4. Hukuk Dairesi 2024/6940 E. , 2025/15009 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2013 tarihinde davacıların oğulları yayaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde oluşan trafik kazasında davacıların oğlunun vefat ettiğini, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL defin gideri, 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, taleplerini davacı ... için 29.728,00 TL' ye, davacı ... için 27.326,00 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın beyan edilen şekilde gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ve sürücüsünün araştırılmasını talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu ve plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olmaması sebebi ile davanın reddi gerektiğini, ödenecek tazminat miktarının aktüeryal inceleme sonucu oluşturulacak rapor ile tespit edilebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2014/808 Esas, 2016/540 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacı anne ... için 29.728,00 TL, davacı baba ... için 27.326,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, defin masrafları ile ilgili olarak 240,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2016/13782 Esas, 2019/7203 Karar sayılı ilamıyla; "Buna göre; aynı kazayla ilgili alınan bilirkişi raporları arasında taraflara izafe edilen kusur oranları yönünden çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece,öncelikle aynı kaza ile ilgili olarak açılan, Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/129 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek dosya arasına alındıktan sonra, .. Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden ya da Karayolları Fen Heyeti’nden tüm dosya kapsamına göre tarafların kusur durumunun tespiti hususunda, önceki raporlar da irdelenerek, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kabule göre de;davalıya husumet yöneltilmesine yol açan,desteğe çarparak ölümüne neden olan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç kaza tespit tutanağına ve olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen tutanaklara göre .. marka otomobil olduğu anlaşıldığından ve davacı tarafça aracın ticari olduğu ispatlanamadığından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... için açılan davanın tefrikine karar verilmiş, bozma ilamı doğrultusunda yeniden kusur raporu ve aktüer rapor alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 29.728,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; anne, baba ve çocuk paylarının hatalı dağıtıldığını, müteveffanın kızı tarafından davalı kuruma karşı açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, usuli kazanılmış haklara dikkat edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müktesep haklar gözetilerek hesap yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı 28.07.2013 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve defin gideri talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacı vekili, 28.07.2013 tarihli kazada davacının desteğinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalması tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemenin 15.06.2016 tarihli kararına dayanak aldığı 25.11.2015 tarihli hesap raporunda, PMF-1931 Mortalite Tablosu esas alınarak ve %80 kusur oranı ile tazminat miktarları belirlenmiş, davacı vekili tarafından bu hesap raporu dikkate alınarak talep artırılmıştır. Mahkeme tarafından bu bilirkişi raporuna ve talebe göre kurulan hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli bozma kararı ile kusur durumunun tespiti bakımından yeniden denetime elverişli rapor alınması ve rapor sonucu tazminat hesaplanması halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiği yönünde davalı lehine bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı sonrasında alınan 15.12.2023 tarihli raporda bu sefer TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve güncel veriler esas alınarak hesaplama yapılmış, bozma sonrası alınan kusur bilirkişi raporunda kusur oranı %20 olarak belirlendiğinden bu oran esas alınmıştır.
Mahkemece, bozma ilamından sonra, kusur oranı %20' ye düşmüş ve bu oran esas alınarak hesap yapılmış ise de ilk karara dayanak bilirkişi raporundan daha yüksek bir tazminat bulunmuş ve bu tazminat miktarı hüküm altına alınmıştır. Anılan karar ve hesaplama yöntemi hatalıdır. Zira ilk karar davalı vekilince temyiz edilmiş, mahkeme kararı davalı lehine bozulmuştur. Bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek bozmadan önce hükme esas alınan hesap raporundaki hesaplama yöntemi olan PMF-1931 Mortalite Tablosuna göre hesap yapılması gerekmektedir. Bozma ilamından sonra, davalının kazanılmış hakları ihlal edilecek şekilde TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Ayrıca 25.11.2015 tarihli hesap raporundaki veriler esas alınarak rapor hazırlanması gerekirken güncel veriler ile hesaplama yapılması da hatalıdır. Buna göre, tazminatın PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak, bozma sonrası alınan kusur raporunda belirlenen %20 kusur oranı dikkate alınmak suretiyle (ilk bozma ilamındaki hususlar dikkate alınarak ve ilk bozmadan önceki raporun diğer verileri aynen kullanılarak) hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.