T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, ticari ilişki kapsamında davalı tarafa fatura kesildiğini, davalının fatura bedellerinin tamamını ödemediğini, ödenmeyen bakiye cari hesap alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektronik kontrol sistemleri tasarım, yazılım ve imalatını yaptığını, ithalatçı olan davacı şirketten imalatta kullanmak üzere ürün satın aldığını, müvekkilinin aldığı ürünlerin bedelini ödediğini ancak bir kısım ürün davacı şirkete iade edildiğini, iade edilen ürünlere ilişkin olarak iade faturaları da düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete ...bank ... Şubesinin ... nolu 28/04/2021 tarihli ve 60.270,56TL miktarlı çek ile yapılan ödeme cari hesaba yansıtılmadığından cari hesapta alacak olarak gözüktüğünü ve bu miktarda icra takibine konu edildiğini ancak çek bedelinin davacı şirket tarafından alındığına dair 28/04/2021 tarihli tahsilat makbuzu düzenlendiğini aynı şekilde ... bankasının ... nolu 30/05/2024 tarihli ve 70.000,00 TL miktarlı çek'i de davacı şirkete verdiğini, davacı şirket tarafından bu çekin tahsil edildiğine dair 02/04/2024 tarih ve ... nolu makbuz düzenlendiğini, davacı firma ürünlerini dolar üzerinden sattığından, ürün bedelini satış tarihinde ki ABD Doları karşılığı Türk Lirası olarak faturaya yansıttığını, müvekkilinin 28/04/2021 tarihinde dolar karşılığı 60.270,56TL ödeme yaptığını ancak bu miktar bu güne kadar davacı şirket kayıtlarına geçirilmediği için kur farkından kaynaklı fiyat farkı 11/03/2024 tarihli ve 173.768,36 TL miktarlı fark faturası olarak düzenlendiğini, salt faturanın varlığı alacak hakkının göstergesi olmadığını, alacağın varlığı kabul edilse dahi bu alacağa uygulanması talep edilen faiz ve faiz oranı yönünden açıkça hukuka aykırı olduğunu, alacak likit ve belli olmadığından davacının tazminat isteminin reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan vâki itirazın iptali İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 434.220,52 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 29/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen elektronik defterlerden alınmış cari hesaba göre, davacı şirketin 2023 yılında davalı adına tanzim edilen faturalardan kaynaklı alacağının 31.12.2023 tarihi itibariyle 259.915,58 TL olduğunu, davalı tarafından 2024 yılında verilen 20.000,00 TL tutarlı çekin davacı carisinde yer aldığını ancak 9129240 seri nolu 28.04.2021 keşide tarihli 60.270,86 TL tutarlı çekin kayda alınmadığıı, bununla beraber ...bank ...'nin 07.10.2024 tarihli cevabi yazısında çek bedelinin ödendiğinin belirtildiğini, bu itibarla her iki çek bedeli mahsup edildiğinde, davacının kalan alacağının 129.645,02 TL'sı olduğunu, bununla beraber davalı şirket tarafından 11.03.2024 tarihli ... nolu 173.768,36 TL tutarlı fiyat farkı faturası ve 11.03.2024 tarihli .... nolu 138.417,01 TL tutarlı iade faturası ibraz edildiğini, davacı şirket tarafından sunulan cari hesaplar bu iki faturanın yer almadığını, davacının davalıya düzenlendiği faturaların 2023 yılına ilişkin olduğunu, davalının düzenlemiş olduğu iade ve fiyat farkı faturalarının 11.03.2024 tarihinde olmakla, TTK md 21/3 ve 23/c'de belirtilen süreler içinde faturalara süresinde itiraz edildiğini ve/veya ihbarında bulunulduğunu gösteren belgenin ibraz edilmediğini, davalı vekili dilekçesinde iade edilen ürünlerle ilgili tanık dinlenmesi talebinde bulunduğunu, bu noktada tanık dinlenmesi, konunun iade edilen mamüller için teknik incelemesi yapılması hususları hukuki nitelik arz etmekle takdiri Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu bildirmiştir.
Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 22/10/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; her ne kadar davacı vekilince bilirkişi olarak tarafınca cari hesabın kök raporda hatalı ve eksik rakamlar içerdiği beyan edilmişse de, taraflarına sunulan cari hesapta görülenden farklı bir tutar belirtilmediğini, kök rapor da yer vermiş oldukları tüm tutarlar davacı muhasebecisinin göndermiş olduğu cari hesapta görülen tutarlar olduğunu, taraflarınca hiçbir şey katılmamış veya eksiltilmediğini, mevcut duruma ilişkin davacı şirket muhasebecisinin göndermiş olduğu mail ve bu mail eki cari hesaplara rapor ekinde eksiz şekilde yer verildiğini, dijital evraklar her zaman değiştirilebilecek mahiyette olduğundan bu noktada, fiziki olmayan elektronik defter kayıtları mahiyet itibariyle dijital bir veri olduğundan, cari hesap girilen verilerde daha sonradan bir değişiklik yapılması ise farklı sonuç verebileceğini, taraflarına davacı şirket muhasebecisi tarafından gönderilen cari hesap ile davacı vekilinin itiraz dilekçesine ekli cari hesap arasında, davacı vekilinin dilekçesinde belirtilen şekilde dikkate şayan kayıt farklılıkları ve eksik kayıtlar mevcut olduğunu, keza 01.01.2023 yılına ait devir bakiyesi de farklı olduğunu, haliyle, kök rapor aşamasında sunulan cari hesabın mı yada müteakiben davacı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu cari hesabın mı dikkate alınacağı noktasında bu husus hukuki nitelik arz etmesi ve takdir gerektirmesi nedeniyle nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, bu noktada Sayın Mahkemece davacı vekilinin itirazı uygun bulunarak kök rapor aşamasında davacı muhasebecisi tarafından sunulan cari hesabın yerine, kök rapor sonrasında içerik olarak kayıtlar yönünden farklılık arz eden cari hesabın dikkate alınması durumunda bu cari hesaba göre davacı alacağının 434.220,52 TL olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 17/12/2025 tarihli celsesinde davalı vekiline yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde yemin metninin sunulduğu, yemin metninin usulüne uygun davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı şirket yetkilisi ... (TC:...); "Davalı ... tarafından düzenlenen 11/03/2024 tarihli, ... fatura nolu ve 138.417,01TL miktarlı faturaya konu olan ve vasıf ve miktarları faturada; "..." şeklinde yazılan malların, davalı şirket tarafından şirketimize iade edilmediğine ve şirketimizce bu mallarının davalı şirketten iade ve teslim alınmadığına" dair namusum şerefim ve kutsal saydığım bütün inaç ve değerler üzerine yemin ederim. Şu anda mahkeme huzurunda yapmış olduğum yeminimde sebat (ısrar) ediyorum" şeklinde yemin beyanında bulunmuştur.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, yemin metni içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile davalıdan almış olduğu çeklerin mahsubuyla bakiye alacağın 129.645,02 TL olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edildiği, davalı tarafın ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı, davacı vekili tarafından kök rapordaki cari hesaba itiraz edilmişse de itiraz dilekçesi ekindeki cari hesabın ilk sunulan cari hesaptan farklı olduğu, kayıt farklılıkları ile eksikliklerle birlikte devir bakiyesinin de uyumlu olmadığı dikkate alındığında dijital evrakların değiştirilebilecek mahiyette olması nedeniyle kök rapor öncesi süresinde ibraz edilen kayıtların hükme esas alındığı, davalı tarafından 11/03/2024 tarihli, ... nolu, 138.417,01TL miktarlı faturaya konu olan ürünlerin iade edildiği savunulmuşsa da bu savunmanın ispatına yönelik delillerin ibraz edilmediği, miktar itibariyle tanık delilinin caiz olmadığı ve davalı tarafından yapılan yemin teklifinin davacı tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile faturalara dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatının kabulüne ve taraflar arasında tedarik sözleşmesi bulunmadığından alacağa avans faizi işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davanın kısmen kabulü ile; 129.645,02 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 25.929,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Alınması gerekli 8.856,05 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 7.415,41 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 1.440,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 7.415,41 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.843,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.486,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.637,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 48.732,08 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.074,00 TL'sinin davalıdan, 2.526,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)