Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/1415 E.  ,  2025/6433 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/760 E., 2024/1738 K.
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/1388 E., 2019/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasındaki genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine hesabın kati ile ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek şimdilik 1.289.767,05 TL'nin 10.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekeçsinde, müvekkili banka ve davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasındaki genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, asıl borçlunun borcu ödememesi üzerine hesabın kati ile ihtarname gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek şimdilik 5.091.572,46 TL'nin 10.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek %72 oranında temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçelerinde; hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, müvekkillerinden "faizin diğer vergisi" gibi birtakım feri alacakların istenemeyeceğini, ayrıca davalıların bankaya ipotek verdiğini ve verilen teminatlara başvurulmaksızın doğrudan dava açılmasının hukuken doğru olmadığını savunarak davaların reddi ile davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.02.2015 tarihi itibari ile asıl borçlu şirketin toplam 1.303.309,60 TL ve dava tarihi itibari ile 2.418.700,67 TL toplam borcu olduğu, diğer davalıların sözleşmeye 2.000.000,00 TL kredi limiti ile kefaletlerinin bulunduğu, ihtarnamenin asıl borçlu şirket ile diğer davalılara keşide edildiği, sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince %72 temerrüt faizi işletilmesinin uygun olduğu, çek karnesi yönünden diğer davalıların kefaletinin olmaması nedeniyle davalılardan çeklerden dolayı depo talebinin yerinde görülmediği, birleşen dosya yönünden asıl borçlunun 06.02.2015 kat tarihi itibariyle toplam 5.091.572,46 TL ve 15.12.2016 dava tarihi itibariyle 15.206.224,13 TL borcunun bulunduğu, kefaletten kaynaklı diğer davalılar ..., ... ve ... Ticaret A.Ş.'nin sözleşmede 2.000.000,00 TL ve 2.000.000,00 USD kredi limiti ile kefaletlerinin olduğu ve hesap kat edildiğinde asıl borçlu ile birlikte davalılara da keşide edildiği, 16.02.2015 tarihinde temerrüde düşürüldüğünden asıl borçlu şirketin borcunun tamamından sorumlu olduklarını, sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince %72 temerrüt faizi işletilmesinin uygun olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar hukuki niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyip kat edilen bakiye borcun asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda temerrüt tarihinde bankanın Merkez Bankasına bildirmiş olduğu faiz oranı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış, bu rapor hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.

Ancak Dairemizin yerleşik uygulamasına göre Mahkemece bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi tanınarak davacı bankanın alacağa konu aynı tür krediler için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı tespit edilip, fiilen uygulanan veya Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından hangisi daha düşük ise sözleşme hükmünün düşük olan orana göre uygulaması ile temerrüt faizi belirlenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog