T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihinde...nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki...lakalı motosikletin çarpıştığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı... Sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatılmış ise de müvekkilinin olayın şoku ile şikayetçi olmadığını, kaza nedeni ile davacı müvekkilinde meydana gelen hasarın hala devam etmekte olduğunu, müvekkilinde kaza sonrası sağ femur kırığı meydana geldiğini, 3 tane vida konulduğunu, ayrıca sağ bacağına kalçaya kadar platin konulduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, müvekkilinin tüm tedavisinin Ödemiş Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirildiğini, dava dışı dava dışı... kazanın oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilinin vücut bütünlüğünde oluşan hasar ile buna bağlı olan tazminat talepleri ile ilgili %100 oranında kusurlu olduğunun tespiti gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle dava dışı...nın %100 kusurlu olduğunun tespiti ile, dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi ile birlikte arttırılıp azaltılmak üzere şimdilik asgari 50,00TL geçici, 50,00 TL kalıcı uzuv kaybı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, ... plakalı motosiklet sürücüsünün kaza tespit tutanağında ve soruşturma evraklarında asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında ve Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olamadıına dair kararında davacı motosiklet sürücüsü...in Karayolları Trafik Kanunu madde 57-1-A kuralını ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin açıkça belirtildiğini, sigortalı araç sürücüsüsünün davaya konu kazada kusursuz olduğunu ve müvekkili sigorta şirketinin tazminata ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet oranının Yargıtay'ın işaret ettiği şekilde belirlenmesi gerektiğini, her halükarda tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından başvurunun reddedilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri bakımından, vaki prim devirleri sebebiyle sorumluluğu kapsamında bulunmadığı SGK’nın sorumlu tutulacağının sabit olduğunu, davacının yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, öncelikle davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, somut olayda davacının müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, faize ilişkin avans faizi taleplerinin reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini dolayısıyla da yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan huzurdaki davanın reddine, davacı tarafından maluliyet raporu sunulmadığından davanın reddine, her durumda maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, itirazlarımız baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasına, her halükarda geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddine, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, bu nedenle tedavi süresince yoksun kaldığı bir kazancı bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin reddine, her durumda davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddine, ceza dosyasının celbine, faize ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 21.08.2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan...'in vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmadığı ve davacının geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu hususlarının belirlenmesi ile oluşmuş ise vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde ve iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacı...'in mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Mahkememiz 17/09/2024 tarihli duruşma ara kararı ile kusur oranlarının tayini için dosya trafik uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 09/10/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü...'in, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun diğer kusurlardan Madde 57 “Kavşaklarda geçiş hakkı” ve Madde 52 “Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak” kurallarını ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda etken olduğu, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ...ın bu kazanın oluşumunda etken olmadığı hususunda görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosya davacı...n dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş, 11/10/2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda sonuç olarak özetle; 21.08.2002 doğumlu...'in 21.08.2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Rrişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın engellilik oranına neden olacak fiziksel bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu mütalaasına varıldığı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce 04/02/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosya aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 21/02/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı...'in geçici iş göremezlik tutarının 23.025,60 TL olduğu, kazanın oluşumunda trafik bilirkişilerince yapılan değerlendirmelerde kusur oranının değerlendirilmesinin sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu hususunda görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 09/10/2024 havale tarihli kusur raporu, 11/10/2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporu, 21/02/2025 havale tarihli aktüerye raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın 21.08.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise kalıcı işgöremezlik ve iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacının mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin tespit edilerek davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, kusura ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü...in kazanın oluşumunda etken olduğu, kazaya karışan ...plakalı araç sürücüsü...'nın dava konusu kazanın oluşumunda etken olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre davacının engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabul edildiği, aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisi tarafından davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 23.025,60-TL olduğunun, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna tescilli olduğuna dair veya bir işte çalıştığına dair bir kayda rastlanılmadığının bildirildiği, trafik uzmanı bilirkişinin düzenlediği 09/10/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere dava konusu kazananın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün kusuru bulunduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı dolayısı ile dava konusu kaza ile meydana gelen zarardan davalının sorumlu bulunmadığı anlaşılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4.Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)