve Çek Teslim Protokolü belgesindeki davalı şirket kaşesi üzerine atılan imza da davalı şirketin ... tarihi itibariyle tek yetkilisi olan kişiye ait, onun eli ürünü olmadığını, bu imza da sahte olarak atılmış bir imza olduğunu beyan etmiş ve söz konusu protokolün sahte olduğu iddia edildiğinden mahkememizce imza incelemesi yaptırılmış İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; İnceleme konusu belgede "... ..." ve "... ..." adına atılı imzalar ile ... ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği tespit edildiğinden bu kez üç graformoji uzmanı bilirkişi heyetine tevdii için ara karar kurulmuş ancak davacı taraf verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini karşılamadığı gibi ATK rapor ücretini dahi dosyaya depo etmediği bu durumda protokol altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin .../... ile birleşen Antalya ... ATM'nin .../... esas sayılı dosyalarının ayrı ayrı REDDİNE,
2.Ana dava yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan ...-TL düşüldükten sonra geriye kalan ...-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde İadesine,
3.Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan ...-TL düşüldükten sonra geriye kalan ...-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde İadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,
6.Ana Dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
7.Birleşen Dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
8.Adli Tıp Kurumunun ... tarihli fatura bedeli olan ... TL ücretin davacı taraftan tahsili ile Adli Tıp Kurumunun hesabına ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/02/2026 Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır